SÖYLEŞİ:
MEKÂN HİKÂYELERİ: BİR UNUTMA VE UNUTTURMA HALİNİN KISA ANATOMİSİ
Mekân ve hikâye, hakikati söylüyor mu? İnşa edenler ve yazanların özgürlüğü nerede başlayıp nerede bitiyor? Mekâna ve edebiyata ilişkin hafıza, ortamların dışındaki ya da içindeki erkler tarafından nasıl tahrip ediliyor, nasıl siliniyor ve nasıl inşa ediliyor? “Mimarlık ve kullanıcı” ile “yapıt ve okur” arasındaki görünen ve görünmeyen bariyerler neler? Mimar her şeye rağmen inşa edebilir, yazar her şeye rağmen yazabilir mi? İnsan hayatı ya da beden, zihin ve ruh her alanda nasıl yönlendiriliyor, dönüştürülüyor, yorgun düşürülüyor, incitiliyor? Mekân kullanıcıları ve edebiyat okurları “unutma ve unutturma halinin hakikati” karşısında nasıl bir konum alabilirler?
Düzenleyen: Mimarlar Derneği 1927- Cinnah Caddesi 19/3-4 Çankaya-Ankara
Tarih: 2 Aralık 2014 Saat:1930
*Konuşmacı Hakkında:
Emel Kayın: Mimar, yazar ve şair. Yaşamının yarısını Gaziantep’te, diğer yarısını da İzmir’de geçirdi. Mimarlık ve restorasyon eğitimi aldı. Öyküler, şiirler, denemeler, araştırma yazıları ve belgesel metinleri yazdı. Otel kurumunun modern bir öğe olarak ortaya çıkışını ve yerleşik hale gelme sürecinde ortaya çıkan paradoksları incelediği « İzmir Oteller Tarihi » adlı araştırma kitabını 2000 yılında yayımladı. Zamanı, kenti, evi, insanı bir mekân olarak yorumladığı kısa, deneysel, imgesel öykülerden oluşan Mekân Hikâyeleri kitabını ise, bu türün olanaklarını derinlemesine kavramak için uğraştığı yirmi yılın on yılı aşkın bir bölümünde yazdı ve bu süreçte yazdıklarının kimi bölümlerini yayımlama yolunu seçti. Kitabı bir bütün olarak ilk kez, kısa öykünün yeni dönem parlayışından az önce, 2008 yılında ortaya koydu. Alternatif ve eleştirel bir tür olması gerektiğini düşündüğü kısa öykünün popülerleşmesini, sahne ışıklarının bu alanda parlatılmasına bağlı olarak ortaya çıkan tarih inşacılığını ve hafıza yitimini, mimarlık ve kent alanlarında olagelenler hakkında duyduğu kaygıyla benzeştirdiği derin bir kaygıyla izledi. İzmir kentinin ve eski plaj alanı İnciraltı’nın 1980 sonrası dönüşüm hikâyesi üzerinden yoksul balıkçıların, unutulmuş çiftçilerin, direnişler yapmış öğrencilerin, sığınak arayan sanatçıların, denizle tanışmak isteyen göçmenlerin “kıyıda-içte” kalma mücadelesini anlatan « Kentin Kıyısında ve İçinde Olmak :İnciraltı » adlı anı-deneme kitabı 2011 yılında varlık buldu.
Otuz yazar-şairin kentsel meseleler konusunda ürettikleri öykü-şiirlerden oluşan « Kentinsan» kitabı ile sekiz araştırmacının çeper kentlerin ihmal edilmiş mimarlığına ilişkin yazdıkları makaleleri içeren « İzmir’in Artalanındaki Kentlerde Mimarlık » kitabının proje tasarımcısı, editörü ve yazarlarından biri. Çok yazarlı öykü, şiir, anı, deneme, araştırma kitaplarında ve dergilerde de çalışmaları yayımlandı. On yılı aşkın bir zaman Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu için belgesel metni hazırladı. Yirmi iki ciltlik İzmir Ansiklopedisi’nin koordinatörleri ve yazarları arasında bulunuyor. Çeşitli fotoğraf projeleri kapsamında üretilmiş ortak sergilerde yapıtları var. Mimarlığın döngüsel serüvenini dert edinen altı farklı mimarlık sergisinin küratörü ve metin yazarı. Tarihi çevrede yeni yapı tasarımı alanında inşa edilmiş yapıt ve tarihi yapı restorasyonu alanında uygulanmış tasarımları bulunuyor. Yaşamına içiçe-derin bir kavrayışla yerleştirdiği mimarlık, edebiyat, fotoğraf alanlarında modern-yalın bir gerçekliği ve yeni yolları aramayı sürdürüyor. Kent, mimarlık, koruma, edebiyat, fotoğraf, kadın konularına odaklanan çeşitli sivil toplum örgütlerinde çalışıyor. Bilimsel-sanatsal-toplumsal çalışmalarında, « alternatif-sürdürülebilir-adil olanın nasıl hayat bulabileceği » ve « yenilikçi-dönüştürücü ; ama yalansız bir varlık kurma halinin nasıl gerçek kılınabileceği » meselelerine odaklanmış durumda.



