Mimarlık Uygulamaları
Sorunlar ve Çözüm Önerileri 2
Salih ŞENCAN, İTÜ
Bugün itibariyle kentlerimizin imarı ile ilgili olarak en azından 31.12.2015 tarihine kadar geçerli olan 3 İmar Yönetmeliği mevcuttur. 22.05.2014 tarihinde yürürlüğe koyulan Planlı Alanlar Tip İmar yönetmeliği 6. Maddesinin uygulama süreci ile ilgili olarak: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Müdürlüğünün 23.05.2014 tarihli Genelgesinde “…ruhsat müracaatlarının ilgili idarelerce 01.01.2016 tarihine kadar sonuçlandırılması zorunludur…” şeklinde süre kısıtlaması koyduğu bu “çok yönetmelikten birini seçme” hakkı BAŞVURU YAPILMASI ve ya SÜRE UZATILMASI olarak değiştirilirse kaos süresi uzayacaktır.
İstanbul gibi bir dünya kentinin; hele de “ dünya kültür mirası” olma halinin bile kaldırılması görüşleri ağırlık kazanırken, tüm Türkiye’ye şamil “Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği” ne göre yapılandırılmasının anlamsızlık ve yerindesizliği ile “Afet Riski Altındaki Binaların Yenilenmesi Hk Kanun ve Yönetmeliklerin uygulanmasına ilişkin sorunları ve çözüm önerilerini bir sonraki yazımın konusu olarak belirleyecek, bu yazımda sadece çatı yazımın konusu olarak belirleyerek, bu yazımda sadece çatılar ( çatı şekli-eğimi-çekme kat—çatı piyesi koşulları – çatı kullanımı emsal kullanımı ilişkisi ve mimari mekan bağlamında çatı ya da çatı piyeslerinin kullanılabilirliği) konusuna değineceğim. Yazımda Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ve öncesinde yürürlükte olan İstanbul İmar Yönetmeliğini esas alarak sorunları ve tabii ki çözüm önerilerimi sıralamaya çalışacağım.
Sorunların başında; uyulacak yönetmeliklerin sunum karmaşası gelmektedir. Şöyle ki İstanbul için konuşacak olursak, 2007 yılında yürürlüğe giren İstanbul İmar Yönetmeliği’nde (ve eski İstanbul İmar Yönetmeliklerinde) mimarlık ürünlerine ilişkin tüm düzenleme konuları (piyes alanları, kat yükseklikleri, merdivenleri, asansör kuyu boşlukları ve tabii ki çok detaylı bir şekilde sunulan çatılar bölümü) 01.01. 20113 v3 08.09.2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe konulan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliklerinde; eski yönetmeliğe “değişiklik-iptal-fıkra ilavesi vb) yer almaktadır.
Bu durumun ziyadesiyle kafa karışıklığına sebebiyet vermesi yetmiyormuş gibi, yeterli sayısal teknik elemana sahip olma durumunda olmayan “ilgili idareler” in proje müelliflerine danışma hizmeti vermemesi de cabası olmaktadır.
Eskiden beri yönetmeliklerde çatılar ile ilgili olarak (sadece çatılar değil, buna cephe ve derinliği, blok boyu, giriş saçağı vb) “Çatı eğimleri, kullanılacak çatı malzemesi, yörenin mimari özelliği ve iklim şartları dikkate alınarak ilgili idarenin tasvibi ile tayin edilir…” denilerek uygulama birinci kademe yerel yönetime bırakılmakta, birinci kademe yerel yönetimin karar verememesi durumunda, Büyükşehir Belediye Başkanlığından görüş alacağı belirtilmektedir. Hatta bu konuda bürokratik teknik personelin dışında bir ESTETİK KURULLAR’ın her belediye için oluşturulması, var olanların bu konuda çalıştırılması yapılı çevre için son derece gereklidir.
İmar Yönetmeliklerinde; minumum kat yüksekliği (net) tarifin yapılması ne kadar isabetli ise, kullanım açısından çatı piyesi minumum yüksekliğinin normal kat minumum yüksekliğini sağlayacak şekilde çatı eğimi ve şeklinin serbest bırakılması kararının uygulamaya sokulması konusu da o derece isabetli olacaktır. Mimarların ve mimarlığın yaratıcılığının kenti güzelleştireceğine inanmak yola çıkış noktasını oluşturacaktır. Bu uygulama, kullanıcının ya da yüklenicinin inisiyatifine bırakılamayacak kadar önemli bir artizanal faaliyettir.
Çatı penceresi neden üçgen olmak ve alanı 1.0 m2 ile sınırlı tutulmak, birbiri ile eklenmemek durumunda konusu estetik kurulun birinci çözmesi gereken husustur. 1.0 m2 üçgen pencere alanı, 2.0×1.0 – 7.0×0.3 metreye kadar tasarlanabilecek bir geometrik formdur. Normal katlar için gerekli olan günışığı ve panoromik zenginlik konusu çatı piyesleri için de geçerli olsa gerektir. İnşaat ruhsatı verilmesi aşamasında; çatı pencere alanı, çatı şekli, çatı eğimi vb konularda ilgili idarelerin işi bu denli yasaklayıcı kılmasını anlaşılır bulmuyorum.
Geçtiğimiz günlerde Kadıköy Belediyesi’nin koridorlarında tesis ettiği camekan danışma barakasında asılı çatılarla ilgili uygulama kararını gördüm. (Altında İmar Müdürünün imzası vardı…) Lafz olarak tam hatırlamasam da iskan edilecek çatı piyesi minumum yüksekliğinin 1.80 metre olacağı, bu yükseklik sınırında (tabi ki emsal alanda ayrılan pay m2 oranında) duvar örülerek projelendirilecek kararıydı bu. Oysa ben, çatı piyesini yaşayan bir iç mekan olarak gören mimari uygulamaya imkan verecek bir karar verilmesini beklerdim.
Duvarları öreceksiniz, tabutluk gibi emsale giren bir izbeliğe çatı piyesi diye onay alacaksınız, yetmedi 1.0 m2 alanı geçmeyen ucube bir çatı penceresini de projenize koyacaksınız, oturma iznini (iskan) aldıktan sonra bildiğinizi okuyacaksınız.
Çatı terasları hakkında getirilen hükümler de mimarlık ürünü ile bağdaşmayan ve son tahlilde; yaşam konforu, kentsel kimlik kalitesi, gayrımenkul değeri gibi pek çok parametreyi ıskalayan uygulamalardır.
Özetle bir bitirme elemanı olarak çatı; mimarın özenle üstünde durmasını gerekli kılan formal noktadır. Bu bitirme “işbitiren” tarafından değil MİMAR tarafından yapılmalı, inşaat ruhsatı almaya esas düzenleme kriterleri MİMARCA olmalıdır.
Buraya kadar çatının; formal – işlevsel – ergonometrik konularla ilgili sorunları aktarmaya çalıştım. Son olarak çatı piyeslerine ayrılan emsale esas alan ile ilgili bir zorlamadan bahsedeceğim. Yeni bir bina yapılması ya da “kat karşılığı yenileme” işinde kat maliklerinin kabul edebildikleri maksimum alansal küçülmenin dayattığı bir durum ise, çoğunlukla Yükleniciye kalan çatı piyesi emsal alanının 10-11 m2 ile sınırlı tutulmasıdır. %82- 18 paylaşım oranı ile sadece 2 çatı piyesi eklentili daireyi Yüklenicinin alması ve toplam 20 m2 çatı piyesi alanının ayrılması durumunda, iskan sonrasında bu piyeslerin ne hale getirilerek satıldığı aşikarken, çatı piyesini emsale dahil etmenin anlamsızlığı da ortaya çıkmaktadır.
Bugün için geçerli Yönetmelik uygulamalarının getirdiği kısıtlılık ve MİMARLIĞA KARŞI olan yönlendirmesi göz önüne alındığında karşımıza karar verebilecek bir durum da çıkmamaktadır. Birincisi, 10.0 m2 alanlı – 1.0 m2 pencereli (hem de üçgen) – teras alanı sınırlı ve yan komşudan 3.0 metre çekme mesafesinde bir çatı piyesini yaptırmamak, ikincisi ise yapılacak olan bu piyeslerin kapalı ve açık kullanım alanlarının kriterlerini MİMARCA yeniden düzenlemek.
Yönetmelikte çatılar bölümü, “Yörenin mimari karakterine ve yapılacak yapıların özelliğine uygun olacak şekilde, çatı eğimi, çatı şekli ve saçak kullanımı konusunda ilgili İdareler ve oluşturulacak estetik kurullar yetkilidir. Bağlı bulunduğu bağımsız bölümün sınırlarını aşmamak koşulu ile ve alt kat bürüt inşaat alanının %25 ini geçmeyecek şekilde minumum yüksekliği daire iç yükseklik koşullarına uyarak çatı piyesinin, bağlı bulunduğu daire alanının %25’i kadar olan kısmı emsale dahil edilmeyecektir.”
Sayın Salih ŞENCAN’ın bir süre önce MİMARLIK UYGULAMALAR SORUNLAR 1 başlıklı yazısını ekteki linke tıklayarak ulaşabilirsiniz… https://mimdap.org/?p=164785
Mimarlık Uygulamaları Sorunlar & Çözüm Önerileri 1
Mimarlık ürününü; “inşaat/yapı veya bina” olarak, mimarı “çizen” bir meslek mensubu olarak ve müteahhitliği de “en çok kira yardımı yapan /en büyük (ama kullanışlığı şüphe götürür)” yapı kullanım alanını veren müteşebbis olarak tanımlayan bir kamuoyu karşısında, bazı tasarım ve uygulama sorunlarını masaya yatırarak çözüm yolu geliştirmenin zamanının geldiğinin değil, geçtiğinin kanaatindeyim. Tarihin en köklü mesleklerinden biri olan mimarlık; ….











2 Yorum
Ahmet Özer
Kadıköy belediyesi yine en iyi belediyelerden biri. Karşıdaki belediyelerde standart yok, hepsi kendinden menkul olarak yap ya da yapma diyor.
sevinç yıldır
Bir çatı konusunda bile bu kadar önemli ve öğretici bir yazı düzenlediğiniz için teşekkürler Salih bey. Bazı kurallar belediyesine göre değişiyor ve bu kadar ayrıntıyı projecilerin hepsinin öğrenmesi imkansız. Dün bizim Kadıköy belediyemizde balkon odaları iptal etmek istediler mesela. Sizin anlattıklarınızın belediye kontrol grubunun da okuması lazım.