Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden faciasında toprak altında kalan 9 işçinin ailelerinin bekleyişi sürüyor. Bölgede inceleme yapmak isteyen meslek örgütlerinin heyetleri, Menzil Tarikatı’na bağlı Beşir Derneği’nin çadır kurduğu alana alınmadı. BirGün’e son durum hakkında bilgi veren CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, “Bu bir doğal afet değil, bunu kesinlikle ifade ifade etmemiz lazım. Bile bile gelen ihmaller zinciri” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, “Buradaki kimyasal ilerleyerek önce bölgeye çok yakın olan Karasu Nehri’ne, ardından da Fırat Nehri’ne taşınma riskini her zaman barındıracak” diye konuştu.

Gökay BAŞCAN / ERZİNCAN – İLİÇ

Erzincan’ın İliç ilçesinde Alamos Gold’un işlettiği Çöpler Altın Madeni’ndeki liç yığınının çökmesine ilişkin arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Toprak altında kalan 9 işçiye henüz ulaşılamamışken, işçilerin ailelerinin bekleyişi sürüyor.

Çaycılık yapan İbrahim Kahrettin Keklik’in babası Osman Keklik, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ile yeniden görüşmesi gerektiğini belirtti.

İş makinesinin içinde göçük altında kalan Uğur Yıldız’ın kardeşi Doğukan Yıldız, iş makinelerinde oksijen tüpü olması gerektiğini ancak olmadığının iddia edildiğini belirtti. Yıldız, söz konusu iddianın araştırılmasını ifade etti.

 

MESLEK ÖRGÜTLERİ ALANA ALINMADI

Öte yandan meslek örgütlerinin heyetleri, Menzil Tarikatı’na bağlı Beşir Derneği’nin çadır kurduğu alana alınmadı.

TMMOB, KESK, TTB, Eğitim Sen heyetleri güvenlik noktasından içeri alınmadı.

Şehir girişi ve maden sahasına giden yol ayrımında güvenlik bariyeri kuran kolluk kuvvetleri heyetleri içeri almadı.

 

ŞEVKİN: ÖZEL BİR KURTARMA GEREKTİREN DURUM VAR

Maden faciasının yaşandığı bölgede bulunan CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, BirGün’ün sorularını yanıtladı.

Ailelerin umutla beklediğini belirten Şevkin, “Bugün 3. günü geçti. 40 metre kalınlığında ve 1 kilometre uzunluğunda bataklık kıvamında, akışkan bir atıktan bahsediyoruz. Dolayısıyla akışkan atığı kaldırmak kolay bir şey değil. Aynı zamanda o yoğun liçten arta kalan yığın çok büyük bir risk teşkil ediyor. İşin doğrusu çok zorlu bir kurtarma, çok özel bir kurtarma gerektiren bir durum var ortada” ifadelerini kullandı.

“9 kardeşimiz şu anda çok büyük bir yükün altında” bilgisini veren Şevkin, şunları söyledi: “Oradan sinyal alınamıyor, nerede olduklarına dair bir bilgi alınamıyor ve üzerinden neredeyse 48 saate yakın bir süre geçti. Bu yüzden açıkçası her geçen saat umutlarımız azalıyor. Tabi yine Allah’tan umut kesilmez, çabalar sürecek elbette. En ufak bir umut kırıntısı bile olsa sonuna kadar bu mücadele devam edecek.”

ÇATLAK OLDUĞUNA İLİŞKİN UYARI YAPILDI

Felaket yaşanmadan önce içeride uyarı yapıldığı yönündeki sorumuza Şevkin, “Evet, çatlak olduğuna ilişkin bir uyarı yapıldı. Bu 8 kardeşimizin -9. kişi kamyonda başka bir alanda- görevli olarak, yani bu işi kontrol etmek üzere gönderildiği söylendi. Yani o alandan işçiler çekilmiş ve 8 kişi o bölgeye bu çatlağı kontrol etmek üzere, görevlendirildiği ifade edildi. Bu kadar hızlı gelişeceğini tahmin etmediklerini söylediler. Ondan sonra hızlı bir şekilde bu kayma olayı gerçekleşiyor” cevabını verdi.

 

 

 

İHMALLER ZİNCİRİ

“Bu bir heyelan değil, bu bir doğal afet değil, bunu kesinlikle ifade ifade etmemiz lazım” vurgusunu yapan Şevkin, şunları söyledi:

“Burada o yığını yaparken başka alanlardan biliyorsunuz ÇED raporlarıyla alan genişletmesi yapılmış 2014’te ve 2021’de. Her alan genişletildiğinde Merkezi liç yani zenginleştirme, cevheri kazanma yeri burası olduğu için başka alanlardan da getirip burada maden zenginleştirilmesi yapılarak kapasitesinin üzerinde bir yük bindirildi ve dolayısıyla o yük o ağırlığı taşıyamayarak ve sürekli siyanürlü sıvılarla sulama yapıldığı için hem sıvı miktarının hem de yük miktarının artmasıyla birlikte harekete geçti.

