AKM yıkılmaktan kurtulur mu?

3 Dakika Okuma Süresi

TBMM’den tartışmalarla geçen “İstanbul-2010 Avrupa Kültür Başkenti” yasasındaki AKM’yle ilgili “yıkım” maddesinin değiştirilerek yetkinin “Koruma Kurulu” na bırakılması, kamuoyuna “AKM Kurtuldu” şeklinde yansıtıldı. (Hürriyet-3 Kasım 2007)

Oysa yeni maddeye göre Koruma Kurulu, AKM’nin “korumak” yerine “nasıl yıkılabileceği” ni belirlemekten sorumlu!..

Çünkü yeni düzenlemede, binanın “simge değeri nedeniyle korumaya alınmış tescilli kültür varlığı” olduğu belirtilmediği gibi, bu yasal niteliği “yok” sayılarak yerine öngörülen proje tanımlanıyor…

Daha önce alınmış “yasal koruma kararına aldırmayan” yeni yasaya göre, Koruma Kurulu’nun “görevi” sadece “binanın parseliyle Büyükşehir Belediyesi’ne ait parsel ve eklenebilecek diğer belediye ve Hazine arazilerinden oluşacak alanda yeni bir AKM binası ve müştemilatlarının projesi” ne karar vermek…

Şimdi Koruma Kurulu’na böyle bir proje sunulursa, kendi yasasına göre “reddetme” yetkisi olsa bile, bu kararı “AKM yıkılamaz” gerekçesiyle alması, “yeni yasaya aykırı” sayılabilecek. “Beğenmemesi” durumunda ise yine AKM’nin yerine “nasıl bir tesis” yapılabileceğine dair “kurul önerisi” ni belirlemesi istenebilecek…
Kurul da ‘korumasız’

TBMM’den işte böylesi “riskli” ifadeyle geçen madde, üyelerinin çoğu Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca belirlenen ve üye değişikliklerinin kolaylıkla yapılabildiği Koruma Kurulu’nu “iki yasa arasında” bırakıyor.

2010 yasasındaki tanıma uygun “yıkım içeren” bir proje önerildiğinde, AKM için “aynen korunacaktır” diyebilecek kurul üyelerinin de “korunması” na yönelik herhangi bir hüküm yine yeni yasada yok!..

Kaldı ki yine maddedeki şekliyle “binanın parseliyle komşu belediye ve Hazine arazilerinden oluşacak olan alan” ı adeta yeni bir “proje arsası” şeklinde belirlemek ve hele buradaki “yapılaşma türü” ne tutup karar almak da milletvekillerinin işi değil.

Kentsel alanların kullanım kararı ancak “kentsel planlama” nın gerektirdiği bilimsel süreçlerle ve aynı konudaki yetkin kişi ve kurumların çalışmalarıyla alınabilir.

Sözün kısası, TBMM’de değiştirilerek yeniden düzenlenen yasa maddesiyle AKM “kurtulmuyor” . Hatta, İstanbul ve Taksim Meydanı da “yeni rant projeleri” nin baskısından kurtulamıyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ‘ün, yasayı bu gerekçelerle veto etmesi gerekiyor. Ancak “bilinen özelliğinden ötürü” bu olamasa bile, AKM’nin yasal kültür varlığı kararını yok sayan ve planlamayı şehirciliğin elinden alıp siyasilere devreden bu yasaya açılabilecek bir dava, sadece AKM’nin değil, diğer kentsel alanların da benzer siyasi müdahalelerden korunmasına yönelik önemli hukuksal kazanımlar sağlayacak…

Oktay Ekinci
Kaynak: Cumhuriyet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir