Deprem felaketi sonrası başlayan yıkım ve enkaz kaldırma işlemleri halk sağlığı açısından büyük bir risk yaratıyor. Hatay’da enkaz kaldırma işlemlerinin özensiz yapılması kenti adeta toz bulutuna dönüştürdü. Uzmanlar asbest riskine karşı uyarıda bulunurken yurttaşlar ise önlem alınmamasından kaygılı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Deprem felaketi sonrası başlayan yıkım ve enkaz kaldırma işlemleri halk sağlığı açısından büyük bir risk yaratıyor. Depremden etkilenen kentlerde hava kirliliği; enkaz tozu ve ısınma için açıkta ateş yakılması gibi nedenlerle ulusal limitlerin 2,5 katına, Dünya Sağlık Örgütleri kılavuz değerlerinin ise 7.5 katına çıktı. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) hazırladığı raporda ise hava kirliliğinin kanser, kalp-damar, KOAH gibi hastalıkların yanı sıra ruh sağlığı ve uyku düzenini de olumsuz etkilediği belirtildi.

 

 

 

 

 

 

 

Konuya ilişkin CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara tarafından Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yanıtlaması için soru önergesi verildi. Önergede, bölgede hava kirliliği ölçümlerinin hangi sıklık ve yöntemlerle yapıldığı, deprem sonrası daha da yoğunlaşan hava kirliliği için hangi önlemlerin alındığı soruldu.

 

 

 

 

 

 

 

Bununla beraber önergede Bakan Özhaseki’ye,  “depremden fazlaca etkilenen Antakya, Samandağ, Defne, İskenderun gibi ilçelerde partikül madde ölçümü yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa 2020-21-22-23 yılları içinde aylık bazda ulusal ve DSÖ’nün referans sınır değer aralığını aşan günler açıklanacak mıdır” soruları da yöneltildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“HATAY’DAN GEÇMEK BİLE YETERLİ”

 

 

 

 

 

 

 

 



Önerge sonrası Nermin Yıldırım Kara Cumhuriyet’e konuştu. Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin ve çeşitli bileşenlerin birlikte yürüttüğü ve Eylül ayında yayımladığı araştırma raporuna göre; Hatay, Antakya Serinyol, Antakya Merkez ve Samandağ Yeşilköy, Samandağ Merkez ve Defne’den alınan 45 numunenin 16’sında asbest tespit edildiğini söyleyen Kara, “Araştırmayı yapmak için 2 günlüğüne bölgeye gelen kişilerin arabasından dahi asbest numunesi çıktı. Yani asbeste ve hava kirliliğine maruz kalmanız için Hatay’dan geçmeniz bile yeterli” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

“Bölgenin mevcut kirlilik yüküne deprem sonrası enkaz kaldırma çalışmalarındaki duyarsızlık da etkilenince Hatay kelimenin tam anlamıyla tozlar altında kaldı” diyen Kara, “Kronik kalp-damar ve solunum hastalıklarına yakalanma riskimiz günden güne artıyor. Depremden kurtulanların uzun vadede bu hastalıkların pençesine düşmesi bekleniyor. Bu önergeyle ne kadar denetim yapıldığını öğrenmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR

 

 

 

 



Asbestin kısa vadede enfeksiyon, kalp krizi, KOAH, uzun vadede çeşitli kanser hastalıklarına neden olduğunu belirten Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz ise şunları söyledi.

 

 

 

 

“Hava kirliliği ile ilgili Hatay’ın verileri tehlikeli ölçüde yüksek. Öte yandan okullar, yıkım işlemleri bitmeden başladı ve bu işlemler okulların etrafında devam ediyor. Bu işlemler özellikle çocuklarımızı ruhsal olarak da etkiliyor. Eğer önlem alınmazsa okul çevresindeki yıkımların bir neslimizi yok edeceğini düşünüyorum” 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Cumhuriyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir