2 3 . K e n t s e l Ta s a r ı m v e U y g u l a m a l a r S e m p o z y u m u
Kentsel Mekâna Müdahale: Projeler, Yaklasımlar, Kavramlar, Boyutlar

Tüm dünyada kentler islevsel ve mekânsal bir dönüsümden geçmektedir. Bu süreçte, bir yandan yeni bir
yapılasma biçimi, yeni kentsel mekânlar ortaya çıkarken, diger yandan kentsel yasam da temelden
degismektedir. Bu arayısın ardında yeni bir ekonomik, toplumsal ve siyasi bir anlayıs bulunmakta ve yeni kentsel
politikalar olarak da adlandırılan bu anlayıs, kentlerin yeniden biçimlenmesinde, kentsel yasamın yeniden örgütlenmesinde
etkili olmaktadır. Kentlerin yeniden biçimlenmesi sürecinde, kentsel projelerin ön plana çıktıgı
görülmektedir.
Türkiye kentleri de kendine özgü kosullarda bu dönüsümü yasamaktadır. Istanbul, Ankara, Izmir gibi metropoliten
kentlerin yanı sıra Kayseri, Samsun, Adana, Bursa gibi daha küçük ölçekli kentler de bu yaklasımdan
etkilenmekte ve farklı ölçeklerdeki kentsel projeler yoluyla dönüsmektedir. Yalnızca kıyı alanları, parklar, mahalleler,
kent merkezleri degil, kentlerin kimligi, yasam biçimi ve kentlilerin yasam kosulları da bir dönüsüme
ugramaktadır. Kentleri yönlendiren yeni yaklasımda, kentsel topragın kazandıgı degerin belirleyecegi oldugu
görülmektedir. Deger artısının paylasımı ise bu süreçteki tarafları belirlemekte, kazananları ve kaybedenleri
ortaya çıkarmaktadır. Kentsel deger artısının paylasılması sürecinde her kesimin kazanan taraf olma yarısı
içinde oldugu gözler önüne serilirken, kentlerin kimligi ve tarihi, kültürel, kentsel ve dogal degerleri hızla
yitirilmektedir. Bu müdahalenin yapılmasında kentsel tasarım projelerinin önemli araçlardan biri haline geldigi
görülmektedir.
Bu toplantıda amaç, Türkiye kentlerindeki dönüsümün boyutlarını, kendine has dinamiklerini ve sonuçlarını
ortaya koymak ve tartısmak, bu süreçte kentsel projelerin rolünü irdelemek ve kentsel tasarım disiplini içinde
farklı açılardan tartısmaktır. Kentlere müdahalede bir araç olarak kentsel projeler su boyutlar ile ele alınacaktır:
Tarihsel boyut: Kentlerin dönüsümü bugüne özgü degildir. Özellikle Türkiye kentleri yakın tarih açısından
bakıldıgında 1980’lerde de bir dönüsüme ugramıstır. Istanbul özelinde ise daha öncesinde 1950’lerde yapılan
operasyonlar da hatırlanabilir. Tarihsel açıdan bu döneme iliskin boyutları kavramak önem kazanmaktadır.
Siyasi boyut: 1980’lerden bu yana Yeni Kentsel Politikalar (New Urban Politics) olarak kavramlastırılan
yaklasımlar (büyüme koalisyonları, büyüme makineleri, kamu-özel ortaklıkları, kentsel yönetisim, kentsel
girisimcilik, vb.)kentlerdeki gayrimenkul sektörünün güçlenmesini ve kentlere yatırım çekilmesini saglayacak
yaklasımlar olarak gündeme gelmistir. Bugün Yeni Kentsel Politikaların merkezi ve yerel yönetimlerin
politikalarından bagımsız olmadıgı, hatta kamu alanının da belirleyici oldugu görülmektedir. Kentlerin biçimlenmesinde
bu etkilesimin anlasılması ve yeni yaklasımların nasıl gelisebileceginin tartısılması önem
kazanmaktadır.
Sektörel boyut: Kentsel ekonomide belirleyici olan farklı sektörler (insaat, gayrimenkul, finans, vb.) kentleri
yatırım alanı olarak görürken, bu yatırımların yarattıgı istihdam ve ortaya çıkan yeni kentsel yasam biçimleri de
kentleri belli kesimler için çekici hale getirmektedir. Bununla birlikte üretici olmayan sektörlerin ekonomik
kırılganlıgı ve krizlerden çabuk etkilenmesi hatta krizlere yol açması da söz konusudur. Kentlerin yeniden
yapılanmasında sektörel boyutun hem kamu aktörleri hem de özel sektör açısından tartısılması önem
kazanmaktadır.
Planlama ve kentsel tasarım boyutu: Planlama disiplini, kentlerin gelecegini biçimlendirmekten çok yatırımları
yönlendiren bir araç haline gelmistir. Planlamayı ilgilendiren kamu organlarının yetki alanlarındaki karmasa,
planlama hiyerarsisinin mevzi planlar, merkezi yönetim kararları, tadilatlar ve revizyonlar ile ortadan
kaldırılması, kentsel projelerin planlamada bir araç haline gelmesi, tarihi, kentsel ve dogal mirasın korunması
karsısında bir engel olarak durmaktadır. Planlamanın rolü ve kentsel projeler arasındaki iliskinin tartısılması
önem kazanmaktadır. Aynı zamanda kentsel tasarım projelerinin de çesitli biçimlerde mekâna müdahalenin bir
aracı olarak kullanılması da irdelenmelidir. Kentsel tasarım projeleri, kentsel mekâna müdahalede nasıl bir araç
olarak ele alınmalıdır? Planlama süreci ile iliskisi nasıl kurgulanmalıdır?
Sivil toplum boyutu: Kentler dönüsürken kentsel yasam da dönüsüme ugramaktadır. Kentsel projeler yolu ile
degisen yasam kalitesi, farklı toplumsal kesimleri de farklı etkilemektedir. Istanbul özelindeki deneyimler, sivil
toplumun rolü açısından bir örnek ortaya çıkarmıstır. Bu anlamda sivil toplumun rolünün tartısılması önem
kazanmaktadır.
Yasal boyut: Kentlerin içinde bulundugu yeniden biçimlenme sürecinde farklı hukuki boyutlar da gündeme
gelmektedir. Yapılan müdahalelerin hukuki altyapısını olusturmak için 5366 ya da 6306 sayılı yasalar ortaya
çıkarılırken, diger yandan kente yapılan türlü müdahaleleri yargıya tasımanın yasal dayanakları da
degistirilmektedir. Günümüz kentlerine yapılan müdahalenin yasal boyutunun da tartısılması gerekmektedir.
Aynı sekilde, kentsel tasarım projeleri ya da kentsel projeler yasa ile tarif edilmemistir. Bu durumun ortaya
çıkardıgı boslugun da irdelenmesi gerekmektedir.


