Kentsel barbarlık döneminin yaşandığı günler Türkiye’sinde gün geçmiyor ki bir yıkım haberi daha almayalım. Başkentte Ankara Tenis Kulübü binasının yargı süreci devam ederken ve uzman bilirkişiler tarafından kültür varlığı olarak korunması gerektiğine ilişkin rapor verilmişken, mahkeme kararının beklenmeden alelacele yıkılması, Etlik Şehir Hastanesi’nin açılması nedeniyle Dışkapı Hastanesi ve Dr Sami Ulus Çocuk Hastanesi’nin yıkılmaya çalışılması gündemlerine bir yenisi daha eklendi. Zonguldak’ta tarihi Fransız Hastanesi’nin korunması gerekli kültür varlığı kararı, Karabük Bölge Koruma Kurulu’nun onay vermemesine rağmen Koruma Yüksek Kurul’u tarafından kaldırıldı. Bir yapının kültür varlığı iken tescilinin kaldırılması, dokunulmazlığının kaldırılmasıdır. Gizli saklı alınan bu karar ister istemez, kültür varlıklarının ve kültür varlığı potansiyeli taşıyan yapıların yaşadığı yıkımlarla birlikte herkesi kaygılandırdı. Zonguldak Halkın Sesi Gazetesi’nden Mustafa Özdemir’in imzasını taşıyan haberle gün yüzüne çıkan tescil kaldırma süreci yeni bir yıkımın habercisi olarak kamuoyunun gündemine düştü.

Fransız Mahallesi, nam-ı diğer Fener Mahallesi

 

 

 

 

 

 

Zonguldak, ekmeğini kömürden çıkaranların yaşadığı, kömür karası ile sürmelenmiş gözleri olan bir işçi kenti. Kömür madenleri ile acılara, direnişlere tanıklık etmiş kentin hikâyesi 1890 yılında Fransızların gelişi ile şekillenir. Fransızlar Zonguldak’ta ilk kömür rıhtımı inşasını yaparlar. Rıhtımın yapımı mimar Yanko tarafından gerçekleştirilir.

 

 

 

 

 

 

Ereğli Fransız Şirketi’nin kurulması ile kömür üretimindeki etkin rol sonucu Zonguldak kentinin kimliği kömürle hemhal olur. Kömür üretim ocaklarının sahibi Fransızların üretim sürecindeki etkinliği ile Zonguldak’ta Karadeniz’e doğru uzanan burun kısmında bir mahalle inşa edilir. Hastanesi, konutları, sosyal tesisleri, okulu, varageli, tüneli ve kilisesi ile oluşan mahalle Fransız Mahallesi’dir. Coğrafi yapısı ve tarihselliği ile özgün bir yerleşim yeri olan Fransız Mahallesi’ne 1908 yılında yapılan Deniz Feneri ile birlikte Fener Mahallesi denir. Fener Mahallesi resmi kayıtlara Yayla Mahallesi olarak not düşülür.

 

 

 

 

 

 

 

 

Mahalle Cumhuriyet’le birlikte prestij yerleşkesi konumunu korur. Kente görevli olarak gelen kamu görevlilerinin konutları, misafirhane, konuk evlerinin, spor tesislerinin ve sosyal buluşma ortamlarının tesisleri ile özgünlüğünü sürdürür. TMMOB’a bağlı mühendis odalarının lokallerinin de burada konumlanması ile Zonguldaklıların fikir üretim ve sosyal buluşma ortamlarını yaratır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alan Sultan Abdülmecit’in Vakfından alınır

 

 

 

 

 

Fransız Mahallesi, mahalle ölçeğinde korunması gereken alan olarak kentsel sit alanı ilan edilir. Yapılar ve alan koruma kurulu tarafından tescillenir. Bu alan içerisinde kilisenin önünde yer alan Fransız Hastanesi olarak yapılan yapının inşasının 1890’lı yıllara kadar uzandığı ifade edilir. Ancak o dönemde Bolu iline bağlı, Zonguldak kazasında olan alan Sultan Abdülmecit’in Vakfı tarafından 1908 yılında Fransızlara satıldığı belgelere yansır. Mahalle böylece kurulmaya başlanır.

 

 

 

 

 

 

 

 

İşçiler için Fransız Hastanesi yapılır

 

 

 

 

 

 

 

Maden’de çalışan işçilerin ve görevlilerin ve yaşayan ailelerin sağlık sorunlarını yakından takip etmek için kurulan Fransız Hastanesi’nin yapımı Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK) kayıtlarında 1920’lere tarihlenir.

 

 

 

 

 

 

 

Bodrum kat ve iki kattan oluşan, U şeklinde tasarlanan hastane yapısı, yüksek tavanları ve sadeliği, düşeyde ve yatayda kurduğu dengesi ve açık ve kapalı alanları ile dönemin özgün mimarlığını ifade eder. Hastane mahalle ölçeğinde, sosyal ve gündelik yaşantının bir parçası olarak bütüncül bir şekilde ele alınır. İşçilerin ve yaşayanların sağlığının yakından takip edildiği yapı aynı zamanda işçi sağlığına verilen değer açısından özgün tanık mekândır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Cumhuriyet’in ilan edilmesi birlikte Havza 1937 yılında millileştirilir. Fransız Hastanesi’de uzunca bir süre Ereğli Kömürleri İşletmesi Müessese Müdürlüğü olarak kullanılır. Yapı, TTK’nın elektrik borcu karşılığında Karaelmas Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine (KEDAŞ) devredilir. Türkiye’nin neoliberal politikalarla özelleştirme furyasının devam ettiği dönemde 2005 yılında özelleştirme ile yapı boşaltılarak kaderine terk edilir. Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan yapı Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü uzmanlarının 14 Haziran 2010 tarihinde hazırladığı rapor ile 2011 yılında tescilli kültür varlığı olarak korumaya alınır.

 

 

 

 

 

Tarihi yapının tescili ‘kurul kararına’ rağmen kaldırılır.

 

 

 

 

 

Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilen yapının 24 Ekim 2022 tarihinde, Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yazısı ile tescilinin kaldırılması talep edilir. Karabük Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu yapının bir dönemin mimari tarzını ve sosyal yaşantısını temsil ettiğine dem vurarak tescilin kaldırılması talebini reddeder ve 3 Kasım 2022 tarihinde korunmasının devamına karar verir. Milli Eğitim Bakanlığı bu süreçten hoşlanmaz ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Koruma Yüksek Kurulu’na itiraz eder. Koruma Yüksek Kurulu, Fransız Hastanesi’nin korunması gerekli kültür varlığı kararını iptal ederek 27 Aralık 2022 tarihinde tescil kaydının kaldırılmasına karar verir. Gizli saklı yapılan işlem kamuoyunun gündemine bugünlerde düşer.

 

 

 

 

Yüksek Kurul bunu hep yapıyor, “Korumama Kurulu”

 

 

 

 

 

 

Koruma Yüksek Kurulu Ankara’daki Fikir İşçileri Kooperatifi’nin tescilinin kaldırılmasında da benzer bir kararı vererek, gerçekte korumama kurulu olduğunu bir kez daha gösterir. Koruma Yüksek Kurulu’nun verdiği bu korumama kararları Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından yargıya taşınırken yapılar dokunulmazlık zırhından çıkartıldıkları için her an yıkımla karşı karşıya kalır.

 

 

 

 

 

 

Konuya ‘Fransız Kalmak’

 

 

 

 

 

 

Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tepkiler üzerine “yıkılmayacak, yapıyı restore edeceğiz, Olgunlaşma Enstitüsü yapacağız” açıklaması ise kendi içerisinde çelişkileri barındırmaktadır. Restorasyon kavramı tarihi yapılarının onarımı ile ilgilidir. Tescilli kültür varlığının tescilini kaldırttıktan sonra orada bir restorasyon değil ya tadilat yaparsınız yada yıkar yerine başka bir şey yaparsınız. Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü ya ne dediğinin,ne yaptığının farkında değil, yada kamuoyunu yanıltarak gerçek niyetinin ne olduğunu ortaya koyuyor. Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü konuya Fransız kalmış anlaşılan.

 

 

 

 

 

 

Fransız Hastanesi, Zonguldak‘ta Fransız Mahallesi’nde nam-ı diğer Fener Mahallesi’nde kente kimliğini veren kömür üretim tesislerinin çalışanları için yapılmış bir sağlık mekânıdır. Aynı zamanda mahallenin sağlıklı gelişiminin tanık mekânıdır. Zonguldak’ta dönemin okullarının, tarihi yapılarının yıkımla karşı karşıya kaldığı, Kız Meslek Lisesi başta olmak üzere birçok kültür varlığının hukuki ve kamuoyu mücadelesi ile ancak korunduğu bu süreçte, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tescil kaldırma talebi iyi niyetli değildir. Koruma Yüksek Kurulunun tescil kararını kaldırması ise hiç bilimsel değildir.

 

 

 

 

 

 

Kentin kimliğinde anıtsal bir yapı olarak özgünlüğünü koruyan, Zonguldak Fransız Hastanesi korunmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: kisadalga.net

One Comment

  1. 1930 lar yapılarına hiç acımıyorlar ne yazık ki. Şimdi Kadıköy de Zeki Sayar evini yıkıyorlar örneğin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir