Ulus, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce, kentsel dönüşüm alanı ilan edildi. Ulus’un da içinde bulunduğu alanlar ise “Ankara Tarihi Kent Merkezi Yenileme Alanı” ilan edilerek cumhuriyet dönemine ait tarihi yapılar yıkılmak isteniyor. Anafartalar Çarşısı, Ulus İş Hanı’ndaki 13 katlı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü binası, yeni yapılan Ulus Şehir Çarşısı (Sümerbank yanı), Modern Çarşı, Ankara Hali, Türk Telekom (eski PTT) binaları, Gümrük Müsteşarlığı (eski Köy İşleri Bakanlığı) 15 katlı bir bina ve 100. Yıl Çarşısı’nın da aralarında bulunduğu Ulus’un kimliğini oluşturan birçok yapı hakkında yıkım emri verilirken, meslek odaları ve kitle örgütleri tarafından bu yıkım engellenmek istiyor. Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Şehir Planlamacıları Odası Ankara Şubesi Başkanı Serdar Karaduman, bu projenin “cumhuriyet döneminin en büyük yıkım projesi” olduğunu söyledi.
‘Koruma projesi var’
Ulus’taki projenin amacının, Ulus’un tarihi kimliğini ve cumhuriyet döneminden kalma yapıları ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Serdar Karaduman, Ulus’un 1990 yıllarda yarışmayla elde edilmiş bir koruma projesi olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin geçen 10 yıllık süreçte kasıtlı olarak bu projeyi uygulamadığını belirten Karaduman, “Şimdi de Ulus’ta var olan ve aslında 10 yıldır o planın uygulanmamasından kaynaklanan sorunları çözmek üzere bir proje öneriyorlar. Fakat bu proje önerisi, Ulus’taki tarihi yapıları ortadan kaldırarak onların yerine günün şartları içerisinde birtakım rant tesisi yapmayı hedefliyor” şeklinde konuştu. Karaduman; Anafartalar Çarşısı, Ulus İş Hanı, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın binası, Ulus Çarşısı, Ankara Hali, Telekom binaları, Gümrük Müsteşarlığı ve Yüzüncü Yıl Çarşısı gibi Ulus’un kimliğini oluşturan yapıların yıkılmak istendiğine dikkat çekti.
Ulus’un kimliğinden vazgeçmiş oluruz
Yıkılması planlanan yapıların yerine ne yapılacağına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Karaduman, “Bakan son zamanlarda yaptığı açıklamalarda kalenin gözükmesi, bu binaların aslında cumhuriyet dönemine ait olmadığı gibi birtakım ifadelerde bulunuyor. Aslında bunları çok fazla araştırma yapılmadan söylenmiş cümleler olarak görüyoruz” dedi. Karaduman, oda olarak projenin elde edilmesi sürecinden başlayarak, her aşamada bu süreci hukuka taşıdıklarını ifade etti.
“Meslek ilkelerimiz çerçevesinde bu planları iptal edeceğiz” diyen Karaduman, yıkılmak istenen yapıların, başvurularına rağmen sit alanı ilan edilmediğini belirtti.
Yıkılmak istenen binaların tarihi değerinin olmadığını söylemenin haksızlık olacağını anlatan Karaduman, “Yapılar kentin kimliği, vazgeçersek Ulus’tan da vazgeçmiş oluruz” dedi
Kaynak: Evrensel



1 Yorum
azmi açıkdil
ULUS yıkılıyor.SULUKULE kentsel dönüşüme kurban ediliyor.Bilmem neresi sular altında başka bir yer insanlık ayıbı denip sözde yaşam standardı arttırılıyor.Boğaza bir köprü bir köprü daha(Boğazın üstünü tamamen kapatın da eller cepte karşıya geçelim.)Öyle veya böyle bir tarih bir kültür milli birikimlerimiz yok ediliyor.Tarihsiz kimliksiz sonradan kültürlü ! AB ye giriyoruz.Şimdi inandım AB ye alacaklarına .Ancak daha çok yolumuz var.Bakıyorum da bir hayli birikimimiz var.Yani işimiz çok.Aklıma gelmişken bende yardımcı olayım.Bu ormanlar , maden yatağı !kumsal mumsal sahil bunlarda ne deniz kıyısında yan gelip yatmak tam santral yapılacak yer.Tarihi eser ile onarmak için uğraşmayın,para var dünya bankası kredi veriyor yenisini yapalım.bırak yakılsın yıkılsın.Ha bi de SÜLEYMANİYE var hani Yahya Kemal, yıkmak için birkaç çulpa yapmak için Sinan gerek dediği, SÜLEYMANİYE .Nereden bulacağız şimdi Sinan’ı.Memleket çapaçuldan geçilmiyor.Yıkın yıkın anasını da yıkın babasını da yıkın ki size hesap soracak kimse bulunmasın.Ancak bu öyle bir tarih öyle bir kültür ki toprak altındakiler sizin yıkımınızdan daha hızlı gün yüzüne çıkıyor.