SAYISAL VERİLERLE İSTANBUL MİMARLARI
Bülend TUNA
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi üye sicil kayıtlarından hareketle derlediğimiz bazı bilgileri mimarlık ortamıyla paylaşmak ve buradaki rakamların sergilediği durumun değerlendirmesine fırsat yaratmak istedik. Bu bilgilerden hareketle farklı okumalar ve irdelemeler eşliğinde önümüzdeki tablonun analizi, yorumlanması ve gündemin şekillenmesine katkı yapması, bu yönde bir girdi teşkil etmesi beklenir.
Rakamların yer yer ürkütücü boyutlara ulaşması bazı farklı değerlendirmelere de neden olmuş ve geçmişte konunun gündeme geldiği ortamlarda niceliksel bilgilerin yeterli olmayabileceği, yanıltıcı olabileceği gibi görüşler dile getirilmiştir. Elbette, sayısal verilerin tek başına tüm tabloyu anlamlandırmakta yetersiz kalacağı açıktır. Mimarlık eğitimindeki tablonun ağırlaştırdığı ortamın önemli bir ürünü olarak paylaştığımız bu verilerin önümüzdeki dönemin yol haritasının belirlenmesinde yardımcı olabileceği de bir başka gerçektir. İlgili kişi ve kurumlarm bu verilerden hareketle söyleyebilecekleri şeyler olacaktır; elbette benim de vardır. Bu yazıda bir ölçüde bunu yapmaya çalışacağım.
İstanbul’da Nüfus ve Mimar Oranları
İstanbul büyükşehir sınırları içerisinde yaşayanların ülke geneline oranı ciddi bir yığılmanın göstergesi olarak hep dile getirildi. Bunun yanı sıra İstanbul kentinde çalışan mimarların ülke genelindeki mimarlara oranı ise bu oranı daha da şiddetlendiriyor. Rakamlara bakalım:
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin kayıtlı üye sayısı (31.12.2018 itibariyle) 23.059. İstanbul kenti içinde ikamet eden kayıtlı mimarların sayısı ise 22.195. Şubeye bağlı değişik temsilciliklerde toplam 864 mimar kayıtlı. Bazı tablolarda sadece İstanbul kenti içerisindeki mimarların sayısını dikkate alacağız.
Avrupa Mimarlar Konseyi’nin (ACE) yaptığı araştırmada Avrupa’da nüfusa göre mimar oranı ülkelere göre değişmekle birlikte ortalama 10.000 kişiye / 10 mimar şeklindedir. Türkiye genelindeki ortalamada 82.003.882 nüfusa 58.328 mimar sayısını dikkate alarak 10.000 kişiye / 7 mimar oranı bulunmaktadır. Elbette bu rakam aldatıcıdır. Türkiye’deki kentleşme oranı, gerçekleştirilen inşaat sayısı bu rakamı gerektirebilir belki,ancak inşaat sektörümüz mevcut mimar birikimini rasyonel kullanamadığı gibi mimarlar arasında ciddi bir işsizlik ve kötü çalışma koşulları söz konusu olmaktadır.
İstanbul kentinin nüfusunu ve kentte çalışan mimarların sayısını bu çerçevede hesaplarsak daha çarpıcı bir oran ortaya çıkmaktadır. İstanbul’un nüfusu 15.067.724 ve kente çalışan mimarların sayısı ise 22.195’dir. Avrupa ortalamasının hayli üstünde bir rakam olarak İstanbul’da 10.000 kişiye yaklaşık 15 mimar düşmektedir. İstanbul’da üretilen mimarlık hizmetlerinin sadece İstanbul’la sınırlı kalmadığını dikkate alsak bile İstanbul’daki meslektaşlarımızın sayısının olması gerekenden hayli fazla olduğu ortaya çıkmaktadır.
Mesleğimizdeki Kadın İstihdamı Sorunu
TMMOB Mimarlar Odası’na kayıtlı mimarların içinde kadın meslektaşlarımızın oranı her geçen gün artmaktadır. Türkiye’deki ve İstanbul Büyükkent Şubesi’ndeki kayıtlara göre meslektaşlarımızın kadın ve erkek oranları aşağıdaki gibidir:
İstanbul BK Şubesi’ne son yıllarda yapılan kayıtlarda kadın meslektaşlarımızın oranı daha yüksek çıkmaktadır.
Kadın meslektaşlarımızın sayısının ve oranının artması sevindirici olmakla birlikte meslek ortamında karşılaştıkları ayrımcılığa da bu tabloyla beraber değinmek durumundayız. Meslektaşlarımızın değişik çalışma alanlarında karşılaştıkları durumu Oda’daki bilgilerden hareketle açmaya çalışalım. 2018 yılında büro tescili alan ve büro tescilini yenileyen bürolardan hareketle elimizde bir veri var. Kadın meslektaşlarımız mimarlık meslek ortamının her alanında çalışmalarına rağmen yetki ve imza sorumluluğu gerektiren durumlarda ne yazık ki ayrımcılığa uğramaktadırlar. Yapı denetimi alanında çalışan meslektaşlarımızda bile benzer oranı gözleyebiliyoruz.
Büro Tescili Alanların Yerleşimleri
2018 yılında büro tescili alan ve yenileyen 2.484 mimarlık bürosunun hangi ilçede bulunduğu, bölgedeki imar hareketliliği kapsamında bir fikir vermektedir. Büroların daha ayrıntılı veri analizlerinin yapılabilmesiyle daha sağlıklı sonuçlara ulaşmamız mümkün olabilecektir. Şirket statüleri, büyüklükleri, mekânsal olanakları, kapasiteleri, istihdam ve büro çalışanlarının eğitim sorunları gibi pek çok alanda farklı göstergelerin ortaya çıkarılması ve yorumlanması da gerekecektir. Ancak şimdilik büro tescil adreslerinin coğrafi dağılımını verebiliyoruz.
Sayısal Verilerle İstanbul Mimarları
Genç Mimarların Çalışma Koşulları
Genç mimarların çalışma koşulları / sorunları giderek artan bir ivmeyle gündeme gelmektedir. Mezuniyet sonrası yaşanan işsizlik baskısı, farklı alanlarda çalışan genç meslektaşlarımızın kendi deneyimlerinden hareketle gözlemledikleri sorunlar, yaşadıkları sıkıntılar, Mimarlar Odası’ndan beklentileri, her fırsatta dile getirilmekte, yakıcı bir konu olarak önümüzde durmaktadır. Genç meslektaşlarımızla ilgili verilerin bu sorunun önemini vurgulaması açısından da yararlı olacağını düşünüyorum.
Sonuç Yerine…
Yazının girişinde de değindiğim gibi bu rakamlar her şeyi açıklamada elbette yetersiz kalacaktır, meslek ortamının durumunu tüm yönleriyle görebilmemiz başka araştırmaların, gözlemlerin ve değerlendirmelerin yapılmasını gerektirecektir. Öte yandan böylesi veri sunuşlarının bir şeyleri söylememize olanak verdiğini, yeni değerlendirmelere fırsat yarattığını, bu tartışmalara altlık oluşturabileceğini de belirtmeliyim. Bilebildiklerimizin ortaya konması, bilemediklerimizin araştırılmasına yönelik gerekliliği ortaya çıkarması bakımından da önemlidir.
Uzun bir süreden beri mimarlık eğitimindeki nicelik takıntısının yaracağı kaotik durumun meslek ortamına etkilerini dile getirmeye çalıştık. İstanbul’daki bu mevcut tabloyu geçen bültende yer verdiğimiz mimarlık okullarıyla ilgili bilgiyle birlikte değerlendirdiğimizde çok farklı düzlemlerde tartışma yürütme ihtiyacımız olduğu yakıcı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Eğitim ortamındaki bu nicel patlamanın gündeme çok acil koduyla eklediği en önemli husus mesleğe kabul aşamasının kurumlaşmasıdır. Meslek yapma yetkisini verdiğimiz süreçlerin uluslararası denklik açısından uygunsuzluğunun yanı sıra kendi mevzuatımız çerçevesinde bile yeterliliği tartışmalı hale gelmiştir. Yapı üretim sürecinin, bu konuyla ilgili mevzuatın da bu yönüyle yeniden irdelenmesi gerektiği açıktır. Bu kapsamdaki bilgilendirme yazılarımızda her zaman vurguladığımız gibi “Türkiye Mimarlık Eğitimi Politikası”nm önce gerekliliğini hissetmek, içeriğini oluşturmak, benimsemek ve mimarlık ortamının bütün bileşenleriyle birlikte güçlü bir ses olarak bunu dile getirmek, etkili olabilmesi için çaba sarf etmek gerektiğini düşünüyorum; önümüzdeki en acil gündemlerden biri budur.
Gelin bunları birlikte tartışalım. Birlikte güçlü bir irade ortaya koymamız her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Ülkemiz, kentlerimiz, yaşam alanlarımızla ilgili endişe dolu günler yaşıyoruz. Uğraşmak durumunda kaldığımız sorun yumağı her geçen gün daha çetrefilli bir hale geliyor, enerjimizi tüketiyor.
Yine de, her şeye rağmen, bütün bunların farkında olarak, mademki buradayız…
*”İstanbul Mimarları” başlığı Mimdap tarafından atılmıştır.
Kaynak : Mimarlara Mektup sayı 242

















5 Yorum
umur alemdar
kriz döneminden çıkış için bir yol bulunmalı öncelikle. daha can alıcı yerlerden rakamlar rica etsek.
meltem doğanay
Mimarların işsizlikleriyle, hem bürocu hem ücretlilerdeki iş sorunlarıyla ilgili de istatisliğe gereksinim var. En büyük sorun bu çünkü.
Arif Atılgan
Bülent anlaşılır konuşan, yazan bir kişidir. Bu yazı da öyle. Ama ille Mimarlar Odası lisanıyla bir paragraf koymuş. Sondan 3. Uzun bir süreden beri diye başlayan paragraf. Uzun süredir Odadan uzak olduğum için fark ediyorum herhalde.
necati alemdar
Önce düşünmeyi kolaylaştıran bu verilere teşekkür. Peki oda bu veriler ışığında ne yapıyor? Bir söyleyen olsa???
Hasan Kıvırcık
İstanbul örneği ele alınarak ülkedeki mimarların koşulları üzerinde bir fikir yürütülecekse bu araştırma sonuçları mutlaka dikkate alınmalıdır. Bülend Tuna her zamanki titizliği ile meslek alanı aktörlerini bu verilerle ortama sayısallaştırmış ve karineler oluşturmuş. Hepimizin tek tek kendi baktığı yerden değil, oda kayıtlarına geçen sayısal verileri paylaşarak nesnel bir ortam yaratmış. Çabasına ben teşekkür ederim.