Cesur, canlılardan ilham alınmış, dikey ve sürdürülebilir: bu saydıklarımız, geleceğin, son teknoloji konsept tasarımlarına sahip mimarisinin paylaştığı ortak özellikler. Bu tasarımların her biri gerçekleşemeyecek bile olsa da, diğerleri şimdiden ortaya çıkmaya başladı bile. İşte geleceğin mimari tasarımlarına kısa bir bakış…

Songjiang Hotel: Su Dolu Bir Madendeki Cennet


Çin’de, Şanghay’ın hemen dışındaki Songjiang bölgesinde bulunan bir çukurun su ile doldurulmasıyla ortaya çıkan etkileyici manzarayı Atkins Design, Songjiang Hotel’in tasarımı için kullanıyor. Yenilikçi tasarımda yeşil çatı, jeotermal enerji ve su altı restoran ve misafir odaları gibi özellikler yer alıyor. Su doldurulan çukurda, yüzme, su sporları, tırmanma ve bungee jumping gibi aktiviteler gerçekleştirilebiliyor. 2009’un Mayıs ayında tamamlanması planlanan oteli alen konsept olarak beklemekte.
The Venus Project: Sürdürülebilir Küresel Sivilleşme Çalışması


Önümüzdeki yüzyıllarda karşımıza çıkacak olan küresel ısınma, artan nüfus ve diğer sorunlarla başa çıkabilmek amacıyla bazıları, gezegenin ve insanların faydası için teknolojiyi ve kaynakları en iyi şekilde değerlendirmeyi öngörüyor. Venus Project de, yepyeni bir dünya görüşü ve yeniden tasarlanan bir kültürden bahsediyor. Deniz kıyısında, toplu taşıma ve kamusal tarlaların içinde tasarlanan yuvarlak formlu, milyonlara ev sahipliği yapabilen kentler, bizi politika, yoksulluk ve savaşın ötesine taşıyacağı söylenen bu kompleks ve hayali düşüncenin sadece küçük bir parçasını oluşturuyor.
The Origami: Görünmez İç/Dış Mekan Yaşam Alanı

Dikey yapılar inşa ederek, kentsel konutların yaşanabilirliği arttırılırken aynı zamanda her bir yaşayan için yeterli yeşil alan da açılabilir. Kann Finch’in Dubai Meydan City’de yapılan Origami’si, her bir daireye, yukarı doğru açılabilen pencerelerle, içe kapalı iç mekanlar ya da dışa açık büyük balkonlar yaratıyor. Dokulu ekran iç mekanı gölgelendirirken dışarıdan da görüntüyü ilginç kılıyor.
Dinamik, Rüzgar Enerjili Döner Kule

İtalyan mimar David Fischer, Dinamik Gökdeleni, 80 katın her biri sözlü bir komutla dönebilecek şekilde tasarladı. Finscher’ın amacı, aynı oda içerisinde istenildiği gibi gün doğumu ve gün batımının izlenmesini sağlamaktı. Her iki katın arasına yerleştirilen bir rüzgar türbini ile (toplamda 79 adet) ve güneş panellerinden sağlanan enerji ile dönme eylemi 3 saat içinde gerçekleşebiliyor. Neredeyse tamamı prefabrike olan yapının 2010’da tamamlanması bekleniyor.
Højblokka

MAPT + DARK architects tarafından tasarlanan The Højblokka_PULS projesi de, nüfus artışı nedeniyle kentlerin kapasitesini arttırmak amacıyla dikey bir kentsel yaşam öneriyor. Fikir, ofis, otel, dinlenme, alışveriş gibi işlevleri birleştirerek güneş alan kamusal alanlar yaratmak…
Punta Umbria Pavilion: Yeşil ve Modern Bir Fuar ve Sergi Alanı

İspanyol tasarım ekibi MRDP Arquitectos, alanın maksimum kullanımıyla, etkinlikler olmadığında bile canlı olabilen fuar ve sergi alanı tasarlamak istedi. Punta Umbria Pavilion tasarımları kentsel bir meydana, saf, kısa boylu ve su geçirmeyen yeşil bir çatının altına yerleştirildi.
“Benim Hayalim, Bizim Vizyonumuz” Design Act


Singapur merkezli tasarım firması Design Act “Benim Hayalim, Bizim Vizyonumuz” konseptini 2010 World Expo Singapur Pavyonu Yarışması için hazırladı. Farklı sıralarda yerleştirilen küpler pikselleşmiş görünümlü heykelimsi bir bina yaratıyor ve dijital bir bulut gibi algılanıyor.
No Man’s Land: Temiz Su, Temiz Enerji ve Huzur

Mimarlık Orta Doğu’da barışı sağlayabilir mi? “No Man’s Land” konsepti ile New York merkezli mimarlık ofisi Phu Hoang Office su kontrolü ve rekreasyon, turist çekme ve yenilenebilir enerji gibi çözümler sunuyor. No Man’s Land tasarımı ada ağlarından meydana geliyor ve havadaki su moleküllerinden saf içme suyu elde eden, yapay bir takımada oluşturuyor.
Manhattan’da Distopik Çiftçilik

Eric Vergne projesi Distopik Çiftlik, böcek yuvası biçiminde, tarla, işçi evleri ve pazaryerleri ile karşıt politik grupları bir araya getirmeyi öngörüyor.
Kaynak: Weburbanist
Çeviri: Mimdap



7 Yorum
asd
sitenize teşekkür ederim ödevlerime yardımcı oldu…
kübra tatar
süper ve ötesi tasarımlar çook ama çoook güzeller yani fevkalade……….
sabri
gercekten şık ve guzel uzerinde duunulmesi gereken tasarımlar oluşturuluş bu tur yapıların oluşturulması dusuncelerin cevreye olumlu bir sekılde yansımasını saglayacaktır.. nice saheserlr yapmaya
elif
Tasarımlar gerçekten de aşırıya ve daha fazlaya gidiyor….. Ancak insan doğası gereği sürekli gelişmek ve değişmek ister. Doğanın bir parçası olamamızın nedeni de gelişirken nerede duracağımızı bilemiyor oluşumuzdan kaynaklanmakta ama bu gelişim dünya ile uyumlu hale gelirse bir sorun teşkil edeceğini sanmıyorum. Eğer Dünya ile uyumlu olursak doğanın mükemmel dengesine katılabiliriz.
Yaşar Gezer
Geleceğin tasarımlarında en fazla gözüme çarpan şey bunların iri ve yoğun olması. Dünyanın giderek daha yoğun olacağını kabul etmemiz gerekiyor galiba. Bu tasarımlar bence een fazla bunu gösteriyor.
Murat Şaldırak
Hayati bey, size son derece hak veriyorum.dediğiniz gibi bu gökyüzü yarışı insanlara huzurlu değil de sorunlu bir yaşam teşkil edeceğini tahmin ediyorum.
Ey insan düşün ve tabii olana, tasarruflu olana ve daha önemlisi mütevazi olana dön! (alıntıdır :))
Hayati Binler
Bu konuda çok yazdım. Bu habere hulasaten yorum yazacağım. Gökyüzü yarışına devam ettikçe insanları mutlu yaşatamayız. Yerde yer mi bitti de göklere yükseliyoruz? Vahşi kapitalizmin bizlere emrettiği ve sadece bir-iki kişinin tatminine yönelik bu gökyüzü yarışı nedeniyle elde edilen gayr-i insanî yüksek mağaralar yapmaktan insanoğlu aklını başına alarak vazgeçmelidir. Şaşkınlık derecesine varan bu yarış insana sadece ıztırap vermektedir. Ey insan düşün ve tabii olana, tasarruflu olana ve daha önemlisi mütevazi olana dön!