Egeliler yıllardır zehir soluyor

6 Dakika Okuma Süresi

Egeliler yıllardır zehir soluyorSayıları çok artan taşıtların ekzoz gazları, sanayinin arıtmadan bıraktığı baca dumanları ve tarımda kullanılan gübre ve ilaçlar, havadan toprağa, topraktan tekrar havaya yıllardır dönüp duruyor.

DOKUZ Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysen Müezzinoğlu, İzmir ve Ege’nin hava kalitesinin çok ciddi risk altında olduğunu söyledi. Yerleşmenin fazla, sanayinin ve bireysel taşıt varlığının hızla arttığı Ege’de toprakların da klorlu zirai mücadele ve sivrisinek ilaçlarıyla zehirlendiğini söyleyen Prof. Müezzinoğlu, “Bu kirletenler topraktan havaya ve havadan toprağa geçiyor ve böylece onlarca yıldır dönüp duruyorlar” dedi.

SAĞLIĞI BOZUYOR

Kirli havanın mutlaka oksijen oranı azalmış hava diye tanımlamanın yanlış olduğunu da belirten Prof. Müezzinoğlu, kapalı mekanda sigara dumanı, sobanın tütmesi ile karbondioksit başta olmak üzere bazı bileşenlerin önemli ölçüde artabildiğini bunun da ciddi sağlık sorunları yaratabileceğini vurguladı.

TEMİZ ENERjİ

Esas kirliliği hava içindeki gaz ve buharlarla, metaller ve toz parçacıkları gibi bileşenlerin oluşturduğunu da söyleyen Prof. Müezzinoğlu, ısıtmada, otomobillerde ve sanayide acilen çevreci kaynaklara dönmemiz gerektiğini söyledi. İZMİR, (DHA)

İŞTE KİRLETENLER VE HEMEN ALINMASI GEREKLİ ÖNLEMLER

Isıtmada kömür kullanmak büyük kirlilik yaratıyor acilen doğal gaz hatta daha iyisi rüzgár ve güneşe dayalı elektrik, jeotermal gibi enerji türlerini kullanmalıyız.

Aliağa başta, Kemalpaşa, Torbalı, Menemen, gibi sanayi bölgelerinde ciddi boyutlarda hava kirliliği var. Bunun nedeni özensizce yakıt yakan tesisler ve sanayide işlenen hammadde, yan ürün ve ürünlerin havaya karışması. Sanayi bacalarındaki arıtmalar tam kapasite çalıştırılmalı. Eski teknolojiler yenilenmeli.

Havayı kirletenlerin çoğu trafik kaynaklı. Otomobil, otobüs gibi taşıtların ekzozlarından havaya zehir saçılıyor. Bunlarda çevreci yakıtlara dönülmeli ve ekzozdan çıkan gazlar sıkı kontrol edilmeli. Kirleten trafikten men edilmeli.

Tarım kaynaklı kirleticilerin bazıları kanser yapabiliyor, bazıları ise kanser yapmasa bile zehirli ve sakıncalı maddeler solumamıza neden oluyor. Tarımda gübre ve ilaç kullanımı kontrol altında tutulmalı.

İzmir is kokuyor

KÜRESEL ısınmanın faturası İzmir’e de çıktı. Gündüzleri güneşle ısınan hava gece dondurucu soğuğa dönüştü. Yakılan sobalardan çıkan dumanlar inversiyon nedeniyle dağılmayıp şehrin üzerine çökmeye başladı. Çiğli, Karşıyaka, Mavişehir, Atakent, Mithatpaşa, Konak, Varyant is kokmaya başladı. Akşamları sokağa yüzlerine maske takarak çıktıklarını söyleyen okuyucularımızdan Nazlı Tanoğlu, “Denizin dibindeki Mavişehir’in üstünü bile duman kaplıyor. Acilen önlem alınmalı ve kalitesiz kömür yakanlar ve bilinçsizce kalorifer kazanlarını tutuşturanlar uyarılıp eğitilmeli. Yıllar önce Ankara’nın yaşayıp çözdüğü hava kirliliğini şimdi biz İzmir’de yaşıyoruz. Çok yazık” dedi.

Temiz enerji derken, evler türbeye döndü

Hürriyet Ege Bölge Gazetesi’nde başlattığımız Temiz Çevre Yeşil Ege Kampanyası’na katılanların her geçen gün artması bizleri güçlendiriyor. Güneşi, denizi, sahilleri koylarıyla dünya turizminin göz bebeği olan bölgemizden gelen mesajlar daha çok yapacağımız işler olduğunu gösteriyor. İzmir’den, Karaburun’dan, Bodrum’dan, Marmaris’ten, Denizli’den, Çanakkale’den Uşak’tan imdat çığlıkları yükseliyor. Hepsini de tek tek masaya yatıracağımızın sözünü veriyoruz. Geçen hafta bize gelen Marmaris Armutalan’da çöp rezaleti ihbarı Belde Belediye Başkanı Muhammet Ünlü’nün olaya el koymasıyla jet olarak çözüldü. Umarım bundan sonra sürdürülebilir turizm için temiz çevrenin şart olduğu bilinci kavranır. Sağlıklı bir ortamda tatilini geçiren, ülkemizden mutlu ayrılan turistin en iyi reklam aracı olacağı unutulmaz.

TEDAŞ NE YAPIYOR ?

İzmir’de havaların soğumasıyla birlikte geceleri yine kabus yaşanmaya başlandı. Isınmak için temiz enerji kaynaklarına yönelelim önerileri, elektrik kesintileriyle yara aldı. Şehrin ve insanların sigortaları atmaya başladı. Altyapısı yenilenmeyen şebekeler biraz yüklenince çöktü. Karanlıkta kalan halkın evi yakılan mumlarla türbeye döndü. Alacağına şahin olan TEDAŞ’ın hizmette yaya kaldığı konuşulmaya başlandı. Klimaların üzerine danteller örtüldü. Sobalar tekrar kuruldu. Şehrin üstüne duman çöktü. İs kokusu yayıldı. Kömürlerin kalitesi ve kaloriferlerin yakım kuralları yine gündeme geldi. Bu kent sahipsiz mi soruları yürekleri deldi.

Orman Vakfı’ndan 7 milyon ağaç

EGE Orman Vakfı kurulduğu 1995 yılından bu yana 46.000 dekar alana 7 milyon ağaç dikti. Ağaçlandırma faaliyetlerinin yanı sıra, küresel ısınma, ağaç ve orman sevgisinin yaygınlaştırılması, toplumda çevre bilincinin oluşturulması konusunda da çalışmalarını sürdüren vakfın, Çevre ve Orman Bakanlığı ile işbirliği içinde çalışmalarını sürdürdüğü açıklandı.

Ağaçlandırılması planlanan alana daha önceden yangın emniyet ve servis yollarının yapıldığını, otlatma zararlarının önlenmesi için sahanın dikenli tellerle çevrelendiğini belirten vakıf yetkilileri, aralık ayında başlayan ve 2008 yılının Mart ayında sona erecek çalışmalar kapsamında İzmir’de 700 bin fidan dikmeyi hedeflediklerini söyledi.

Miniklerden yeŞil Şölen

ÖDEMİŞ’in Yolüstü Köyü sırtlarında Koza Hareketi Derneği’nin yürüttüğü projeyle minik eller, beş bin fidanı toprakla buluşturdu. Ödemiş’teki 13 okuldan öğrenciler, altı hektar alana üç bin 500 fıstıkçamı, bin akasya, 500 de mavi ve kara selvi dikti. Daha sonra dernek tarafından dökülen lokma öğrencilere dağıtıldı. Dernek Başkanı Selahattin Bağlı Küçük Menderes havzasında erozyon, yeraltı sularının kirliliği, yeraltı sularının çekilmesinin önlenmesi, fabrika ve kentsel atıkların sağlıklı bir şekilde depolanması, hayvan, bitki, doğa sevgisi, çevre bilincinin genç nesillere aşılanması için çaba harcadıklarını belirtti.

Kaynak: Hürriyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir