Tuncay Türkgülü-Hamdi Çelikbaş – Düzce’de 1999 yılındaki depremde evini kaybedenlerin yaşamlarını rahat sürdürmelerini sağlamak amacıyla yapılan prefabrik konutlar, fakir aileler ile memur ailelerinin meskeni oldu.

Çıkarılan teşvik yasalarıyla yatırımcıların gözdesi olan Düzce’de deprem sonrası yaklaşık 56 bin olan nüfus, bugün 110 bine ulaştı.

Merkez üssü Düzce olan ve 12 Kasım 1999’da meydana gelen deprem bölgede can ve mal kayıplarına neden oldu. Deprem sonrası ortaya çıkan bilanço korkunçtu. Düzce, Akçakoca, Cumayeri, Çilimli, Gölyaka, Gümüşova, Kaynaşlı ve Yığılca’da toplam 782 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 678 kişi de yaralandı.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ile kurulan çadır kentler bu kez daha yaygın olarak kurulmaya başlandı. Başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere kamu ve özel sektör kuruluşları tarafından her mahallede çadır kentler oluşturuldu. Yine 17 Ağustos depremi ile inşasına başlanan ve kalıcı konutlara geçinceye kadar depremzedelerin yaşamlarının rahat sürdürmelerini sağlamak amacıyla prefabrik konutların yapımına hız verildi.

Depremin hemen ertesi günü başta Kızılay olmak üzere bir çok kurum, depremzedelere sıcak yemek vermeye başladı. Depremzedelerin kışı sıcak bir ortamda geçirmeleri için katalitik ve elektrikli ısıtıcılar dağıtılırken, buralardaki vatandaşlara tüm kış boyunca her ay 4 tüp verildi. Yine bir yıl boyunca depremde evini kaybeden ve orta hasarlı olanlara, ayda 100 milyon TL yardımda bulunuldu.

Depremin yarası Türk milletinin birlik ve beraberliğiyle hızla sarılmaya başlandı. Bu sırada kentin kuzeydoğusunda bulunan Nalbantoğlu ve Sallar köylerinde kalıcı konutların yapımına başladı. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile Dünya Bankası finansmanıyla Başbakanlık tarafından yaptırılan toplam 7 bin 622 konutun tapuları 2004 yılından itibaren hak sahiplerine dağıtılmaya başlandı. Ancak aradan geçen süre içinde prefabrik konutlarda yaşamın devam etmesi, bölgedeki en önemli sorunlardan biri oldu.

-”KONUTLARDA DEVLET MEMURLARI VE MUHTAÇ AİLELER KALIYOR”-

Düzce Valisi Ercan Topaca, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin çeşitli yerlerinde yaptırılan prefabrik konutlarda hala yaşayanlar olduğunu belirterek, ”Bu konutlarda devlet memurları ve muhtaç aileler kalıyor” dedi.

Topaca, söz konusu konutların şehrin içerisinde kötü görüntü oluşturduğunu belirterek, ”Ancak bu konutlarda oturan kişilere tebligat çıkardık. Kış nedeniyle bekliyoruz. Fakat en kısa zamanda boşaltılıp, buralar kaldırılacak” diye konuştu.

Bu arada, 12 Kasım depreminin üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen prefabrike konutlardaki yaşamın devam etmesi bölgedeki en önemli sorunlardan biri oldu.

Depremin ardından Aziziye Mahallesi’nde yaptırılan prefabrike konutlarda yaklaşık 500 ailenin yaşadığı bildirilirken, Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Belçika hükümeti tarafından Düzce Belediyesi personeli için yaptırılan geçici konutlarda da yaklaşık 100 ailenin kaldığı belirtildi.

Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yaptırılan prefabrik konutlarda ise 50 ailenin yaşadığını belirten yetkililer, burada yaşayan kişilerin konutları boşaltması için tebligat yapıldığını kaydettiler.

