Sahip olduğu doğal zenginliklerle bir çok müteşebbisin ilgisini gören Kızılcahamam, ilçede çıkan acı suyun da değerlendirilmesini istiyor
Dört bir yanından “şifalı sular” fışkıran Kızılcahamam, yatırımcı bekliyor.
Birbirlerine yakın mesafelerde dört farklı türde suyun yer yüzüne çıktığı Kızılcahamam, dünyada ender görülen bu özelliğiyle yatırımcılarına göz kırpıyor.Sahip olduğu doğal zenginliklerle bir çok müteşebbisin ilgisini gören Kızılcahamam’ın Belediye Başkanı Coşkun Ünal, ilçede çıkan acı suyun da değerlendirilmesini istediklerini bildirdi.
İlçedeki memba suyunun jandarma Vakfı’nca Kızılcaören köyünde kurulan iki fabrikada işlendiğini ve “javsu” markasıyla piyasaya sürüldüğünü anlatan Ünal, Belediye tarafından kurulan ve özel bir şirketin işlettiği Altınsu Fabrikasında üretilen suların da piyasada satıldığını söyledi. Diğer su türleriyle ilgili de bir çok müteşebbisin ilçede yatırım yaptığını aktaran Ünal, Kızılcahamam’da daha fazla yatırımcı görmek istediklerini kaydetti.
Termal merkez
İkinci türün termal su olduğunu, kaplıcalarıyla ünlü ilçeyi, Türkiye’nin termal su merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini bildiren Ünal, “Ortalama 80 derece çıkan termal su, cilt, eklem ve romatizmal hastalıklara iyi geldiği gibi cildi de güzelleştiriyor” dedi.Termal suyla ilgili kurulan 14 tesise belediye tarafından çıkarılan termal suların belediye kontrolünde verildiğini ifade eden Ünal, ilçedeki bu tesislerde 4 bin 500 yatak kapasitesinin bulunduğunu söyledi.
İlçeye termal suyla ilgili yeni yatırımların da yapılacağını bildiren Ünal, termal sulardan aynı zamanda konutların ısıtılması noktasında da yararlanıldığını, 1994 yılında başlatılan projeyle ilçedeki 2 bin 500 konutun jeotermal enerjiyle ısıtıldığını kaydetti. Ünal, bu projenin uygulandığı yerler arasında Türkiye genelinde 5. sırada yer aldıklarını bildirdi.
İlk göz ağrısı
Üçüncü tür su olan maden suyunun ilçenin adını tüm dünyaya duyurduğunu anlatan Ünal, ilçedeki artezyen kuyularından çıkarılan maden suyunun doğal olduğunu ve katkısız bir şekilde işlendiğini vurguladı. Ünal, “Bizim ürettiğimiz maden suları kalsiyum ve mineral yönünden çok zengin. Kansızlık, böbrek hastalıkları, mide hazımsızlığı gibi rahatsızlıklarda çok faydalı” diye konuştu.
Uyuzun çaresi boşuna akıyor
İlçede çıkan dördüncü tür suyun da yer altında maden suyu ile termal suyun birleşimiyle oluşan “acı su” olduğuna dikkati çeken Ünal, “Yeraltına maden suyu ile termal suyun birleşimiyle yeryüzüne çıkan bu suyun sıcaklığı 36 derece. Bu su türü, Türkiye’nin hiçbir yerinde yok. Sadece ilçemizde çıkıyor” dedi.
Depoya aktarılıyor
Acı suyun çıktığı yerin yukarısındaki mağaranın üst kısmında Acısu Deresi’nin havuzunun bulunduğunu anlatan Ünal, 1968 yılında bu havuzda 2 çocuğun boğulması nedeniyle muhtar tarafından havuzun kapatıldığını söyledi. Bunun üzerine buradaki karbondioksitli soda suyunun mağaranın yanına yapılan depoya aktarıldığını ifade eden Ünal, özellikle uyuz hastalığına iyi gelen acı suyun uzun süredir boşa aktığını, bu suyun işletilmesi için buraya işletme kurulması için yatırımcıları beklediklerini kaydetti.
Şu anda maden sularının şişelerinin yıkanmasında kullanılan acı suyun, insanlara yararlı hale getirilmesini isteyen Ünal, 37 dönümlük arazinin 8 dönümünün maden suyu fabrikası tarafından kullanıldığını, ancak buraya tesis kurmak isteyen yatırımcılara verilebileceğini kaydetti.
Kaynak : Hürriyet Ankara


