Devlet, depremin sorumluluğundan kaçamaz

3 Dakika Okuma Süresi

Marmara fayı ile ilgili araştırma sonuçları ve Çin’deki son deprem felaketi Türkiye’de de deprem konusunun yeniden konuşulmasına neden olurken, Danıştay 11. dairesi depremde ihmal ve suiistimal sonucu yıkılan binalarla ilgili idarenin sorumluluğu bulunduğuna hükmetti. Mahkeme kararında “İdarenin deprem kuşağında yer alan bölgede, deprem gerçeğinin bir veri alınması suretiyle yerleşmelerle ilgili alanların belirlenmesi, bu alanlardaki yapılaşmaya ilişkin kararların alınması, uygulanması ve denetlemesi gerekir” denildi.

İstanbul Avcılar’da oturan bir vatandaş 17 Ağustos 1999 depreminde evi ve dükkânın yıkılması sonucu eşyaların zarar gördüğü gerekçesiyle Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile Avcılar Belediyesi hakkında ‘görev kusuru’ işledikleri gerekçesiyle 95 bin YTL’lik tazminat davası açtı.

‘Devlet ne yapsın’ kararı

İstanbul 2. İdare Mahkemesi vatandaşın talebini ‘deprem mücbir (karşı konulamayan) sebepler arasındadır’ gerekçesiyle reddetti. Yerel mahkeme kararında, ev ve dükkânda meydana gelen zararın önceden bilinemeyen, idarenin faaliyetleri dışında olduğunu belirterek “Meydana gelen zararın idarenin faaliyetleri arasında nedensellik bağının deprem nedeniyle ortadan kalkmaktadır” dedi.

Yerel mahkemenin kararına yapılan itiraz sonucu dosya Danıştay 11. İdare Mahkemesi’nin gündemine geldi. Danıştay 11.Dairesi, araçların kullanımı, taşınır ve taşınmaz malların veya tesislerin yönetiminden oluşan zararların idari eylem sonucu oluşmuş zarar olduğunu belirtti.

Danıştay deprem nedeniyle oluşan zararda binanın üzerinde bulunduğu zeminin özelliği, zemin durumuna göre depreme dayanıklılığın kontrolü, yapı kullanma izni bulunup bulunmadığı, imar planları ve inşaat ruhsatlarının hangi idarelerce verildiği, yapıların imar açısından denetlenmesi ile afete uğrayabilecek bölgelerin tespit edilip ilan edilmesi gibi işlemlerin idare tarafından yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Mahkeme, idare mahkemesinin ‘mücbir sebep’ diyerek tazminat talebini reddetmesini doğru bulmadı. Danıştay, mücbir sebebin karşı konulamayan ve sezilemeyen bir olayı ifade ettiğini hatırlattı.

‘Deprem gerçeği’ vurgusu
Danıştay 11. Dairesi’nin kararında özetle şöyle dedi: “Deprem kuşağında yer alan bölgede, deprem gerçeğinin bir veri alınması suretiyle yerleşmelerle ilgili alanların belirlenmesi, bu alanlardaki yapılaşmaya ilişkin kararların alınması, uygulanması ve denetlenmesiyle ilgili idari faaliyetlerin bütünündeki olumsuzluklardan oluşan idarenin ‘olumsuz eyleminin’ bulunması durumunda, depremin mücbir sebep olarak değerlendirilerek zararla illiyet bağını kestiğini kabule olanak bulunmamaktadır.”

Danıştay 11. Dairesi, deprem nedeniyle oluşan zararda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı ve depremi mücbir sebep olarak gösteren idare mahkemesi kararında isabet görmedi. Danıştay, İstanbul 2.İdare Mahkemesi’nin bu yöndeki deprem kararını bozdu.

Kaynak: Radikal

1 Yorum

  1. Hayati Binler

    Aynen öyledir diye düşünüyorum. Yıllardır sayın siyasiler gerek Erzincan’da, gerek Sakarya’da depremle yıkılan şehirler için “eski yerine aynen yapacağız” diyerek bile bile fay hatlarına, kötü zeminlere şehirlerin yapılmasını icbar ettiler. Aslında bu zararları bunlardan tahsil etmek lazım. Bakın o zaman siyasiler bu işe burnunu sokup, rey pastasına her ne pahasına olursa olsun el atabiliyorlar mı?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir