26 Mayıs 2009 tarihli GÖZLEM yayınımızda Ankara Kızılay Meydanı, Kızılay Binasının özellikle “boş” durmasını konu edinip, Ankara’nın en önemli meydanında üstelik bir yarışma sonucu elde edilmiş proje sonucu yapılmış olan binanın boş kalmasının kentin içinde boşluk yarattığını vurgulamış, “boşluğun” gözlemini yapmıştık.
Yenişehir’de Tarihi Kızılay Binası
26 Mayıs 2009 tarihli GÖZLEM’de sözlerimiz kısaca şöyle başlamış:
“Ankara’nın merkezi dendiği zaman şu anda şaşırmadan herkesin ortak bir kanısı vardır. Bu merkez Kızılay’dır. Kızılay Meydanı dediğimiz büyük taşıt ve yaya kavşağıdır.
Ankara’nın kent merkezi olan Kızılay Meydanında bulunan ve 1979′da yıkılan Kızılay Binası geniş bahçe içinde, zamanında da meydana ismini veren bir binaydı. Bu üç katlı olarak inşa edilmiş ve başkentin simgelerinden biri olan Kızılay binası, üstelik 1930 öncesi yapılmış tüm binalar gibi “tarihi eser” olarak tescilliydi. Ama Yüksek Anıtlar Kurulu’nun ( bazılarına göre çoğunluk olmadan…) yaptığı bir toplantıda apar topar “Tarihi eser değildir” kararı çıkarıldığını ve binanın kısa sürede yerle bir edildiğini öğreniyoruz.”
Yıkılmadan önce Kızılay Binası ve Kızılay bölgesi
Kızılay meydanına bakan Soysal İş Hanı henüz yapılmamış...
Görüldüğü gibi bir anlamda “apar topar kurul kararıyla yıkılan tarihi Kızılay Binası” için 2009 da yapılan GÖZLEM’de Kızılay binasının yıkılma kararının altında imzası olanların açıklamalarını, daha sonra burası için yapılan yarışma projesini, projeye katılan ve ödül alan projeleri, şimdi uygulanan 1. Proje ve mimarları Nesrin Yatman-Vedat İşbilir-Affan Yatman’ın hem projeleri hem de görüşleri bu gözlem belgelemesinde yer almıştı.

Kızılay’daki meşhur Gökdelen ya da Emek Han henüz hiçbir eklenti almamış
Bu defaki GÖZLEM içinde bu yılın başında hizmete giren Kızılay İş Merkezi’nin son durumu üzerine gelişecek. Otuz iki yıllık bir öykünün son aşamalarıyla bugünkü performansına göz atacağız.
1950 lerde Kızılay Meydanında toplanmış kalabalıklar
BU GÜNE NASIL GELİNMİŞ…
Kızılay bölgesinin 1990 lardan itibaren Ankara’nın mecburi bir kavşağı olmasından öte kan kaybettiği, eski işlevsel ve prestijli özelliğini yitirmesini, bir anlamda değişen dünyanın ve ülkenin alışveriş-ticaret-sosyal ortamına uyum sağlayamayan, yaşatılamayan bir merkeze dönüşmesi ayrı bir başlık altında ele alınmalıdır.
Şimdi Ortak Girişim Grubu tarafından 25 yıllığına işletme hakkının elde edildiği binanın, inşaatı tamamlandı ve Ocak 2012 sonunda hizmete girdi.
Hizmete alınan bugünkü Kızılay binası
20 bin metrekare alana sahip olan ve günde 50 bin kişinin ziyaret etmesi öngörülen Kızılay Alışveriş Merkezi’nde, birçok büyük markanın da aralarında olduğu 110 mağaza yer alıyor. Çocuk oyun alanları, eğlence merkezleri, yeme içme mekanları bulunan Kızılay Alışveriş Merkezi’nin, 300 araçlık otoparkı bulunuyor.
Affan Yatman’ın 1980 yılında birinci seçilen projesiyle yapımı planlanan ve çeşitli anlaşmazlıklar nedeniyle temeli, ancak 1993 yılında atılan bina, 1999 yılında yap-işlet-devret yöntemiyle 25 yıllığına bir mağazaya kiralandı. Mağazanın 2001 yılında yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle inşaatına devam edemediği bina, Türk Kızılayı ile söz konusu mağaza arasında dava konusu oldu.
32 yıl sonra kullanıma sokulan kent merkezindeki bina
2003 yılında taraflar arasındaki sözleşmenin iptal edilmesiyle ortada kalan bina, 2009’da ise bugünkü yatırımcısı Karsaklar-Sementa Tekstil-Tango Tekstil-Renkyol Yapı-Güvensoy İnşaat Ortak Girişimine 114 milyon 202 bin 479 dolar karşılığında 25 yıllığına kiraya verildi.
Yeni Kızılay Binasından Kızılay meydanına bakış
KIZILAY BİNASI ve YARIŞMA PROjELERİNİN KADERİ
Bu gün yayına koyduğumuz ve Yazı-Yorum bölümünde yer alan “Ankara’ya Selçuklu Giydirmesi” başlığı altındaki yazının Kızılay Binasını da konu alan bir bölümü var. Ankara’daki kamusal yapıların Cumhuriyet dönemi sonrası en kökten farklı ve belirli bir ideolojik tavrı içeren yaklaşık on yıla dayalı ‘tercihin’ sonucunda Ankara’ya çeki düzen vermeyi, biçimsel olarak kamusal alanı yeniden belirlemeyi tasavvur ettiği gerçeği mimarlık kamuoyunun bildiği bir gerçektir.
Bugünkü Kızılay Binası’nın tasarımını Ankara’nın şeklini değiştirmek isteyen mevcut iktidar yönelimi ile ilişkilendirmek şüphesiz doğru olmaz. Ne zamanlama açısından 1980’de yapılan bir proje yarışmasının bugün başta Adalet Sarayları ve kamusal yapılardaki “Selçuklu benzetmesi” furyasıyla eşlemek mümkün ne de Affan Kırımlı tasarımının biçimsel özelliklerini bu çerçevede ele alınması mümkün.
Kızılay AVM nin içinden
Kızılay binasının yıllarca yapılamaması, yapıldıktan sonra Kızılay kurumu ile yapımcı firma arasında davalara konu olan mesele yüzünden uzun yıllar kent merkezinde oldukça büyük bir bina ve alanın “inşaat sahası” olarak kalması sadece kentlerimizi imar yönetmelerini yeniden gözden geçirmemizi gerekli kılmıyor. Aynı zamanda yarışma projelerinin daha sonra niye zamanında bitirilmediğini, neden bazılarının yok sayılabildiğini, neden bir kısmında yarışma kazanmış olmasına rağmen müellifi bezdiren kurum önerilerinin mimarı zor duruma soktuğunu… konuşmak da gerekir.

Belki mimarların bu sorunlarına sahip çıkması gereken kurumların da (mesela meslek odası) olması lazımdır.

Kızılay binasının içinden boşluğa bakış
KIZILAY AVM
Kızılay binasının 1980lerin tasarımı olduğunu biliyoruz. Tasarlandığı yıllarda bitirilmiş olsaydı muhtemelen 1980 lerde o büyüklükte Ankara’nın en gözde alışveriş mekanı, çekim alanı olacağı söylenebilirdi. 30 yıllık bir geçmişiyle bugüne gelmiş, kendine göre bir gelişim noktasını temsil edebilirdi. Oysa zamanında yaptırılmaması sonucunda Ankara kent merkezinde hem bir kara delik oluşmuş hem de “zamanı” geçirilmiş, AVM tanımının olmadığı bir dönem ülkenin en büyük iş merkezlerinden biri hatta ilki olarak düşünülmüş yapı son onbeş senede yüzlercesi yapılan AVM ler yanında kapasite ve içinde yere alan özelliklerine göre ikinci ligde kalmıştır.
AVM nin içinden avlu ve avluyu geçen köprüler
Herhangi bir AVM yi GÖZLEM bölümünde ‘sevdirmeye’ çalışacak değiliz, bunu yapan günlük gazetelerin “EMLAK” bölümleri ve magazin sayfaları var. Özellikle günümüz alışveriş dünyasının ‘mabetleri’ olarak tanımlanan AVM lerin gelecekte nasıl konumlanacağı, istikballerinin ne olacağı tartışmalarını bir kenara bıraksak bile en azından kentlerin çeperlerinde yer almaları, kent merkezinde bulunmamaları gerçeği konuya insaflı bir bakış, yaygın bir görüş sayılmalıdır.
Soğuk bir kış günü Güvenpark’tan Kızılay Binası görünümü
Kızılay AVM avlusunun ışık alan üst çatı örtüsü
Bu günlerde açılan Kızılay Binasını, Ankara’nın Kızılay Meydanına ne iyi oldu da bir AVM açıldı diye değil, yıllarca boşaltılmış bir parçanın halkın kullanımına sokulmasından ve uzun yıllar önce tasarlanmış bir projenin hayata geçmesinden teselli bularak tekrar gündeminize sunuyoruz.

Akşam Kızılay Meydanı ve bina…
Hazırlayan : Mimdap











5 Yorum
sinan u
Başkent’in şehir merkezi – nirengi noktası olan Kızılay Meydan’ında bir AVM ile ; kutsanan beton ve inşaat endüstrisinin hem ekonomide hem de siyasi çizgide en önde olması , AVM ile topluma dikte edilen tüketim çılgınlığının bir başkentin en merkezi yerinde beton ile harmanlanması ile sembolize edilmektedir.
Olması gereken ; bu yapının – yeraltı otoparkı hariç – yıkılarak, kent meydanı haline getirilmesi ve kenti karakterize eden anıtlar ile süslenmesidir .
Adalet
Bu kötü AVM n8n yıkılıp eski kizilay binasinin aslina uygun yapılmasını çok ama cok arzu ediyorum.
Leman Ardogan
Kızılay meydanımı geri istiyorum. İnsanların rahatca yürüyebildiği, ayaküstü sohbet edebildiği, yemek yediği, oyun oynadığı, hoşca vakit geçirdiği meydanı geri istiyorum.
serpil uzun
Ankara için Kızılay özel bir alan ve bana kalırsa günden güne eski kalitesine kavuşacak. Kızılay binasının açılması bence çok olumlu oldu.
Anonim
En nihayet, ancak lakin şu an Ankaranın her yerinde bundan çok daha devasalları, ölçü ölçek kaçırmışları ve çekicileri yapıldı.
Bu ucubeyi yıkalım, yerine eski Kızılay binasını yapalım.
Atatürk bulvarındaki binaları traşlıyalım, insani boyutlara getirelim.
En iyi mağazaları getirelim, her üç mağazadan birisinin kitapçı olmasını sağlayalım, büfeler olsun, oturma yerleri olsun, hatta gelip geçenlerin hatırını soran ağaçlardaki kuşlar bile olsun.
Ankara yaşanır bir yer olsun tekrar.