Malatya Kurucaova Mahallesi’nde deprem konutlarının yapımı için tarım arazileri ve zemini sağlam olmayan yerler seçildi. Bilirkişi raporları, yurttaşların tepkilerine rağmen Bakanlık ve Valilik, çürük alanda ısrarcı.

Maraş merkezli depremlerden etkilenen kentlerde inşa edilmesi planlanan konutlar, rant ve yanlış planlamanın gölgesinde ilerliyor. Bunun bir örneği de Malatya’da yaşandı. Doğanşehir ilçesine bağlı Kurucaova Mahallesi’nde deprem konutları yapımı için verimli tarım arazileri ve zemini sağlam olmayan yerler imara açıldı.
Bunun üzerine yöre halkı, konutların yer seçimini belirleyen Malatya Valiliği’ne dava açtı. Dava kapsamında yürütmeyi durdurma kararı verilmesinin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Valilik yeniden harekete geçerek karara itiraz etti. Valilik tarafından Malatya 3. İdare Mahkemesi’ne verilen itiraz dilekçesinde, zeminin uygun olmadığına işaret edilen bilirkişi raporu eleştirilerek “Bilirkişi raporun kabulü mümkün değildir. Netice olarak, davanın öncelikle reddini, mahkeme aksi kanaatte ise rapora itirazlarımız doğrultusunda dosyanın tekrar bilirkişi heyetine gönderilmesi ile itirazlarımızı karşılar şekilde ‘ek rapor’ aldırılmasını, yürütmenin durdurulması kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederiz” denildi.
İtirazın ardından yöre halkı da mahkeme başkanlığına yeni bir dilekçe sundu. Dilekçede, Bakanlığın ve Valiliğin itirazının reddedilmesi talep edilerek özetle şu ifadeler kullanıldı: “Bilirkişi raporları nazara alınıldığında davalı kurumun yersiz itirazlarının reddi gerekmektedir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yer yerleşim alanına uygun bir alan değildir. Bu nedenle belirlenen yer tespiti kararının iptaline karar verilmesini talep ederiz.”
ISLAH ÇALIŞMALARI BİLE YETERSİZ KALIR!
İtirazları değerlendiren mahkeme heyeti, ek bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verdi. Ek bilirkişi raporunda alanda; yapısal, jeolojik, tarımsal ve zirai, hidroloji şehircilik gibi pek çok açıdan değerlendirilme yapıldı. İlk bilirkişi raporuna atıfta bulunulan ek raporda şu incelemeler ön plana çıktı:
• Kök raporda “Zemin Sınıfının ZD olması ve yapı unsurlarının bu zemini yapısına göre değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır” denilmiştir. Bu tespitlere eklenecek yeni husus oluşmamıştır. (ZD zemin sınıfı, daha yumuşak ve sıkıntılı zeminleri kapsar)
• Topraklarda kökleri derine giden tütün ve fasulye gibi bitkiler için iyi bir bitkisel toprak olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazlar II. Sınıf tarım arazisidir.
• Yapılan ıslah çalışmaları neticesinde ‘zorunlu olması durumunda’ yapılaşma yapılabileceği, ancak küresel iklim değişikliği ekseninde son yıllarda yapılan ıslah çalışmalarının yetersiz olabileceği de dikkate alınmalıdır.
İMAR KANUNUNA UYMUYOR!
Ayrıca dava konusu parselin imar kanunu ve ilgili yönetmeliklere uymadığına da dikkat çekilen raporun sonuç kısmında ise şu ifadeler yer aldı:
1- Dava konusu alanda yapılacak yapıların projelendirilmesinin güncel mevzuat hükümlerine göre yapıldığı belirlendi.
2- Dava konusu alanda her ne kadar DSİ tarafından onaylanmış dere ıslah çalışmaları yer alsa da hem şehircilik ve planlama ilkeleri açısından da hem tarım arazisi olması nedeniyle sorunlu bir alanda bulunduğu ve yapılaşmaya uygun alanda yer almadığı görüldü.
3- Yer seçimi kararında belirtilen yapılaşma bölgesine alternatif olarak köy yerleşik alanının yer aldığı ve mevcut bölgenin kuzeyinde yer alan bölgenin yerleşime daha uygun olabileceği belirlendi.
∗∗∗
3 KEZ YAPILDI VE YIKILDI
Mahalle sakinlerinden Hasan Aşkın, mahkeme kararına rağmen bölgedeki çalışmaların devam ettiğini söyledi. Aşkın BirGün’e şöyle konuştu: “Köyümüze 1974’ten bu yana 3. kez deprem evleri yapılıyor. Yapılan evler sürekli yıkılıyor. Vali bize söz verdi, gelip bölgeye bakacaktı. Sözünü tutmadı. Burada birkaç kişinin menfaati için imara açılıyor. Evler yapıldıkça yıkılıyor, raporlar ortada. Zemin çürük. Hâlbuki alternatif yerler de var. Biz mahkeme kararlarının tanınmasını ve çalışmaların durmasını istiyoruz.”
NE OLMUŞTU?
Kurucaova Mahallesi’nde deprem konutları yapımı için verimli tarım arazileri ve zemini sağlam olmayan yerler yapılaşmaya açılmıştı. Yurttaşlar, Çevre Bakanlığı’na bildirmişti ancak yanıt alamamıştı. Ardından bölge halkı, Malatya Valiliği’ne dava açmıştı. Dava kapsamında bölgede bilirkişi incelemesi yapılmıştı. İnceleme sonrasında zeminin sağlam olmadığı ve sıvılaştığı vurgulanmıştı. Karara rağmen alandaki inşaat çalışmaları devam etmişti.
Kaynak: Birgün