-”DEPREMDEN SONRA DÜZCE’NİN NÜFUSU 2 KAT ARTTI”-

Düzce’de depremden sonra nüfusun 56 bin civarında olduğunu bildiren Vali Ercan Topaca, bugün nüfusun 110 bine ulaştığını kaydetti.

Çıkarılan 5084 sayılı Teşvik Kanunu’ndan sonra bir çok yatırımcının Düzce’ye fabrikalar inşa ettiğini anlatan Topaca, ”Yapılan yatırımlar sonrasında işsizlik oranı çok düştü. Düzce gelecekte yaşanabilecek, büyümeye açık, mükemmel bir kent olacaktır” dedi.

-”DEPREMİN İZİNİ SİLMEK YILLAR ALABİLİR”-

Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş ise depremde zarar gören diğer illere göre gerekli kalkınma payını alamadıklarını öne sürdü.

Düzce’nin 1999 yılındaki her iki depremde de ağır zarar gördüğünü vurgulayan Keleş, ”Depremin etkilediği diğer iller hızlı davranarak, yardımlardan faydalandı ve gelişimlerini hızla tamamladı. Buna örnek olarak Sakarya’yı gösterebiliriz. Ancak 1999 yılından 2004 yılına kadar Düzce’de hiç bir şey yapılmadığını gördüm.”

Keleş, hala depremin izini ve yaralarını silmeye çalıştıklarının altını çizerek, ”Ama bu yıllar alabilir” diye konuştu.

-AĞIR VE ORTA HASARLI 45 BİNA YIKILMAYI BEKLİYOR-

Düzce Depremzedeler Derneği Başkanı Avukat Ayşegül Şenol Can ise depremin üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen planlanmış bir gelişme yaşanmadığını öne sürdü.

Depremden sonra ağır ve orta hasarlı olduğu belirlenen yaklaşık 45 binanın hala yıkılmayı beklediğini kaydeden Can, ”Bunlardan bir kısmı mahkemelik ve sonuçlanamıyor. Yıkılması öncelikli olan kamu binaları ise halen ayakta duruyor. Bir çok kamu hizmeti prefabrik konutlarda veriliyor” dedi.

Can, hazırlanan yeni anayasaya depremle ilgili maddelerin de konulmasını isteyerek, deprem ve tabii afetlerde zarar görenlerin haklarının, anayasa ile güvence altına alınması için imza kampanyası başlatacaklarını kaydetti.

Bu arada yıkılmayı bekleyen binalar arasında kent merkezinde bulunan ”ağır hasarlı” Necmi Hoşver İlköğretim Okulu ile Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı öğrenci yurdunun da bulunduğu öğrenildi.

Vatandaşlar, asılan tabelalarla söz konusu yapıların yakınına yaklaşmanın tehlikeli ve yasak olduğunun bildirilmesine rağmen özellikle çocukların bu bölgede oyun oynadığını belirterek, çevredekiler için tehlike oluşturduğunu ifade ettiler.

Kaynak: Zaman

3 Comments

  1. kira ödeyecek durumda diyiliz devlet bize ev yada kira yardımında bulunursa anca çıkabiliriz yoksa çadır açıp sokaklarda kalmaktan başka çaremiz yok…

  2. yazık insanlara geçim sağlıyamıyorlar garibanlar lütfen yardım eli uzatın bu insanlara yoksa telef olacaklar bir yardım eli. bir de prafabriklerdeki zenginlerin yardım almalarına gerek yok bence kendi başlarına ev albilirler ve geçinebilirler. yani bu konuda allah onlara yardımlarını esirgemesin allah yardımcıları olsun ve bu konuda belediye onlara ev verecek zaten

  3. kardesim ben orda oturuyorum bizim bir evimiz var ama tokı daha dogrusu ama teslım olmadı biz beraklı degiliz orda oturmaya teslım olsun gıtcez sikinti yapmayın yaww

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir