‘Mimarın’ İzleniminden Bozcaada
Nufusunu özellikle yaz aylarında birkaç katına çıkaran, ama özellikle uzun bayram tatillerinde 40-50 binlere çıkararak rekor kıran güzel, çekici, otantik, tarihi, hoş,… bir yerleşim yeri Bozcaada. Üstelik de bir ada.
Mimarın gözünden ya da herkesin gözünden Bozcaada’ya baktığımızda, altında bir ekonomik canlılığı, tarihsel envanteriyle turizm potansiyelini gösteren, yaşayan, gelişmeye açık, rağbette olduğu için ileriye güvenle bakabilme imkanı taşıyan bir ada.

Adanın otantik özelliklerini değiştirmeden taşıyabileceği, doğal değerlerini bozmadan kendini var edebileceği kritik aralık umarız bozulmaz.
BOZCAADA’YA YAKLAŞIRKEN
Bozcaada, isimi üzerinde bir ada ve Geyikli’den kalkan feribot ile yaklaşık yarım saatte adaya ayak basabiliyorsunuz. Daha feribotla yaklaşırken iskele ve doğal limanının hemen yanıbaşındaki kalesi ile gelenleri karşılıyor. Aslında fazla yeşilliği olmayan bir bozkır bir ada görünümü var uzaktan. Yaklaşıp karaya ayak basınca küçük ve kendi ölçeğinde şirin bir kasabaya geldiğinizi anlıyorsunuz.

Balıkçı lokantaları, park, kaleye giden bölüm geçilince bir ayrım noktası ve meydan ile kasabanın içinde kendinizi buluyorsunuz. Anlatılanlara göre Bozcaada Rum ve Türk mahallesi olarak ikiye ayrılıyor. Geçmişte yaşam kümelenmesinden dolayı belirginleşen bu fark bugün görülmese bile Rum mahallesi bölümünün belirgin korunmuş ya da yenilenmiş mimarisi ile daha öne çıktığı, kilise ve çan kulelsiyle de kendi bölgesini anlattığı söylenebilir.
Bozcaada sokaklarından çeşitli görünümler
Rum Mahallesi bakımlı evleri ve sokakları ile genele göre daha dikkat çekici duruyor. Bozcaada yerleşim yeri düzenindeki sokakların birbirini dik kesmesi kentin okunmasına düzenli bir hava veriyor. Mahallenin tam ortasında bir kilise ve saat kulesi yer alıyor. Tepeden aşağı doğru yerleşen yapıların bir bölümü turistik amaçlı pansiyon-konaklama tesisi olarak görev yapıyor. Aşağı doğru yeme içme mekanları, sokaklara atılmış masalarla kendini gösteriyor.
Türk Mahallesi, kıvrımlı sokakları ve ahşap evleri ile Rum mahallesinden daha farklı bir özellik gösteriyor. Burada daha az turistik mekan bulunuyor. Son yıllarda yeni açılan pansiyon ve otellerin sayısında artış görülüyor.
Bir Bozcaada evinin en “yalın” hali. Hala köşeyi tutmuş yerini kaybetmek istemiyor.
ADANIN YERLEŞİMİ ve UYGUNSUZLUKLAR
Bozcaada yerleşimi ada bütünü içinde aslında mink bir yer kaplıyor. Bu bölümün bütün sokaklarına girip çıkmak ve bütünüyle adayı dolaşma bir birbuçuk saatte tamamlanabilir. Küçük bir yerleşimden bahsediyoruz yani.
Burada yıllara dayalı bir ölçek ve yine kendine has dar sokakların kenarlarına dizilmiş genellikle iki katlı bahçeli evlerin tanımlı bir büyüklüğünün bulunduğunu belirtmeliyiz. Bu evlerin kapılarının çoğunlukla açık olması, geceleri içerideki sohbetin dışarıya taştığı, sokakta komşuların oturup kahve içtikleri, günlük ilişkilerini sokakta sürdürdükleri geçmiş yaşam biçimlerinin halen Bozcaada’da devam ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Son zamanlarda geleneksel yerleşim bölgesinin daha üstünde ama feribotla yaklaşırken kolayca görülen standart betonarme askeri birlik lojmanlarıyla yine son zamanların ürünü kaymakamlık hizmet binasının bu güzel kasabanın dokusuna hiç uygun düşmediğinin altını çizmeliyiz.
BOZCAADA TARİHİ
Antik çağda Leukophrys, Yunan Mitolojisinde Tenedos adıyla anılan Bozcaada, stratejik konumundan dolayı çağlar boyunca birçok kez istilaya uğramış ve el değiştirmiş.
Adadaki nekrapol sahasında yapılan kazılardan anlaşıldığı üzere adanın tarihi M.Ö. 3000 yıllarına dayanıyor. Adanın bilinen ilk sakinleri Pelasg’lar. Daha sonra sırasıyla Fenikeliler, Atinalılar, Yunanlılar, Persler, Büyük İskender, Bizanslar, Cenevizler, Venedikler ve Osmanlılar olarak sıralanıyor. Sonra da Kurtuluş savaşı sırasında Türkiye’nin bir parçası olarak Ege’de kalan ender adalardan biri olma özelliğini taşıyor.
Bozcaada tarihi kalesinden farklı görünümler. Kalenin esaslı bir onarımdan geçtiğini de burada belirtmeliyiz.
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinden sonra Bozcaada, Türkler için önem kazanmış ve 1455’te Osmanlı topraklarına katılmış. Bu tarihten itibaren Osmanlılar ve Venedikliler arasında Bozcaada için mücadeleler olmuş ve adanın hakimiyeti zaman zaman Venediklilere geçmiş.
Osmanlı yönetiminde geçen uzun bir dönemden sonra, Balkan Savaşları sırasında 1912’de Yunanistan tarafından işgal edilen ada, 1923 Lozan Anlaşmasıyla Gökçeada ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmış.
Arkeolojik Çalışmalar
Tenedos antik kentinin bugünkü yerleşim alanının hemen hemen altında kaldığı düşünülmektedir. Yerleşim alanının dışında ise adanın güney kesiminde Nekrapol-mezarlık alanlarının varolduğu düşünülmektedir. Ancak adanın hemen her bölümünde yerleşim alanları dışında tek tek az sayıda mezarlara rastlanmaktadır.
Şimdiye kadar yapılan tekarkeolojik çalışma ada merkezinde yapılan nekropol(mezarlık) kazısı.Çanakkale Arkeoloji Müzesi tarafından 1959, 1968, 1990-92 yıllarında kazılan nekropolde en eski İ.Ö. 3000’e ait mezarlar bulunmuştur. Daha sonra Rumlar ve Osmanlılar tarafından da mezarlık olarak kullanılan nekrapol, son yıllara kadar çok fazla tahrip edilmeden gelebilmiştir.
Nekropol sahası, Halk Eğitim binasınınkarşısındaki boş alanda bulunuyor. Kazılan çukurların içinde farklı boylardataş mezarlar görülüyor. Mezarlardan çıkarılan ölüye ait eşyalar ÇanakkaleArkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Tenedos parası
Bozcaada’da çok eski zamanlarda önemli bir darphane bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunun sebebi Bozcaada’ya ait özel paraların bulunmasıdır. Gümüş olan bu paraların Perslerden daha önce basılmaya başlandığı, daha sonra da devam ettiği tahmin edilmektedir. Paranın bir yüzünde Zeus ve Hera’nın yarım yüzleri, diğer yüzünde çift balta, şarap kadehi ve üzüm salkımı bulunmaktadır.
Meryem Ana Kilisesi
Kentin en önemli mimari yapılarından biri.
Meryem Ana Kilisesi çan kulesi
Bozcaada’daki Rum Ortodoks cemaate ait, ibadete açık olan tek kilisedir. Rum Mahallesinin tam ortasına konumlanmıştır. Giriş kapısında 1869 tarihi okunan kilisenin, ilk yapılış tarihinin Venedikliler zamanına kadar uzandığı düşünülüyor.
Kule ve kiliseden başka bir görünüm
Avlusundaki 4 katlı çan ve saat kulesi zamanın aşındırmasıyla yer yer yarılıp parça düşürmeye başladığından, 1980’lerde kısmen sökülmüş ve kule metal kafes içine alınmıştır. Yüksekliği 23.8 mt. olan kilisenin kulesini restore çalışmalarına 2006 yılında başlanmış ve 2007 yılında tamamlanmıştır. Bu çan kulesiyle ada merkezi eski silüetine kavuşmuştur. Kilisenin içini görmek için tek fırsatınız Pazar sabahları 8‘de yapılan ayindir. Onun dışında ziyarete kapalıdır. Kilise yapısı ve çan kulesi Bozcaada ile simgeleşmektedir.
Köprülü Mehmet Paşa Camii
Venedikliler döneminde yıkıldığı tahmin edilen bir cami daha sonra sadrazam Köprülü Mehmet Paşa tarafından 1655’de tamir edilmiş ve onun adını almıştır. Osmanlı mahallesinde yer alan cami yıllar içinde çeşitli onarımlar geçirerek günümüzde varlığını sürdürmektedir.
Alaybey Camii ve Hamamı
Adanın önemli yapıtlarından biridr. Çocuk parkı karşısında, kırmızı kesme taştan yapılmış olan bir camidir. İnşa tarihi kesin bilinmemekle birlikte, 1700 yıllarında yapıldığı tahmin edilmektedir. Caminin avlusunda ufak bir mezarlık bulunmaktadır. Burada 14 tane mezar vardır. Bunlardan biri Osmanlı’da sadrazamlık yapmış olan Halil Hamit Paşa’ya aittir. İbadete açıktır.
Alaybey Cami görünüşü
Köprülü Hamamı
Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa tarafından yapılan Köprülü Mehmet Paşa Camii’nin ( Yalı Camii ) yakınında “çifte hamam” tarzında yaptırılmış..
Namazgah
Türk Mahallesinde bir zamanlar toplu namazların kılındığı şimdi ise park olarak kullanılan alandır. Yapılış tarihi bilinmeyen açık namazgahın kıble taşı kayıptır.
BOZCAADA KARGALARI
“Bozcada’nın kargaları şehirlerimizde gördüklerinizden farklı bir cins.Tüm kargalar içinde en küçük ve en tiz sesli olan, beyaz ya da mavimsi gri gözleri ve gri ensesi ile dikkat çeken bir cins bu. Ada halkı bu zeki hayvanlarla içli dışlı yaşıyor. Çay bahçesinde otururken masanıza konacak kadar cesurlar ya da adalıların bir şarap markasına ismini verecek kadar ilham verici…”
İşte objektifimize ‘yakalanan’ söz konusu mavi-gri gözlü karga…
Bu alıntıyı Bozcaada tanıtımı linkinden. Aynı tür renkli gözlü kargaların İstanbul’da da olduğunu, sadece Bozcaada da yaşamadığını yine bu gözlemin bir notu olarak buraya iliştirelim.
MÜZE…
Bozcaada Müzesi, ziyaret ettiği yeri yakından tanımak isteyenler için eşi bulunmaz bir fırsat. Ada günlerinizi daha anlamlı kılmak istiyorsanız adaya gelir gelmez yapmanız gereken ilk şey bu müzeyi ziyaret etmek!

Tarihi boyunca değişiklik göstermiş, zamanında Bozcaada’nın en yüksek binası olan, üst katı sonradan iptal edilen şimdiki Bozcaada Müzesi binası
Bozcaada Müzesi alıştığımız soğuk görünümlü müzelerden değil. Eserlerin zevkli sunumu ve ilgi çekici açıklamaları ile gezmesi keyifli bir müze. Üstelik bir kere gezdikten sonra unutulacak bir yer de değil! Çünkü müze koleksiyonu yerinde durmuyor ve her geçen gün genişliyor.
Adanın geçmişini ortaya koyan müze, tamamen bireysel girişimlerle kurulmuş. M.Hakan Gürüney’in araştırmacı kişiliği ve Bozcaada’ya olan sevgisi bir araya gelince ortaya alışılmışın dışında bir müze çıkmış. Gürüney, bu küçük adanın son derece ilginç ve zengin bir tarihi olduğunu öğrendiğinden beri adayla ilgili kültür varlıklarını toplamaya adamış kendini. Kendi deyimiyle Bozcaada’nın belleğini oluşturuyor bu müzede.

Hakan Gürüney’in Bozcaada kitapları
Müze mağazasından kitap, katalog, kartpostal, antik dönem replika Tenedos sikkelerinden yapılmış kolye, küpe, yüzük, seramik kupalar gibi adayla ilgili hatıralık eşyalar alabilirsiniz.
Mimdap yayın ekibi olarak sayın Hakan Gürüney’e yapmış olduğu bu değerli çalışmalardan dolayı bi de teşekkür ediyoruz.
Bozcaada Müzesi’nde sergilenen koleksiyondan bazı başlıklar şu şekilde:
• Eski Bozcaada fotoğrafları
• Osmanlı döneminden kalma obje ve evraklar
• Çanakkale Savaşı’nda üs olarak kullanılan Bozcaada’da yabancı ülkelerin bıraktığı her türlü malzeme ve belgeler
• Bozcaada’lı Rum ve Türklerin evlerinde ve işyerlerinde kullandıkları eşyalar ve hikayeleri
• 1925-1965 yılları arası Bozcaada’lı esnaflara ait canlandırma köşeleri : doktor, marangoz, duvarcı, terzi, ayakkabıcı, demirci, fıçıcı, küfeci, meyhane, kahveci
• Denizciler, kaptanlar, süngercilere yönelik objeler, hikayeler, fotoğraflar
• Bağcılık ve şarapçılıkta kullanılmış çeşitli aletler, belgeler, etiketler, eski ada şaraplarından oluşan şarap mahzeni
Bozcaada Sokaklarından görünümler…
Bozcaada sokaklarındaki sıralı evler…
Bozcaada denince akla gelen şeylerden biri de şarap elbette
Bozcaada’da akşamlar da ışıklı ve renkli
Günlük dinlenme ve buluşmalarda büyük çınarın gölgesindeki “Çiçek Pastanesi” vazgeçilmez uğrak noktalarından biri belki de
Bozcaada sokaklarında dolaşırken sürprizlere açık olmak gerekir

Bozcaada Kalesi ve çevresi
Yayına hazırlayan: Mimdap
























14 Yorum
feridun
1983 senesinde donanmaya bağlı çıkarma 119 gemisi ile feribot seferi hizmeti veren mürettebat gemi çavuşu feridun erhalde filonun en şanslı kişileri olarak adada yaşadığımız o günleri hala anlatırım aileme ve yakınlarıma tüm ada sakinlerine sevgi ve mutluluk dolu yaşam diliyorum..
kemal furuncı
Bozcaada’da Rum Mahallesi’nde , mükemmel bir mimariye sahip gerçek orjınal bir Rum Evi’nde konaklamak istiyorsanız size Nar Adaevi’ni ( http://www.narbozcaada.com ) öneririm.
kemal Furuncı
Mimar
necibe polat
Tanıtım başta olmak üzere senenin her mevsimi turizme açılması için Bozcaada’ya daha çok şey yapmak lazım gelir. Daha fazla duyarlılık ve hizmet lütfen.
Gulcin Kucukkaya
Turizm açısından destek ve ilgi bekleyen bir kasaba…
Ekrem Çalışkan
Çok güzel bir belde diye düşünüyorum Bozcaada için. Geleceği de parlak bence. Orasının biblo gibi korunarak turizme hizmet vereceğine inanıyorum.
Funda Atilla
Geçen yaz o güzel adadaydık.Adadan dönen gemide olmayı hiç istemedik.
Heredeot “Tarnrı insanları uzun ömürlü olsunlar diye Bozcaada’yı yaratmış.” demiş.Ne doğru söylemiş.
Bir de Yel değirmenlerinin en azından bir tanesinin aslına uygun olarak restore edilerek canlandığını da bir görsem ne güzel olur.Yine gideceğiz o güzel diyara inşallah.
Hatice Karakaş
Bozcaada’yı çok merak ediyorum, hep överler. Bu kadar güzel mi gerçekten.
T.Kanik
Çok üzüldüm tepeye yapılan beton binalara. Keşke olmasaydı demek kurtarmıyor. Yazık olmuş.
Gül Esen
Bakir bir yer, doğası bozulmamış, tarihi dokusu kendini korumuş ve asıl kent merkezinde yeni eklemeler fazla düzeni bozmamış, dikkat edilmiş bir yer Bozcaada. Hükümet binası, lojmanlar falan felaket gerçekten onları saymıyorum.
Bu halinin geliştirilmesi halinde Bozcaada ileriki zamanlarda marka bir ada olacaktır düşüncesi taşıyorum.
hilmi ünal
Çok önemli bir kültür ve turizm yeri olarak görüyorum. Bir tarihi var ve turizmde sadece coğrafyası ile teması- konusu ile öne çıkan bir değerimiz diye düşünüyorum. Bozcaada’ya Hakan Gürüneyin katkıları unutulur bir şey değildir. Bir Bozcaada tarihi yaratmıştır adeta. Tebrik ederim.
ferda çetinkoz
Bir çok yazlık ve turistik kentimiz beldemiz var. Çoğu yaz aylarında binlerce insanın ve turistin akınına uğruyor. Sezon geçince ıssız bir yere dönüşüyor. Kış aylarında tek tük insanlar kalıyor ve turist için bölgeye satış amaçlı yapılan dükkanlar bir kalitesizlik abidesi biçiminde kalıyor. Bozcaada kalıcı bir yer. Sezonluk değil. Bu özelliği bana kalırsa yıllar içinde daha da oturacaktır.
Adanın sokakları ve evleri çok güzel gerçekten. Türkiye burayı tanımalı ve öne çıkarmalı.
Kemal Ersin Say
Çok şirin ve şarap üretimi ile de marka bir belde bence. Kalabalıklardan fazla çekinmemek lazım. Adanın ekonomisini daha güçlü kılacak şekilde şarap ve turizm konusunda çalışmalar yapılmalı kanaatindeyim.
Rum ve Osmanlı mahallelerinin korunup yenilenmesi ve pansiyon turizmine ağırlık verilmesi doğru karar. Bu kararı daha güçlü hale getirmek lazım. Yani daha yapılacaklar var tabi. Biraz da ada yeşillendirilebilir herhalde. Bence kötü olmaz.
serdar çetin
ben ve eşim bu yıl tatilimizi bozcaada’da geçirdik. Büyüme ile beraberinde çarpık yapılaşma dikkatimizi çekti umarım tarihi doku paraya kurban edilmez.
ayça doğangül
Bozcaada gerçekten çok güzel bir yer. Aşırı ilginin bu güzel beldeyi bozacağından korkuyorum. Şimdiki şirin konumlanması umarım devam eder gider.