“Baraj yapma boşuna, yıkacağız başına”

3 Dakika Okuma Süresi

Tunceli’de Pülümür Vadisi üzerinde yapılmak istenen baraj için 10 Ocak’ta yapılacak ÇED (Çevre Etki Değerlendirme Raporu) toplantısı, Tunceli halkı tarafından protesto edildi. Yeraltı Çarşısı’nda toplanan binlerce kişi, buradan baraj gövdesinin yapılacağı Harçik’e yürüdü. Harçik’te toplanan insanlarla buluşan kitle, buradan mitingin yapılacağı Gola Çetu’ya yürüyüş düzenledi.

Barajlara karşı yapılan protesto yürüyüşüne ve mitinge tüm il ve ilçe belediye başkanları, köy ve mahalle muhtarları, tüm siyasi partiler ve derneklerle kurumlar ve çevre örgütleri katıldı. Tüm esnaf kepenk, şoförler de kontak kapatarak mitingdeki yerini aldı. Ayrıca Dersim Çarşı grubu ve Dersim Spor taraftar grubu eyleme kendi pankart, bayrakları ve sloganlarıyla dertsek verdiler. Bando ekibiyle eyleme katılan Çarşı grubu mitinge renk kattı. Sanatçı Ferhat Tunç da eyleme destek verenler arasında yer aldı.

baraj4.jpg

“Dersim’de baraj istemiyoruz” pankartı arkasında yürüyen yaklaşık on bin kişi, yapılmak istenen barajlara karşı tepkilerini dile getirdi. Alkış ve zılgıtlarla yürüyen Dersimliler, sık sık “Dersim’de baraj istemiyoruz”, “Dersim’de baraj ve HES’lere hayır”, “Dersim faşizme mezar olacak” sloganları attı. Barajı yapacak şirket olan Saran Holding, yürüyüş boyunca halk tarafından teşhir edildi, aleyhine sloganlar atıldı.

Eylem komitesi adına bir konuşma yapan Tunceli Baro Başkanı Fatma Kalsen, Dersim halkının barajlara karşı sessiz kalmayacağı ve Dersim üzerinde yapılması planlanan tüm barajların engelleneceğini vurguladı. Halk, 10 Ocak’ta Pülümür Barajı’na yapacak olan şirketin Dersim’deki toplantısını protesto edeceklerini ve toplantıyı yaptırmayacaklarını dile getirdi.

‘İNSAN, DOĞA VE KÜLTÜREL SOYKIRIM’
BDP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis de hayatlarına da mal olsa barajları yaptırmayacaklarını belirterek, “Eğer AKP Hükümetinin kendi önünü görebilecek öngörüsü varsa bu barajlardan vazgeçmek zorundadır. Biz barajları sadece doğanın katliamı olarak algılamıyoruz. Bu doğanın, coğrafyanın katledilmesi aynı zamanda insanımızın sürülmesi yok edilmesi demek. Biz buna insanı soykırım, doğa ve kültürel soykırım diyoruz. AKP Hükümeti artık bu soykırım politikasından vazgeçmek zorundadır. Eğer gerçekten ekonomik getirisi olduğunu iddia ediyorlarsa ki bunu besleyemediler, bilim adamları getirisi olmadığını söyledi. İstihdam açan bir yanı da yok. Bir yıkım projesi olarak bu projenin karşısında Dersimliler, Dersim dostları olarak bu işin karşısında olacağımızın bilinmesini istiyoruz” dedi.

Kaynak:Birgün

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir