Yahşibey’de Mimarlık Heyecanı

5 Dakika Okuma Süresi

Yahşibey’de Mimarlık Heyecanı
15-30 Temmuz tarihleri arasında, 28.YahsiWorkshop, NSMH yaz stajı kapsamında, 14 öğrenci ve 3 yürütücüyle İzmir-Dikili-Yahşıbey köyündeki Emre Senan Tasarım Vakfı’nda gerçekleşiyor.

Çalışmaya katılan 14 öğrenci ve 3 yürütücünün her türlü üretimine açık olan bu dosyanın izleyenlerimizin yorumlarıyla da zenginleşeceğini umud ediyoruz.

Yahşi Workshop 2011
İlki 2006 yılında gerçekleştirilen Yahşi Workshop’un 2011 ayağı olan 28.YahsiWorkshop, NSMH yaz stajı kapsamında, İzmir-Dikili-Yahşıbey köyündeki Emre Senan Tasarım Vakfı’nda gerçekleşiyor. 15-30 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen çalışma süresince Emre Senan Tasarım Vakfına ait ve NSMH tarafından tasarlanmış, katılmcı ve proje yöneticiler için yatakhanesi, stüdyosu, mutfağı ve havuzu olan yaz okulunda kalacağız. 15 günlük süre içinde alışveriş, yemek, temizlik gibi günlük aktiviteleri kendimiz yapacağız ve tüm bu işler için organize olmak da workshop’un bir parçası olacak. 14 katılımcı, 3 yürütücü ve 2 misafir yürütücü ile gerçekleşecek olan yaz okulu çalışmasını https://yahsiworkshops28.wordpress.com/ adresinden ve https://twitter.com/NSMH_Yahsibey hesabından takip edebilirsiniz.

Zümra Okursoy çalışması…

Manifesto:
Mimarlık,genellikle,yapılar üzerinden anlatılmaya ve anlaşılmaya çalışılır. Mimarlık tarihi de,yapıların tarihi gibidir: kim tarafından yapıldığı, kimin olduğu, ne için kullanıldığı, zamanla neye dönüştürüldüğü konuşulur. Dönemin etkileri, kentsel yada kırsal olma nitelikleri, yapım teknikleri, tipolojik özellikleri üzerinde süren araştırmalar, bizi yapılara daha dikkatli bakmaya iter. Bildiklerimize, gözlemlediklerimizi ekleyerek; anlamaya, anladıklarımızı anlamlandırmaya, anlamlandırdıklarımızı da anlatmaya çalışırız. Bütün bu çabalar içinde, bu yapıların nerede olduğu, hangi bağlamda bir araya geldikleri, bir arada olma ilkelerinin ne kadar rastlantı ve ne kadar tasarlanmışlıkla ilgili olduğu üzerinde durmayız, çoğu zaman.

Doğrudan ya da dolayımlı, bir arada olmamızın mekanları, yapıların dışında; sokak, aralık, meydan, cadde, park diye adlandırdığımız yerlerdir. Geçmek, gitmek, durmak, oturmak, toplanmak, bağırmak, çağırmak, ortak bir kutlamanın coşkusunu yaşamak için kullanırız bu mekanları. Kimi zaman, kapılar, doğrudan bu mekanlara açılır, kimi zaman, önce bir avluya ve oradan bu mekanlara. Her durumda; temel özellikleri; herkesin olmalarıdır. Oysa tam tersine, çoğu zaman, kimsenin olmazlar. Yapıların arasında kalmış bu tanımsız boşluklar, gerçek anlamda bir ‘artık alan’dır. Özellikle kendilerine ait, özel mekanları dışında, bir arada yaşamayı bilmeyen toplumlarda hiçbir değeri olmaz bu ‘arayüz’lerin. Oysa, bildiğimiz başka yerlerden yaptığımız değerlendirmeler, hiç kimsenin olmayan yerlerin, her şeyin ve herkesin mekanına dönüştürülebileceğini gösteriyor. Bu çalışmanın amacı; söz konusu dönüşümün nasıl yapılacağını anlamaya ve dahası, anlatmaya çalışmak olacak.       Nevzat Sayın, 2011

Yahşi Workshop 2011 kapsamında bu defa Yahşibey’e, sokaklarına karışmaya, boşluklarının birer parçası olmaya, köyün derisinden içeri sızmaya gidiyoruz. Yahşibey’in, kullanıcıları tarafından tasarlanmış yapı adaları arasında kalan ve tasarlanmamış/tasarlananın sınırları arasında kendiliğinden oluşmuş boşluklarını keşfetmeye ve o boşluları gündelik hayatın ritimlerine uygun işlevler için düzenlemeye gidiyoruz. Bunu yaparken de, sokakların, köy meydanının, kullanıcıların ihtiyaç duyduğu yeni biz düzeni, içinde bulunduğumuz köy bağlamında ele almayı, tasarlamayı ve farklı işlevler için kullanılabilecek birer açık/yarı açık alanlar ağı haline getirmeyi hedefliyoruz.


Amacımız, klasik bir ofis ve/veya şantiye stajından farklı olarak, daha dinamik, yoğun, paylaşımlı ve karşılıklı etkileşime açık bir süreç yaşamak. Tüm bu süreci de sosyal medyada eş zamanlı paylaşarak, alacağımız geri beslemelerden faydalanmak. Anlamak ve anlatmak için kullanacağımız araçlar da köyün dinamikleri doğrultusunda çeşitlenebilir ve değişkenlik gösterebilir. 15 günlük çalışma boyunca seçilmiş metinler üzerinden okumalar yapıp tartışacağız, köyü ve çevresiyle olan ilişkisini, günlük yaşamı, ilişki ağlarını ve gün içerisindeki izlerini keşfetmek ve belgelemek için, maket, eskiz, çizim gibi farklı araçları kullanarak haritalamalar yapacağız, önerilerimizin senaryolarını oluşturmak için video atölyesi gerçekleştireceğiz ve gruplar halinde tasarladığımız her bir sokak/meydan/açık alan önerisini, köyden insanların da olduğu bir gecede sunacağız.
Ecehan Esra Top, 2011

Aydın Özgüneş çalışması...

Yahşıbey  ve mimarlık 2011 çalışma alnından görünümler...

yahşibey kentsel imaj kimlik haritaları
ali dicle ipek
Posted on Temmuz 20, 2011 by ipekavanoglu

Nazlı’nın biliş haritası

Yahsibey kentsel imaj ve kimlik haritalari
Asli-Hakan-Zeynep

                                                                    Akraba ve komşuluk ilişkileri

 

                                                                               Atölye çalışmasında…

                                                                              Bahce duvar kapı sokak

 

“Bergama Yahsi”

Bergama’da televizyon keyfi

                                                                                     Bilis haritasi

                                                           Yahşi 2011 katılımcı öğrencileri toplu halde

İpek’in harita çalışması

Katılımcılar atölye çalışması sırasında

Kolaj1

Kolaj2

Kolaj3

Mesleki ilişki

Pergamum site plan

Rafet Utku çalışması

Başka bir yerleşim haritası

Hazırlayan : Mimdap

11 Yorum

  1. Deniz ERDEM

    Bu tarz çalışmaların yapıldığını görmek gerçekten heyecan verici.

  2. semahat deniz

    Herşeyin bir tekdüze eğitim formatında olmadığı istenirse eğitim açısından çok daha fazla yaratıcı yollar bulunabileceği bir gerçek.

  3. metin sarıca

    orada olmak ve şanslı arkadaşlarla beraber aynı heyecanı yaşama isterdim.

  4. Güngör Zaman

    herkese başarılar dilerim öncelikle. bu çalışmadan ayrılanlar mutlaka bu çalışmanın özünü mimarlık hayatlarında taşıyacaklar buradan bir esintiyi yıllar boyu meslek hayatında da yol gösterici yapacaklardır. o yüzden de arazide yapılan bu tür öğrenci çalışmaları mutlaka teşvik edilmelidir.

  5. İnci Güler

    Ülkemiz mimarlarının YÖK tipi eğitimden gelen en büyük eksikliklerinden birisi de ülkemizi tanımamalarıdır. Bu çalışmalar kısmen de olsa bu eksikleri gidermekte. Gençleri ve tüm destekleyenleri kutlarım.

  6. Sami Demirbilek

    Yaratıcılığın rutini aştığı, mimarlığın günlük iş olmaktan dünyayı tanıma ve birikimler oranında değiştirmeye yöneldiği zamanlar elbette çok değerli.

  7. Necmi Yazgan

    özgün bir tema üzerinde yapılacak çalışmalar mimarlığı anlamada yöntemsel bir buluşu ve keşfi mesleğe girmekte olan insanlara aşılayabilir. mimarlığı sevinçli bir iş, yaşam biçimine çevirebilir.

  8. sermet aslantürk

    gençliğin bu aktif hali ve yenilik arayan tutumu herzaman en ilerletici noktamız diye düşünüyorum. herkese başarılar dilerim ben de.

  9. Pervin Ulaş

    Yaz okullarının anlamlı olması mesleğin başında olan ve içinde mimarlık dinamizmi taşıyan meslek adayları için büyük fırsat. Yepyeni ufuklar yepyeni tasarım dünyaları demek bir anlamda.

  10. nesimi ince

    Burada yapılanları biraz daha açıklar mısınız? Nasıl bir organizasyon ve bu 14 öğrenci arkadaş nasıl seçiliyor? Sonuçta bu çalışmanın paylaşılan bir çıktısı olacak mı?

  11. ferda çetinkoz

    gençlerle yapılan bu çalışmaların mimarlığımızı ileriye doğru taşıyacağına eminim. hepsinde derin izler bırakacak ve usta öğreticilerinden çok şey kapacakaları bir ortam bu. ve belki de eğitim sistemine yeterince katamadığımız, çeşitlilik ve farklı düşünme tekniklerini sokamadığımız küt kalıpların kırılması için de büyük fırsat.
    başarılar dilerim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir