Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde taşeron sisteminin sürmesi ve gerekil tedbirlerin alınmaması nedeniyle iş kazaları durmak bilmiyor. Selah Tersanesi’nde önceki gün yaşanan ve Deniz Kaşıkeman isimli işçinin yaşamını yitirdiği günün gecesinde bu kez Desan Tersanesi’nde iş kazası yaşandı. Kazada 31 yaşındaki Murat Çalışkan isimli işçi yaşamını yitirdi.

Alınan bilgiye göre, Murat Çalışkan, gece saatlerinde çalıştığı Tersaneler Bölgesi’ndeki Desan Tersanesi’nde, iskeleden, kaynak yaptığı geminin güvertesine düştü. Diğer işçilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Çalışkan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Çalışkan’ın cesedi, Tuzla Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Evli ve iki çocuk babası olan Çalışkan’ın cenazesi bugün memleketi Kahramanmaraş’ta toprağa verilecek.

Nedeni biliniyor önlem alınmıyor

Ölümlere ilişkin görüştüğümüz işçilerden montajcı ustası Hüseyin Yaman, ölümlerin en önemli sebebinin, son dönemde üretim ile birlikte iş yükünün de artması olduğunu söyledi. Tersane patronlarının üç kuruşluk iş güvenliği önlemlerinin giderlerini karşılamamak için işçilerin yaşamını hiçe saydığını belirten Yaman, “Bizim yıllardır söylediklerimizi, milletvekilleri de Çalışma Bakanı da gördü ama suçlu yine biz olduk. Onların söylediğine göre biz kendi kendimizi öldürüyoruz. Sacın altına kendimiz girip, iskeleden aşağı atlıyor ve ölüyoruz. Bütün bunların ne kadar saçma olduğunu herkes biliyor” dedi. Ölümlerin sebebini herkesin bildiğini fakat önlem almamakta ve aldırmamakta direttiklerini ifade eden Yaman, işçilerin insan gibi çalışıp insan gibi yaşamaktan başka bir isteğinin olmadığını söyledi.

13 yıllık tersane işçisi Muammer Ertan da çalıştığı süre boyunca 40’ın üzerinde ölüm duyduğunu, üç tanesine de tanık olduğunu belirtti. Bu ölümlerin tek sorumlusunun tersanelerdeki taşeronluk sistemi olduğuna dikkat çeken Ertan, “Taşeron gece gündüz demeden biz işçileri köle gibi çalıştırıyor. Onlar 47 tane tersane patronu ama örgütlü, biz ise binlerce işçi dağınık örgütsüzüz. Böyle olunca da onların gözünde ölümleri hak ediyoruz” diye konuştu. Bu durumun böyle gitmeyeceğini söyleyen Ertan, bütün işçilerin var gücüyle ölümlerin son bulması için çalışması gerektiğini kaydetti.

Tersanelerdeki ölümlerin sebebini işçilerin de, meclis komisyonu üyelerinin de, Başbakan’ın da bildiğini ifade eden Hasan Ergün isimli işçi ise “Çünkü kendileri geldi, buraları denetleyip ölümlerin sebebinin taşeronluk sistemi olduğunu söyledi. Onlarda biraz vicdan biraz merhamet olsa, taşeronluk sistemini derhal kaldırırlar” diye konuştu. Bildiği 100’e yakın ölümün içinden sadece üç veya dördünün kadrolu işçi olduğunu belirten Ergün, tersane patronlarının taşeron işçisini kendi elemanı olarak görmediğini ve önlemlerle ilgilenmediğini söyledi. Tersanelerdeki ölümlerin istenildiği takdirde durdurulabileceğini ifade eden Mehmet Sönmez adlı işçi ise, bunun şartının taleplerinin yerine getirilmesi olduğuna dikkat çekti. Tersanelerde işçi çalıştırmanın bir kuralı olması gerektiğini söyleyen Sönmez, “Bordrolu ve sigortalı çalışılmalı. Bu açıdan en önemli yolun her tersaneyi denetleyecek deneyimli işçilerden oluşan komisyonlar oluşturulması. Böyle olursa bakın işçilerin denetlediği yerde ölümler oluyor mu?” diye sordu.

Peki kim engelleyecek!

Bu arada Çalışma Bakanı Faruk Çelik, Tuzla’deki iş kazaları ve işçi ölümleriyle ilgili dün şu açıklamayı yaptı: “20 tersane olması gereken yerde 50 tersane olursa ve bu şekilde ruhsatlandırılırsa o karmaşa içinde ne yazık ki bu üzücü olaylar cereyan etmeye devam edecek.” Çelik, bakanlık olarak yapılması gerekenleri, yasal, idari ve teftiş anlamında üzerlerine düşeni yoğun şekilde yaptıklarını ileri sürdü.

Bakanın beğendiği önlemler devrede!

3 Eylül 2007’de Bekir Özmen isimli işçinin iş kazasında yaşamını yitirmesi ve bu kazanın 5 günde yaşanan beşinci ölüm olması, dikkatleri Tuzla tersaneler bölgesine çekti. Kamuoyunda tepkinin yükselmesi sonucu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik 7 Eylül 2007’de bölgeye giderek incelemeler yapmak zorunda kaldı. Bakanın bölgedeki incelemeleri kapsamında ilk ziyareti, Bekir Özmen’in iş kazasında yaşamını yitirdiği Desan Tersanesi’ne oldu. Yaptığı incelemelerin ardından “Tersaneyi ve önlemleri beğendiğini” söyleyen Çelik, iş kazaları konusunda ise “Teftişler sonucu tespit edilen hususlar var. Örneğin elektrik, hava basıncı ve yangınla ilgili bazı bulgular var. Bunları gelişen Türkiye şartlarında son derece normal karşılıyoruz” açıklamasını yaptı.
Ziyareti sırasında işçilerle görüşmeyen Çelik’in bu sözleri büyük tepki topladı. Çelik’in incelemelerinin ardından sorunların taşeronluk sisteminin getirmiş olduğu sıkıntılardan kaynaklandığını, işçi-işveren ve sendikalarla beraber bu sorunun çözümünün birlikte değerlendirileceğini söylemesine ve tersanelerde iş cinayetlerinin bütün hızıyla sürmesine rağmen bu güne çözüme ilişkin adım atılmadı.

16 Haziran’da grev var
Limter-İş Tuzla tersanelerinde yaşanan iş cinayetlerine karşı 16 Haziran’da greve gideceklerini açıkladı. Sendikadan yapılan açıklamada patronların ısrarla önlem almadıklarına dikkat çekildi. 16 Haziran’da greve çıkma kararı alındığı dile getirilen açıklamada, grevde şu taleplerin dile getirileceği bildirildi: “Tuzla tersanelerinin denetimini sendikamız Limter-İş, TMMOB, TTB, Baro, Çalışma Bakanlığı ve GİSBİR’den oluşan bağımsız bir komisyon yapsın. Ağır ve Tehlikeli İş Kolu Yönetmeliği uygulansın. Taşeronluk sistemi kaldırılsın. 7.5 saatlik iş günü uygulansın. Sigortalarımız ana firma tarafından ve aldığımız ücret üzerinden yatırılsın. Gurbetçi işçilere sağlıklı barınma evleri sağlansın. Sendikamıza tersanelerde temsilcilik açma hakkı tanınsın.”

Kaynak: Evrensel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir