Diyarbakır’da Dört Ayaklı Minare / Arif Atılgan

3 Dakika Okuma Süresi

1500 yılında Akkoyunlu Kasım Bey tarafından yapılmış olan Dört Ayaklı Minare, Şeyh Mutahhar Camisi olarak ta anılan Kasım Bey Camisi’ne aittir. Halk, alanda Şeyh Mutahhar’ın mezarının bulunması sebebiyle camiyi onun adıyla tanımıştır. Yöreye özgü yığma taş olarak inşa edilen camide bir sıra siyah bir sıra beyaz taş kullanılmıştır.

 

                        Şeyh Mutahhar Camii

 

 

Minarenin dört ayağı İslam’ın dört mezhebini simgelemek amacıyla yapılmış. Bu konuda Diyarbakır surlarının dört ana kapısını simgelemek amacı olduğu da söylenmektedir.  Camiyle ayrı zamanlarda inşa edildiği sanılan minarede bir balkon ve petek bulunmaktadır. Türünde tek olan 500 yıllık minare, önemle korunması gereken bir tarihi eserdir. İnanışlara göre ayakların arasından yedi defa geçip dilekte bulunulunca tutulan dilek gerçekleşirmiş.

 

 

                        Dört Ayaklı Minare

 

 

Günümüzde çevredeki araç trafiği yoğunluğu dolayısıyla minarenin taşıyıcılığında sıkıntı yaşanmaktaymış. Son günlerde burada yaşanan çatışmalar sonucunda da ayaklar hasar görmüş. Yani taşıyıcılık açısından minare daha da sıkıntılı bir duruma girmiş.

 

 

                        Minarenin Ayaklarının Eski Ve Yeni Hali

 

 

Dört Ayaklı Minarenin bulunduğu Balıkçılarbaşı semti ise kentin eski, tarihi kimliği olan bir semtidir. Dar sokaklarıyla dikkat çeken semtte geleneksel mesleklerini yine geleneksel şekilde yapmaya devam eden demirciler bulunmaktadır. 2013 yılında demircilerin yeni yapılacak sanayi sitesine taşınmalarının planlandığını okumuştum. Umarım taşınmamışlardır.

 

 

                        Demirciler Çarşısı

 

 

1972 yılında yedek subaylığım dolayısıyla Diyarbakır’da bulunmuştum. O yıllarda kentte faytonlar çalışırdı. Dar bir sokağa giren faytoncu ıslık çalarak karşıdan geleni uyarır, sokağa girmeden kendisini beklemesini sağlardı. Bu yöntem o kadar iyi işlerdi ki atların süratini kesmeden sokağa giren faytonla karşıdan gelen faytonun sokak ortasında karşılaştığına hiç şahit olmamıştım.

 

 

                        Dar Sokaklar

 

 

Zamanın geçmişte durduğu hissedilen, dolaşıldığında ise zamanın geçtiği hissedilmeyen mekânlar ve sokaklar bulunur buralarda. Günümüzde, tarihi kentin tarihi semtinin tarihi sokaklarının tarihi mekânlarında duyulan silah sesleri gerçekten çok üzüntü verici olmaktadır. Bir an önce semtin yüzlerce yıllık yaşantısına dönmesini dilemeliyiz hep birlikte. Ve de dört Ayaklı Minarenin yine gezmeye gelenlerin altında anı fotoğrafı çektirdikleri tarihi rolüne bürünmesini..

 

 

 

 

 

4 Yorum

  1. Selma Can

    yanan yıkılan bir Diyarbakır bugün içler acısı, insanlar göç ediyor, ölümler bitmiyor, savaş çığlıkları insanlık sevincini boğuyor.

  2. süleyman sakaoğlu

    Bu minarenin camisi, Kurşunlu camiyi gördünüz mü? Yandı şu anda. Hoş sadece cami değil mahalle delik deşik, eski Beyrut, şimdiki Suriye gibi. İnsanlar evlerini terk ediyor, bir nevi köy boşaltmaları gibi. Yazık diyorum sadece.

  3. selim kuşkan

    Çatışma ortamının 7 Hazirandan sonra hükümet tarafından başlatılmasından sonra sadece dört ayaklı minarenin ayakları hasar görmüş değil. Buradaki camiler bile yakıldı bu sırada. Korkarım Suriye topraklarındaki yıkılmış kentlere, bombalanmış sokaklara, delik deşik edilmiş evlere benzer manzaralar bizde de başlatıldı. Bir barışçı insan ise karambol yaratılarak vurulup öldürüldü.

  4. Nermin Okutan

    Bir barış elçisini, bu toprakların bir aydını, yiğit bir insanı katlettiler bu minarenin ayakları dibinde. Üstelik bu tarihi eserlerin dibinde çatışma olmasın, bu kültür değerlerine zarar gelmesin diye basın açıklaması yaparken. Nasıl bir ülke oldu burası?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir