‘İzmir’i taçlandıracak bir projedir, Meclis kararına saygı duyuyorum, ancak İzmir’in kaybettiğini düşünüyorum.’ Alp

Mimar Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp ve ekibinin bir özel yatırımcı için Izmir, Basmane, Gaziler Caddesi eski Kulüp Sineması binasının arsasına de tasarladığı yedi yıldızlı Otel ve Kongre Merkezi ‘Taç Izmir’ projesinin gerçekleşebilmesi için yüksek katlı yapı öneren imar plan tadilatı Konak Belediye meclisi tarafından onaylandı.
Izmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Aziz Kocaoğlu bölgenin henüz arzu edilen düzeyde kalkınamamış olduğunu, Alp imzalı bu anıt-projenin çevrenin gelişmesine katkısı olacağını düşündüğünü ve projeye imkan tanıyan imar planı değişikliğini desteklediğini ifade etti. Ancak buna karşın bahis konusu imar planı tadilatı Büyükşehir Belediyesi Meclisi tarafından reddedildi.
Profesör Alp ise,
İzmir de birçok yüksek yapı denemesi yapıldı yapılıyor. Bu proje Izmir’i taçlandırabilecek, ‘İzmir’in simgesi olabilecek bir anıt-eser idi. Kapalı brüt alan yaklaşık 40.000 m2 idi. Sn. Aziz Başkan ile görüştükten ve onun desteğini aldıktan sonra gerekli imar planı tadilatını Konak İlçe Belediyesi ne sunduk. Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan Bey de projeyi destekledi. Ancak Büyükşehir Belediye Meclisi imar planı tadilatını geri çevirdi.
Meclis kararına saygı duyuyorum, ancak İzmir’in kaybettiğini düşünüyorum. Umarım konu TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca tekrar değerlendirilir. Bazı simge yapılar yer aldıkları şehirlerin önüne geçerler ve o kenti Dünya’ya tanıtırlar. Mimar jorn Utzon’un Sidney Opera Binası, Mimar Frank Gehry’nin Bilbao Guggenheim Müzesi bunlardan bazılarıdır ‘Taç Izmir’ de kanımca böyle bir eser idi. Expo adayı Izmir için güzel bir referans olurdu, inşallah da olur’ dedi.
Alp Mimarlar Tasarım



5 Yorum
alifuat
Bu ve benzeri yüksek binaların olması gerekir ve büyük kentleri diğer büyük kentlerle kıyaslanacak durumda tutabilir.Ayrıca turizm açısından yatak sayısını artırma ve kenti cazibe merkezi haline getirme faydaları olabilir ancak bu projeler etrafındaki binaların nefesini ve ışığını kesecek yükseklite olduğu için yavaş yavaş gelişim değil bütün çevrenin aynı anda kentsel bir dönüşüme tabi tutulması gerekir.Bölgenin yoğun trafiğide düşünüldüğünde şimdilik biraz geri bırakılması İzmirlinin rahat ulaşımı bakımından isabetli olmuş.
Haluk Savas
ilk dikkatimi ceken bu binanin kendi enerjisinin yuksek bir kismini kendisi uretebilecek bir alana sahip olmasi. Dis cephenin belirli noktalrda PV panolar ile kaplanmasi, gobekte ruzgar jeneratoru olusturulmasi, dis panolardan hem PV hemde bir nevi guneslik (isigi tamamen kesmeden tabiki) gibi faydalanmak (Sogutma masraflari vs) saniyorum ciddi bir ‘sustainaibility’ imkani taniyacaktir.
Anonim
Yüksek bina ile bir yer kalkınabilseydi, İstanbul’da Maslak göklere çıkardı. Bir sürü uyumsuz gökdelen, altları gecekondudan beter, yıllar ın deneyimi bu artık uyanalım. Yukarıdaki bina tam bir sorumsuzluk ve ben yaptım oldu örneği, korkunç bir yapı. Benzerleri çok daha estetik olarak İstanbulda Göztepede var. Buna rağmen onlar da korkunç. Çevreye üstten bakan ezen her yapı gibi.
Deniz Ceren
Mimari yapi sadece yukseklik ve goz-yakalayici formlar uretmekle bir sehre anlam kazandirmazlar. Tac-Izmir isimli bu tasarimin sadece bicimsel ilgi cekicilik disinda sehre ne sundugu merak konusudur. Oldukca siradan gorunen arazi-yapi iliskileri de ne tur bir yaklasim sunmaktadir, sorgulanir.. Mimarin da soyledigi gibi, bu yapi Izmir’in onune gecmeyi amaclamis bir objeden otesini cagristirmamaktadir. Kuresel siradan objelerden farkli durmamaktadir. Bu yapi, Izmir disinda herhangi bir yere yapilsa birsey degisir mi? Izmir’in birsey kaybettigini dusunmuyorum acikcasi..
Fatma Çakan
çok biçimci ve bana kalırsa epeyce etüd isteyen bir proje bu. ne için büyükşehirin durduğundan daha çok projenin “ham” oluşunu gözden kaçırmayalım.