Oysa burada yapılması gereken altında membran filtre ile sızmanın engellenmesi ve mutlaka o filtre yapılırken stabilite analizleri yapılarak, mühendislik hesapları yapılarak uluslararası standartlarda bu yığının oraya konulması gerekiyor. Maalesef bunlar gerçekleştirilmediği için böyle bir kaza ile karşılaşıldı. Bu bir doğa olayı değil. Bile bile gelen ihmaller zinciri ve belki de insanların da yaşamını şu anda hayattan koparan bir unsur.”

YAVUZYILMAZ: FIRAT NEHRİ’NE TAŞINMA RİSKİ HER ZAMAN VAR

Bölgede bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz da gazetemizin sorularını yanıtladı.

“Menfezlerin kapatıldığı söylendi. Menfezlerin kapatılması bu siyanürün ya da diğer kimyasalların Fırat Nehri’ne ulaşmasını engeller mi?” sorumuza Yavuzyılmaz, şu yanıtı verdi:

“Nehirler sadece yüzeyin üzerinde akan su kütleleri değil. Aynı zamanda nehirleri besleyen yeraltı suları ve yeraltı mağara sistemleri var. Dolayısıyla şu anda bir kütle olarak kayan ve alana yayılan milyonlarca ton ağırlığındaki kimyasal atık içerikli bu yığın, yağan yağmurun da etkisi ile birlikte toprağa sızmaya devam ediyor. Bu toprağa sızması bir saat, altı saat, sadece birkaç gün içinde olan bir süreç değil. Belki bir hafta, belki üç ay, belki bir yıl sürecek. Buradaki kimyasal ilerleyerek önce bölgeye çok yakın olan Karasu Nehri’ne, ardından da Fırat Nehri’ne taşınma riskini her zaman barındıracak.

 

Buradaki özellikle yıkılan kayan ve etrafa dağılan çamur deryası zaten kimyasal bir reaksiyondan geçirilerek siyanür ve sülfürik aside maruz bırakılarak işlendiği için ondan arta kalan malzeme olduğu için oldukça tehlikeli. Sadece Türkiye için değil aynı zamanda  Suriye ve Irak yani Fırat Nehri’nin geçtiği diğer ülkeler açısından da büyük bir probleme sebep oluyor. Türkiye’de de Erzincan, Sivas, Tunceli, Elazığ, Malatya, Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep Antep ve Şanlıurfa’dan geçiyor. Suriye ve Irak’tan sonra da Basra Körfezi’nde denize dökülüyor. Fırat Nehri şu anda burada defalarca kez yaptığımız uyarılara uygun hareket edilmediği için tedbirler alınmadığı için vahşi bir madencilik yapıldığı için ve kapasitesi sürekli AK Parti hükümeti tarafından arttırıldığı için büyük bir tehlike altında.”

ARAMA KURTARMADA SON DURUM

“Arama kurtarma çalışmalarına dair gözlemleriniz neler? 10 milyon metreküp hacminde bir topraktan bahsediliyor. Aslında bu toprak da değil, bir balçık” sorumuza Yavuzyılmaz, şu yanıtı verdi:

“Balçık içinde arama kurtarma faaliyeti yapmak oldukça zor. Ancak sahada henüz bu balçığın içinde, sağında, solunda arama kurtarma faaliyeti yapıldığına şahit olmadık. Dronelarla, termal kameralarla, cep telefonu sinyallerini ile takip etmeye çalışarak bir çalışma yapılıyor. Diğer taraftan da İçişleri Bakanı 800’e yakın arama kurtarma ekibinin burada olduğundan bahsediyor. Bu açıklamanın altını doldurmalarını bekliyoruz. Burada hangi arama kurtarma ekibinden, kaç kişinin nerede, hangi görevi yaptığını ve milyonlarca ton ağırlığındaki yarı kimyasal bu kütlenin altında, dokuz işçimizi kurtarmak için ne yapıldığını madde madde anlatmalarını istiyoruz.” 

Yavuzyılmaz, şöyle devam etti: “Kütle kaymasının olduğu bölgeyi gören yerde dün itibarıyla yarım gün orada bulunduk. Herhangi bir arama kurtarma faaliyetinin yapıldığını görmedik. Tabii bunu söylüyorum ama aynı zamanda da oldukça riskli ve tehlikeler içeren bir  süreç bu. Çünkü çamura hareket ettirdiğiniz anda yeni akışkan olduğu için yeni bir kütle hareketine de sebep olabilir. Dolayısıyla arama kurtarmayı sahada bizzat yapacak kişiler için de oldukça risk içeren bir çalışma.”

 

 

Kaynak: Birgün

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir