Seyahat etmeyi seven kişiler, özellikle de aileler, dünyanın güzelliklerini daha çok gündüz gözüyle görmeye çalışırlar. Ama güneş battıktan sonra bu kentlerin geçirdiği dönüşüm görülmeye değerdir. Eğer bu kentlerin gündür çok ihtişamlı olduğunu düşünüyorsanız, bir kez de gece nasıl göründüklerine bakın…

Tokyo, Japonya
Tokyo kentinin, dünyanın en yoğun kentsel alanlarından biri olduğunu biliyor muydunuz? Honshu Adası’nın güney doğu kesiminde yer alan büyük odanda sanayileşmiş bu kentte, muazzam bir kültürü paylaşan yaklaşık 33 milyon kişi yaşıyor. Tokyo’nun karanlık yüzünü görmek isteyenlere ise daha çok “Tokyo’nun günah mağarası” adı verilen Roppongi’nin hareketli gece yaşamı tavsiye edilir. Büyük oranda club ve barlarla dolu olan bölgede ağırlıklı olarak İngilizce konuşulmaktadır.

Londra, İngiltere
Londra, 2000 yıla uzanan bir geçmişe sahiptir. 620 mil karelik alanı ve 13,9 milyonluk nüfusuyla İngiltere’nin başkenti olan Londra, İngiltere’nin ve Avrupa’nın en büyük kenti olmanın yanında, dünyanın da dokuzuncu büyük kentidir. Kent, eski Londra ve Westminster kentlerinin birleşimiyle oluşmuş ve Londra Büyükşehir olarak adlandırılmıştır. Kent turistler için geceleri de bir çok aktivite imkanı sunar ve gece için 20 noktayı kapsayan özel turları da mevcuttur.

New York City, ABD
1843’te ABD’nin ilk satranç turnuvasına ev sahipliği yapan New York kenti, günümüzde ülkenin en fazla nüfusu barındıran kenti, dünyanın da üçüncü en yoğun kentsel alanıdır. Kent, hem üstün finans ve ticari faaliyetleri hem de kültürel etkileri ve özellikleriyle tanınmaktadır. Caz dünyasının kalbi olarak da bilinen kent, heyecanı tartışmasız, canlı bir deneyim sunuyor… Çok fazla uyumayı beklemeyin.

Paris, Fransa
Paris dünyanın en çok turist çeken kenti olarak bilinir. Anıtsal yapıları ve kültürel alanlarıyla yılda yaklaşık 30 milyon kişinin ziyaret ettiği kent, 2007’de tüm Fransa’nın gelirleinin %25’ini karşılamış ki bu da 731 milyon $’a denk geliyor. Kent aynı zamanda her yıl sayısız konferans ve kongreye de ev sahipliği yapıyor. Gece ise, söylenene göre, üm dilekler gerçek oluyor…

Moskova, Rusya Federasyonu
Rusya Federasyonu’nun hem başkenti hem de en büyük kenti olan Moskova, her on yılda bir kendini yenilemek gibi eşsiz bir özelliğe sahiptir. Ülkenin parçalanmış doğası ve Moskova’nın Doğu-Avrupa’ya yakınlığı nedeniyle kent, ülkenin politik, ekonomik, dini, finans, eğitim ve ulaşım merkezidir. Kentte tüm dünya kentlerinden daha fazla milyarder bulunmaktadır. 74 olan milyarder sayısı örneğin New York’ta 71’de kalmaktadır. Moskova’dan başka hiçbir kent size bu kadar fazla gece seçeneği sunamaz. Kentte clublar, barlar ve diğer salonların yanı sıra, 24 saat açık alışveriş merkezleri, casinolar, bilardo salonları, restoranlar ve gece turları da bulunmaktadır. Ancak aynı derecede tehlikeli olduğu da bilinmektedir.

Madrid, İspanya
Madrid’in güzelliği, kentin tarihi çevreleri ve caddelerini koruma kararından kaynaklanır. Coğrafik olarak Madrid, 640 metrelik yüksekliğiyle Avrupa’nın en yüksek kentidir. Ayrıca müzeleri, gece yaşamı ve İspanya’nın en büyük arenasıyla Avrupa’nın en popüler yerlerinden biridir. Geceleri, kentin sesleri her zaman çok huzurlu bir ortam yaratır.

Atina, Yunanistan
Madrid gibi Atina da, Atina Kent Devleti zamanından kalma olağan üstü kültürel mirasını unutmamıştır. Bu, sanatın birçok dalında, anıtlarda ve diğer tarihi eserlerde de yansıtılmış ve kentin çeşitli yerlerine yerleştirilmiştir. Atina aynı zamanda 1894 yılında modern olimpiyatların ilk kez yapıldığı yerdir, 2004’te Olimpiyat’lar tekrar burada gerçekleştirilmiştir. New York ya da Moskova kadar görkemli olmasa da kesinlikle gece görülmeye değer bir şaheserdir.

Pekin, Çin
Çin’in en büyük kentlerinden biri olan Pekin, Çin’in devasa ve farklı kültürü içerisinde yüzyıllar boyunca ülkenin politik ve kültürü olabilme başarısını göstermiştir. Ayrıca dünyanın ne yanlış anlaşılmış kenti olduğu da söylenir: İki farklı yüzü vardır, biri güzel diğeri uğursuz sayılan… Hızla yükselen gece yaşamıyla bugün, eski halinde çok daha etkileyicidir…

Kaynak: Web Urbanist

2 Comments

  1. ışık kullanımıyla uygarlık seviyesinin alakası olduğunu biliyorum. gelişmemiş yerler karanlıkta kalırken gelişmişler ışıl ışıl. onlar geceleri de yaşıyorlar.

  2. Dünya metropolleri, dünya kentleri çoğu. Sıradan kentlerde mümkün değil. İstanbul bile bu katagoriye giremez doğru düzgün olarak. Aydınlatmanın su gibi kullanıldığı enerji tüketiminde tavan yapmış ülkeler bence bunlar. Kişi başı milli gelirleri de yüksektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir