Atatürk’ün arkadaşı Hasan Cemil Bey’in 1916 doğumlu kızı, dünyaca ünlü arkeoloğumuz Prof. Halet Çambel, tarihin kurtarılması için haftalardır gece gündüz çırpınıyor…
Türkiye’yi betonlaştıran “betonarme” düşkünlüğü, kentlerden ve kıyılardan sonra yaylalara, ormanlara ve dağlara da “çimento” yetiştirebilmek için eşsiz koruma alanlarına bile fabrikalar sıralıyor…
Fethiye’ nin cennet beldesi Üzümlü ‘deki ormanlık “yörük obalar” ına göz diken; Muğla ‘nın Yatağan-Bayır bölgesindeki bereketli topraklarında hazırlığı süren; Karacabey ‘in çevre düzeni planındaki “1. derece tarım alanı” nda bile “plan değişikliği” yaptırabilen; dahası Trakya’ daki yeraltı sularını koruma havzalarına inşa edilmek istenen çimento fabrikaları, son aylarda ortaya çıkanlardan bazıları…
“Betonlaşma pazarı” nın böylesine doğa düşmanı yer seçimlerine şimdi de “antik kentler” imiz eklendi. Osmaniye ilinde “kutsal şehir” olarak anılan 2500 yıllık “Hierapolis Kastabala” yerleşim alanını ve Kırmıtlı Kuş Cenneti’ ni hem arsa hem de “hammadde” olarak kullanmaya aday bir çimento fabrikası için, tam 15 ayrı kamu kurumu “ön izin onayı” vermiş bile!
Tarihsel alanda öncelikle “görüş” ünün alınması gereken Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ na ise haber bile verilmezken, 600 sayfalık ÇED raporunda herkesin bildiği Kastabala’dan tek bir satır söz edilmiyor…
“Osmaniye kalkınma projesi” denilmesine rağmen yüzde 65 yabancı sermayeli Universal Çimento AŞ ‘ye ait fabrikanın, Kastabala kentinin bir kısmıyla antik mezarlığının bulunduğu Kesmeburun tepesine inşa edileceği, aynı ÇED raporunu hazırlayanların ve onaylayanların umurlarında değil…
Halet Çambel’in girişimi
İşte böylesine “gerçekleri gizleyen” belgelerle yapılacak fabrikayı durdurabilmek için, bölgedeki Karatepe-Aslantaş kazılarının “yarım asır” dır başkanlığını sürdüren, dünyaca ünlü arkeoloğumuz Prof. Halet Çambel, aynı kazıdan arkeolog Murat Akman’ la birlikte kolları sıvadı.
İlk görüşmeyi 21 Şubat’ta valiyle yaptıklarında, aldıkları yanıt: “Yasal izinler tamam, yapılacak bir şey yok, ancak görüşü sorulmayan Adana Koruma Kurulu’na başvuru yapılabilir…” şeklindeydi.
Ardından Karatepe’ye gelen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü yetkilileri de aynı tavsiyede bulununca, 26 Şubat’ta Adana Koruma Kurulu’na dilekçe verdiler. Çambel’le birlikte Karatepe-Aslantaş Koruma Derneği, Osmaniye’deki Çukurova Doğa Derneği ve İstanbul’daki Arkeologlar Derneği de Kastabala’nın acele korumaya alınmasını istediler. Bu başvurular üzerine konuyu hemen genel müdürlüğüne ileten kurul müdürlüğü, bölgede yapılacak incelemelere bağlı kesin kararlar üretilmeden, alana hiçbir müdahalede bulunulmaması gerektiğini vurguladı.
Aynı süreçte Adana Barosu ise tarihsel bir alanda, koruma mevzuatı gereği kurulca inceleme ve değerlendirme yapılmadan verilen fabrika izinlerinin iptali için dava açma hazırlığını başlattı.
Sit ve ‘tahribat alanı’!
Aynı zamanda Ağa Han Mimarlık Ödülü alan 1910 doğumlu Nail Çakırhan ‘ın eşi ve Atatürk ‘ün yakın arkadaşlarından Hasan Cemil Bey ‘in (Çambel) kızı olan 1916 doğumlu ve ilk kadın milli “eskrim” sporcumuz arkeolog Prof. Halet Çambel diyor ki: “Bölgede inceleme gezisi de yaptık. Her tarafta antik kalıntılar var. O izinleri verenler de tarihin varlığını bildikleri halde Koruma Kurulu’na sormadan fabrikayı nasıl onaylarlar?”
Kastabala’nın kalesi, surları, 5000 kişilik tiyatrosu, stadyumu, tapınakları, hamamları, kaya mezarlarıyla Anadolu’daki en önemli antik kentler arasında bulunduğunu anımsatan Çambel, fabrikanın sadece inşaat sırasında değil, üretim sürecinde de çevredeki sitlerde tahribat yaratacağını şöyle özetliyor: “Çimento için gerekli kil, taş gibi doğal malzemeleri, Kırmıtlı Kuş Cenneti ve doğal alan ilan edilen alandan, Hemite Kalesi ve Bahçe köyüne kadar uzanan bölgeden almayı öngörüyorlar. Malzemenin nakli için de ağır vasıtaların geçeceği yol sit alanından ve kentin içinden planlanıyor…”
Bakalım, sadece Kastabala’ya değil, ülkemizin yaşayan en birikimli ve en çalışkan arkeoloğu, Cumhuriyetle yaşıt ulusal gurur kaynağımız ve dünya arkeolojisinin en tanınmış isimlerinden, hocaların hocası Halet Çambel’in bu “direnişi” ne de gereken “saygı” gösterilecek mi?
Kaynak: Cumhuriyet



5 Yorum
Köylü
Kesmeburun köyü muhtar adayı Efendi(Mustuk)Panpallı büyük bir çogunlukla seçimi önde götürüyor.Eski muhtar paniklemiş durumda.Yanında hiç kimse kalmadı.Tek çaresi muhtarlık mühürünü teslim etmek diyorlar.On yılda on oy alamaz diyorlar.Slm.
Fabrika yeri el degiştiriyor
İnsan istenmedigi yere gelmemeli.Size bir hatıramı anlatayım.Öğ
rencilik yıllarındayken bir ev tuttum.Oda sayısı fazlaydı,perdem
yetmedi.Boş odayı açtığımda penceremin demirlerinde üç kuş gör
düm.Yavaşca elimle dokundum.Karanlıkta kuşlar birden uçtu.Bir dahi gelmedi.Akşamları o odanın penceresine bakıyorum.Kuşlar
yok.Kendi kendime aceba buğün gelirmi diye bakıyorum.Ama kuş
lar gelmedi.Gözlerim hep orada kaldı.Çok üzüldüm.Halada hatırla
sam üzülüyorum.Keşke insanoğluda böyle olsa.Ne çare .Her lafı
söyle yine geliyorlar.Bir kuş kadar düşünemiyorlar………
Fabrika yeri el degiştiriyor
K A Ç T I L A R H E M D E A R K A L A R I N A B A K M A D A N K A Ç T I L A R. K Ü F Ü R E D E E D E K A ÇT I L A R. Yeni devralanlarda kaçacaklar…….
hasan akman
Öncelikle şunu belirtmek gerek:Kastabalaya kurulması planlanan çimento fabrikasının bulundugu yer,magaralar ve kaya mezarlarla doludur.Ciddi bir şekilde bakilırsa bariz şekilde gözle görülür.yani bu işin uzmanı olmaya dahi gerek yok. Dolayısıyla burda şunu düşünebiliriz;burası bir ÖREN yeridir,TARİHİ ESERLERLE dolu oldugu düşünülebilir.Bu eserler fabrika kurucuları tarafından tahrip edilecek yada kendi zimmetlerine geçireçeklerdir.Aynı zamanda çimento fabrikası için yeterli hammadde malzeme yoktur.(küçük tepeçik)
Kurulacak fabrikanın köye uzaklıgı 100-150 metre.Aynı zamanda kurulacak fabrika su kanaletine 30 metere yani dibinde.10 metre derinligindeki su kanalınada 100metre..Bu kanaletin yapılması için DSİ tirilyonlar hatcamıştır, dolayısıyla burası bir tarım alanıdır.1000 dekar zeytinlik ve bağlık bahçelik alan var.Hertürlü sulu tarım yapılmaktadır .10000 bin dönümlük sulu tarım arazisi de bu bölgede bulunmaktadır.
Ceyhan nehri havzasına mesafesi 1200 metredir,ayrıca İskenderun İlçesine içme suyu da bu bölgeden sağalnıyor.Küresel ısınmanın olduğu şu günlerde su kıtlığının olduğu zamanda ceyhhan havzası zehirlenecek.Dünyaca ünlü Kuş cenneti de burda bulunmaktadır.
ÇED raporuna imza atan kamu kurum müdürlerinin art niyetli olduğunu düşünüyorum.Bu kişiler hakkında soruşturma açılıp yargılanmasını istiyorum.
HALET HANIMA TEŞEKKÜRLER BÖYLE İNSANLAR OLDUĞU SÜRECE MEMLEKETİMİZİN SIRTI YERE GELMEZ.HALET HANIMIN YANINDAYIZ.
ismet
Sayın hocam ben Kesmeburunluyum. İsmim ve e-posta adresim bu değil sadece size teşekkür etmek için yazıyorum. Bizim köylüler çıkarları için kurulsun diyorlar ama sonlarını düşünmüyorlar. Size yalvarıyorum bu işe karşı olun ve bu fabrika kurulmasın oraları gezmişiniz ne kadar güzel bir turistlik yer yazık olmasın fabrika her yere kurulabilir ama tarihi yerler geri gelmez ilginiz için şimdiden teşekkür ederim.