Başkenti bekleyen gizli tehlike ’otelkent’leşme

4 Dakika Okuma Süresi

Ankara’da 110 bin konut yapan TÜRKKONUT’un Genel Başkanı Yılmaz Odabaşı Başkent’in ’otelkent’e dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Odabaşı, “Ankara gerekli planlamayı yapmazsa otelkent olmaya mahkumdur. Planlar yapılırken, kurulan şehirlerin yaşanabilir kentler olarak planlanması lazım” dedi.

YALNIZCA Başkent’te 110 bin konut yapan, Türkiye’nin dört bir yanına on binlerce konut yaparak yüz binlerce vatandaşı ev sahibi yapan Türkiye S.S Yapı Kooperatifleri Merkezi Birliği (TÜRKKONUT) Genel Başkanı Yılmaz Odabaşı, kentin planlanmasından, geleceğine bir çok konuda Ankara Hürriyet’e önemli açıklamalarda bulundu.

Başkent’te yeni oluşan yerleşim yerlerinin kendi içinde yaşayabilecek unsurları barındırması gerektiğini belirten TÜRKKONUT Başkanı Odabaşı, “Ankara gerekli planlamayı yapmazsa otelkent olmaya mahkumdur” dedi.

Odabaşı, ’Başkenti bekleyen büyük tehlike’ olarak tanımladığı ’otelkent’leşmeyle ilgili yapılan yanlışları ve çözüm önerilerini şöyle anlattı:

“Şehrin etrafında otelkentlerin oluşması Ankara’yı bekleyen en büyük tehlikelerden biri. Planlar yapılırken kurulan şehirlerin otelkentler olarak planlanmaması, yaşanabilir kentler olarak planlanması lazım.

BATIKENT OTELKENT OLDU : Kentler kendi içerisinde yaşayacak unsurları oluşturmadıysa, vatandaşlar akşam eve gelip, sabah otelden çalışmaya çıkar gibi şehir merkezine gidiyorsa bu şehir bir otelkente dönüşmüş demektir. Şu an Ankara’da Batıkent bir otelkente dönüştü. Gece nüfusu 100 binken, gündüz nüfusunu çalışmayan kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Eryaman’da, Etimesgut’un genelinde de bu sorun var. Modern, çağdaş, kendi içinde yaşayabilen kentler değiller. Şöyle bir örnekle durumu daha iyi anlatabilirim. Alanya 100 bin nüfuslu bir ilçe. İl olamadı ama kendi içinde yaşayan mükemmel bir ilçe. Çayyolu’na bakıyorsunuz nüfusu 200 bin ama kendi içinde yaşayamıyor.

ÜÇLÜ KOORDİNASYON ŞART:
Şehirlerin kendi içinde yaşamasına yönelik çalışmalar yapılmalı. Burada birinci dereceden Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, ikinci dereceden TOKİ sorumlu. TOKİ, Hazine arazilerini alıyor. Bir avam projeyle ruhsat alıp inşaata başlıyor. Ancak Hazine arazileri parça parça. Bu parçacı yaklaşımla nasıl şehrin bütünlüğünü sağlayacaksın. Bunun yanı sıra planları uygun hale getiren Büyükşehir Belediyesi. Ama Büyükşehir Belediyesi’nin planlama yaparken TOKİ’nin yaptığı plan yapısına müdahale hakkı yok. İşte orada şehir kopuyor. Devlet bu hatayı yapmayacak. Kurumlar bütünleşemezse bir elin beş parmağı gibi değil, her elin bir parmağı gibi hareket ederler. Bu da çarpık kentleşmeyi ve otelkentleri doğurur. Bir takım kurum ve kuruluşlar günü kurtarmayı düşünmemeli. Ankara’nın daha çağdaş, modern ve kendi içinde yaşayabilen bir kent olabilmesi için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, TOKİ ve Büyükşehir Belediyesi bir araya gelerek bir komisyon kurmalı ve ortak planlamalar yapmalı.”

Trafiğimiz 20 yıla İstanbul gibi olur

İSTANBUL’daki trafik sorununun tek sebebinin şehrin otelkente dönüşmesi olduğunu söyleyen Odabaşı, “İstanbul’daki trafik keşmekeşinin nedeni şehir etrafında otelkentlerin oluşmuş olmasıdır. Ankara planlamalarını doğru yapmazsa kent trafiği 20 yıla İstanbul’daki trafiğe döner” uyarısında bulundu.

Başkente 110 bin konut

TÜRKKONUT Ankara’da 110 bin konutu bitirerek anahtar teslimi yaptı. TÜRKKONUT’un halen devam eden

30 bin konut inşaatı bulunuyor. Konutların dağılımı şöyle:

Batıkent 24 bin konut

Çayyolu 1-2 28 bin konut

Eryaman 19 bin konut

Temelli 8 bin konut

Münferit 20 bin konut

Kaynak: Hürriyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir