İzmir’de iki sene önce meydana gelen deprem sonrasında, TOKİ tarafından depremzedelere para karşılığı yapılan evlerde su yalıtım sorunu olduğu ortaya çıktı. İMO’dan Ayatar, “Denetim ve bakım yapılmalı” dedi.

 

 

 

 

 

 

İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında 30 Ekim 2020 tarihinde yaşanan depremin üzerinden yaklaşık 2 sene geçti. Depremzedelere para ile konut yapan TOKİ’nin teslim ettiği proje alanlarındaki evlerde birçok kusur olduğu ortaya çıkmasının ardından şimdide su yalıtım sorunu yaşandığı öğrenildi.

İkinci proje alanındaki apartmanların birinde zemin kat döşemesi ve kirişlerinin betonunda ayrışma oluştuğu görülürken, apartmanlardaki diğer dairelerde ise çamaşır ve bulaşık makinaları giderlerinin olmadığı, borularda kaçak ve kapıların kırık olduğu hataları tespit edildi. Başka bir proje alanındaki apartmanın zemin kat ve otoparkında ise su yalıtım sorunu olduğu, bu sebeple duvarlarda kabarma, zeminde ise su birikintisi oluştuğu ortaya çıktı.

 

 

İsmini vermek istemeyen bir depremzede, “Bir süredir garajda farklı zamanlarda su birikintilerinin oluştuğunu gördüm. Binayı teslim aldığımız dönemdeki yetkili kişilere sorduğumuzda bize mazgalların temiz olmadığını ve giderin otoparkta birikmesinden kaynaklanan bir problem olduğunu söylediler. Duvarlarda kabarma oldukça boya yapıp bıraktılar” dedi.

 

 

DENETİM YAPILMALI

 

 

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İzmir Şube Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, binaların periyodik olarak denetlenmesi gerektiğini belirtti: “Sağlıklı ve güvenli yapı üretiminde yalıtım işlerinin önemli paya sahip olduğu ve yapının ekonomik ömrünü etkilediğini ortaya koymak gerekir. Projede, tasarımda öngörülen beton dayanımının yapının ekonomik ömrü boyunca sağlanması ve betonarme elemanların çevresel etkilerden, rutubet, korozyon, yapısal müdahale vb. durumlardan korunması zorunludur. Aksi takdirde hesaplarda sağlanan yapı performansı deprem durumunda gerçekleşmez ve istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Bu anlamda yapım aşamasında gösterilecek özen büyük önem arz etmektedir. Ayrıca binalar kullanım aşamasında, periyodik olarak denetlenmeli ve zafiyet gösteren noktalarda bakım yapılması gerekmekte.”

 

 

Söz konusu binaya ait fotoğraflarda belirgin bir su yalıtım problemi olduğunun görüldüğünü söyleyen Ayatar, sözlerine şöyle devam etti: “Söz konusu binaya ait fotoğraflar üzerinden yapılan incelemede; belirgin bir su yalıtım problemi olduğu görülmekte. Binanın otopark alanında bulunan duvar ve döşeme yüzeylerinde sıva kabarmaları ve renk değişimi bulunmakta. Yapı sahipleri tarafından, bu alanların temizlenip boyandığı ancak sorunun devam ettiği ifade edilmekte. Dolayısıyla ana sorunun ortadan kaldırılmadığı, yani yapıya ulaşan suyun yapıdan uzaklaştırılmadığı söylenebilir. Yapısal bir sorun olmasa da bahse konu problem, kaynağı bulunarak ortadan kaldırılmazsa, uzun vadede yapısal sistemde korozyona yol açarak yapı sağlığını tehdit edebilecek hale gelebilir.”

 

 

100’ÜN ÜZERİNDE OKUL KULLANILAMAZ HALDE – (ANKA)

 

 

Eğitim-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Adem Yıldırım, 117 kişinin vefat ettiği, binlerce binanın hasar gördüğü İzmir depreminin ardından 100’ün üzerinde okulun kullanılamaz halde olduğunu belirtti. 2022-2023 eğitim-öğretim yılına az bir süre kala bu okul binalarının yeniden inşası konusunda hiçbir hareketlilik olmadığına dikkat çeken Yıldırım, “Hem İzmir’i hem Türkiye’yi eğitimde bir kaos bekliyor. Milli eğitime kaynak ayırmakta zorlanan bakanlık, özel okullardaki öğrencilere teşvik konusunda bonkör davranırken, tarikatlara, cemaatlere, vakıflara, Maarif Vakfı’na kaynak bulurken, anayasal bir hak olan ücretsiz eğitimi sağlıklı koşullarda yürütebilmek adına kendi okullarına ne kaynak yaratmıştır ne personel ihtiyacını gidermiştir” dedi.

 

 

 

 

 

Kaynak: Birgün

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir