“Binanın yıkılıp altından ceset mi çıkması gerekiyor” Fethi Gören ise “Bu binalara Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu zamanında kentsel dönüşüm kapsamında örnek site diye belirli bir ihaleye çıkardılar. O zamanlar yüklenici firma belediye himayesinde tahrip oldu. Şuanki belediye Başkanı Remzi Aydın gerekli yardımları yaptı ancak yüklenici firma ile anlaşılamadı. Ondan sonra bu sirkülasyon devam etti. Yönetim de 4 yıldır belirli şeyleri bahane ederek sallandırdı. Evlerin durumları görüldüğü gibi bir bina yıkılıp altından ceset mi çıkması gerekiyor. Akşamları çocuklar toplanıp bu köşede sigara içiyorlar. O çocuklardan 2 tanesi burada olmuş olsaydı şu an cesetle uğraşacaktık. Binaların geneli böyle zaten binaların dış cephesinden neyin ne olduğu anlaşılıyor. Şimdi burada oturanlar ya mecburiyetten oturuyor ya da yarısından fazlası kiracı, mantıklı olanlar zaten boşaltıp gitti. Burada çocukluğumdan beri büyüdüğüm insanlar oturuyor, hiçbirinin zarar görmesini istemem. Bunun içinde belediyenin ilgilenmesi lazım. Yönetim 4 senedir bir firma bulup bu binaları yaptıramıyorsa ya 7 büyüklüğünde depremi bekliyor ya da oluruna bırakıyor” diye konuştu.

3 Dakika Okuma Süresi

Torunlar Center’daki iş cinayeti davasında, sorumluları aklayan bilirkişi raporunun yerine yeni rapor hazırlanması istendi. Mahkeme, talebi reddetti.

 

 

 

 

Torunlar Center’da meydana gelen ve 10 işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayetine ilişkin davanın 11. duruşmasında bilirkişi raporunun sorumluluğu karartmaya yönelik olduğunu belirten avukatlar yeni bilirkişi raporu hazırlanmasını talep etti. Ancak mahkeme bu talebi reddetti.

 

 

İstanbul Adliyesi 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen, 29 tutuksuz sanığın yargılandığı davaya, Torunlar Center’da hayatını kaybeden işçi aileleri katıldı. Duruşmada aile avukatlarından Yıldız İmrek ikinci bilirkişi raporuna 2 yönlü itirazlarının bulunduğunu söyledi. İmrek, “Heyetin hangi kriterler üzerinden seçildiğini öğrenmek mümkün olmamıştır. Bilirkişilerin tarafsızlığına dair kuşkularımız vardır. Bilirkişi raporu 102 sayfadır ancak mahkemenin değerlendirmesini kolaylaştırmak yerine olayı ve sorumluluğu karartmayla ilişkilidir. Eksikliğin hangi kişi ya da kişilerin sorumluluğu altında olduğu yoktur. Raporda sonuçlar birbiriyle çelişmektedir” dedi.

Raporda çalışanlara varsayımsal kusur addedildiğini söyleyen İmrek, “Eğitimsiz olmasına rağmen asansör operatörü butona basmış. Bilirkişi zorlayarak geç bastığını varsayıyor. Asansör switchlerinin devre dışı kullandırılması o güne özgü değil” dedi.

 

 

‘BİLİRKİŞİ CİNAYETİ’

 

 

Daha önce asansörün 2 kat düştüğü, fren sisteminin çalışmadığı kazaların meydana geldiğini söyleyen İmrek, bu kazayı geç basma faktörüne bağlanmanın tümüyle temelsiz olduğunu ifade etti. İmrek, “İşçileri can güvenliksiz ortamda çalışmasına mecbur edenleri sorumsuz kılma çabası olduğunu görüyoruz. Bu da bilirkişi cinayeti olacaktır” dedi.

 

 

OLASI KAST SORUMLULUĞU

 

 

Asansör firması GEDA Majör ve Torunlar’ın asıl sorumlu olduğunu dile getiren İmrek, “Bu sorumluluk olası kast sorumluluğudur. Switchsiz ve güvensiz çalışmanın risk taşıdığı biliyor, ancak ölüm ön görülmesine rağmen iş durdurmayan işveren asli sorumludur. İlk bilirkişi raporda Torunlar ve GEDA majör asli sorumlu olmasına rağmen, ikinci rapor işverenleri korumaya yönelmiştir” diye konuştu.

 

 

TORUNLAR VE GEDA MAjÖR BİRBİRİNİ SUÇLADI

 

 

Torunlar AŞ avukatı, inşaatın sahibi olan firmaların asansöre müdahalesinin mümkün olmayacağını savunarak asansör firmasını suçladı. Asansör firması GEDA Major avukatı ise, “Kazanın 2 temel sebebi var. Bir emniyet tertibatının devre dışı bırakılması, olmaması gereken yerde engel var. Asansör buraya çarpıp düşüyor. Kim çıkardı, benim müvekkillerim olamaz” iddiasında bulundu.

 

 

Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, yeni bilirkişi talebini reddederken, duruşmayı 14 Şubat 2017 tarihine erteledi.

 

 

 

 

Kaynak : Birgün

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir