Ahat Köyü’ndeki ‘yukarı şehir’ olarak bilinen Akmonia, 2000 yılından itibaren çeşitli ihmal zincirlerinin kurbanı oldu. MÖ 9. yüzyılda Frigler zamanında kurulduğu bilinen antik şehirdeki 240 metrekarelik alanda bulunan paha biçilmez nitelikteki 2 bin yıllık mozaikler ve diğer tarihi eserler, zaman içinde ya tümüyle yok oldu ya da büyük ölçüde hasar gördü. Antik kentte yapılan kaçak kazılarla birçok eser çalınırken, alan üzerinde bağ kurularak tarım yapılmasıyla devam eden ihmaller, 2000 yılında mozaiklerin kurtarılması için başlatılan çalışmada yapılan hatalarla son noktaya geldi. Halen az sayıda mozaiğin bulunduğu antik kentte, Uşak Valiliği’nce başlatılan ve Konya Müzesi arkeologlarından Kasım Ertek başkanlığındaki bir heyet tarafından bu mozaiklerin kurtarılabilmesi için çalışma yürütülüyor. Kurtarma çalışmalarını yerinde inceleyen Uşak Valisi Kayhan Kavas, tüm gayretleriyle antik kenti kurtarmaya çalıştıklarını belirterek, “Antik kent için yapılabilecek her şey yapılıyor. Bu güne kadar süregelen ihmal zincirinin ardından uzman kişiler tarafından çalışma başlatıldı. Konya Müzesi’nden gelen ekip çalışıyor. Eser bulunduğu yerde korunabilecek. Teknik olarak ihmali olanlarla ilgili yasal işlemler yapılacaktır” dedi.

“TAM BİR CAHİLLİK”

Akmonia’da beraberindeki iki uzman ile kurtarma çalışmalarını yürüten arkeolog Kasım Mertek de antik kentin durumu ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. Antik kentin 240 metrekarelik gymnasium bölgesinde bulunan mozaiklerin paha biçilemez nitelikte değer taşıdığını, ancak bunların bir kasımının tarihi eser kaçakçıları tarafından çalınmış olduğunu bildiren Mertek, kalan mozaiklerin kurtarılması için 2000 yılında çalışma başlatıldığını söyledi. Ancak bu çalışmalar sırasında, yapılan hataların, hedeflenen kurtarma yerine vahim sonuçlar doğurduğunu belirten Mertek, şunları kaydetti: “Mozaikleri kurtarmak adı altında başlatılan çalışmada mozaiklerin tabanına çimento dökülmüş, mozaiklerin üzeri kireç çözücülerle temizlenmiş, bu tam bir cahillik. Daha sonra mozaiklerin üzerine naylon örtülmüş ve bırakılmış. Naylonun yarattığı sera etkisi sayesinde oluşan bitki örtüsü, kısa sürede mozaikleri parçalayıp, alanı tahrip etmiş. Yani 2 bin yıl bozulmadan bugüne gelen mozaikler kaçakçılar ve yetkililer tarafından mahvedilmiş. Bugün ancak 100 metre karelik alan görülebiliyor.”

Mertek, bölgenin çok önemli bir tarihsel mekan olduğunun altını çizerek, yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: “Gymnasium, içinde spor yapılan bir alan. Mozaikler 15 renkten oluşuyor. Kurtarabildiğimiz alanda dolgular yaptık. Horasan alçısı denilen gerçeğine uygun bir dolgu malzemesiyle zemini oturttuk. Avrupa’dan getirdiğimiz bir kaplama malzemesi ve Nevşehir’den getirdiğimiz taşlarla üzerini kapatıp hava şartlarından etkilenmesini önleyeceğiz.

Daha sonra üzerine çatı yapıldığında, bu malzemeler kalkacak ve sergilenebilir hale gelecek.”

Akmonia’nın tarihi geçmişi

Uşak’ın Banaz İlçesi’nin 10 kilometre güneyinde bulunan Ahat Köyü’ndeki Akmonia’nın, kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte MÖ 9. yüzyılda Frig beyleri ya da Lidya Kralı Manes’in oğlu Akmon tarafından kurulduğu tahmin ediliyor. Özellikle MÖ 3. yüzyılda önem kazanan kentin Lidya Krallığı’nın başkenti Sardes’ten Susa’ya uzanan Kral Yolu’nun üzerinde yer alan kent, para basma hakkını ilk elde eden kentler arasında yer alıyordu.

Arkeolojik açıdan oldukça önemli antik kentler arasında yer alan Akmonia’da, bölgede tarihi eser kaçakçıları tarafından yapılan kazıların ardından 2000 yılında başlatılan kurtarma kazısında 270 metrekare boyutlarında mozaikle kaplı gymnasium yapısı ortaya çıkarılmış. Bu alandaki mozaiklerden üzerinde Tanrıça Tyhke betimlemesinin bulunduğu bir kısmı çalınıp sonradan bulunan ve büyük ölçüde tahrip edilen mozaik, Türkiye’de bugüne kadar çıkarılmış tek parça en büyük mozaik olma özelliği taşıyor. Antik kentten kurtarılabilen ve gün ışığına çıkarılabilen eserlerin bir kısmı Uşak, bir kısmı da Afyon müzelerinde sergilenmekte.

Kaynak: Akşam

One Comment

  1. Önem verilmesi gereken fakat kimsenin alakadar olmadığı veya olamadığı uşak ve eğe bölgesinin kalkınması için büyük rol oynayacağına inandığım şimdilik toprak yığını ancak kazılırsa şehir olacağına inandığım bir yer.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir