Aliağa’nın kirli havası İzmir’in üstüne çöküyor

4 Dakika Okuma Süresi

İzmir’de hava kirliliğini sanayi tesislerinin baca gazlarının artırdığı belirtildi. Prof. Fethi Doğan,”Aliağa’dan yükselen dumanlar 2 bin metre yükselip hava akımıyla İzmir’e yöneliyor, Yenişehir, Hatay, Konak, Güzelyalı, Bornova’nın üstüne çöküyor” dedi.

aliaga.jpgİzmir’de hava kirliliğini konutlarda kullanılan vasıfsız kömürün yanısıra Aliağa’daki sanayi tesislerinin baca gazlarının artırdığı belirtildi. Konutlarda kullanılan vasıfsız kömürlerin sülfür ve suyunun alınmış olması gerektiğini söyleyen Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Fethi Doğan, “Bu yakıtlar İzmir’in kirliliğine kirlilik katıyor. Hava kirliliğini çıplak gözle görüyorum” dedi. Prof. Doğan, İzmir’de yakıtların, kalorifer kazanlarının, yakanların ve yakma saatlerinin çok sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiğini de vurguladı.

ALİAĞA ZEHİR ÜRETİYOR İzmir’de kirliliği artıran nedenlerden birinin yerleşim yerleri arasında kalan fabrikaların olduğunu da söyleyen Prof. Doğan, “Aliağa ise tam bir kirlilik merkezi. Beş demir çelik fabrikası, kağıt fabrikası, petro kimya tesisleri yüzlerce fabrika, zehirli dumanlarını filtrelerden geçirmeden salıyor. Bu dumanlar yükselip 2 bin metreden İzmir’in üzerine dönüyor. Oradan hortum gibi hava akımıyla gelip Yenişehir’in, Hatay’ın Konak’ın Bornova’nın Karşıyaka’nın üzerine çöküyor. Baca gazlarından şehrin içindekiler Aliağa’da yaşayanlardan daha çok etkileniyor” dedi.

ANKARA BURSA ÖNLEDİ Hava kirliliğinde 1. olan Ankara’nın ve 2. olan sanayi şehri Bursa’nın sıkı önlemlerle 5 büyük il içinde 4. ve 5. sıraya düştüğünü söyleyen Prof. Doğan, “İzmir’de de aynı tedbirler uygulanmalı. Kömür ve fosil yakıtlar yerine doğal gaz kullanımına geçilmeli. Filtresi olmayanlar yaptırılıp, istisnasız çalışması sağlanmalı. Özellikle geceleri sıkı kontrol altında tutulmalı” dedi.

Hava ölçüm rakamlarını gizliyorlar

Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fethi Doğan, İzmir’deki hava kirliliği oranlarının gizlendiğini belirtti. Kirlilik ölçümlerinin 1988 yılında Balçova ve Konak’taki iki istasyonla başladığını, rakamların kabul edilebilir ölçü olan metreküpte 120 mikrogramın üzerinde çıktığını söyleyen Prof. Doğan, “Hava kirliliği 160-170 olarak gelmeye başlayınca istasyon sayılarını artırdılar. 1992’den itibaren istasyon sayısı 8’e çıktı. Balçova ve Konak’a ilaveten, Güzelyalı, Karşıyaka, Bornova, Çamdibi, Buca ve Gürçeşme’ye hava ölçüm istasyonu kuruldu. 1992’de sekize çıkan istasyonların ölçüm rakamları yüksek çıkmaya devam edince problem kamuoyuna yansıdı. 1996’da aniden istasyon sayısı 5’e indirildi” dedi.

CİHAZLAR ORMANDA Ölçüm istasyonlarının yerlerinin de değiştirildiğini ve Karşıyaka’da fidanlığın içine, Bornova’da kampüsün bahçesine, Fuar’da yeşilin ortasına, Buca’da Hasanağa Bahçesi’ne, Güzelyalı’da da meteoroloji istasyonun tepesine koyulduğunu belirten Prof. Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2005 yılına kadar ölçüm rakamlarını 40-43 olarak yayınladılar. Bu rakamlar Paris’te Zürih’te yok. Halk anlamaz ama bilim adamı bunları kabul etmez. Çünkü hava kirliliğini görüyorum, kokluyorum, mevcut olduğunu biliyorum. Artık 2006’dan beri de rakamlar yayınlanmıyor” dedi.

Kaynak: Hürriyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir