Doç. Dr. MEHMET TUNÇER
Yine, yeni, yeniden! Birkaç yıl önceki çileden sonra yaklaşık 1,5 aydır Eskişehir yolunda genişletme çalışmalarını yaşıyoruz… Büyükşehir Belediyemiz bize yeni hizmetler sunuyor!

Aynı aksta gene büyük eziyetler çektirilerek, büyük paralar ve emekler harcanarak kazılan metro çukurunu çağdaş bir metroya dönüştürmek yerine Eskişehir yolu bir şerit daha genişletiliyor. Çok merak ediyorum, acaba daha önce bu şerit planlarda yok muydu, neden sonra aklımıza geldi de YAZ BOZ TAHTASI oldu Eskişehir Yolu?

Vahşi bir şekilde yol genişletilmesinin nedenlerine bakarsak, sanırım yol boyunca yeni gökdelenlere zemin hazırlamak, yeni hiper/miper, gross/mross marketleri yol boyuna dizebilmek, artı yeni iş kapısı yaratmak vardır bence..

Yeni yapılan duvarları, setleri, ağaçlandırılan yol boyundaki ağaçları dozerlerle kazımak sanırım beğenmediğimiz Afrika ülkelerinde bile görülmeyecek bir hoyratlık ve plansızlıktır..

Bu kadar vahşice devam eden bir süreci her gün gidip geldiğim yolda gördüm ve yaşadım….Çayyolu’na ulaşmak dahi mümkün olamayacak şekilde hem Eskişehir aksı hem de AŞTİ aksı kapatılmıştı..

Bir keresinde konvoyla birlikte taa AŞTİ giriş kapısına kadar gidip, otobüsler içeriye biz de bozuk tek şeritli U dönüşünden Çayyolu tarafına dönerek mutlu bir şekilde hızlı yolumuza kavuştuk.

Bir keresinde ise; taa AOÇ’ye kadar gidip, bira fabrikasının önünden oto safari yaparcasına, hayatımda hiç geçmediğim arka yollardan -ki 35 senelik Ankaralıyım- tek şerit halinde keşfe çıkarak bilinmeyen yolları ve köprü altlarını öğrenerek, dönülmezlerden hep beraber dönmenin tarifsiz keyfini yaşayarak evimize zar zor kendimizi attık!

Eskişehir yolunda şimdi yeni hipermarketler, gökdelenler inşa ediliyor.. Sanırım Dubai benzeri ana aksta gökdelenler yükleme hevesinin sonuçları ..

Tam da “Özel Otoya Dayalı Uydu Kentler Sürdürülebilir mi?” yazımdan birkaç ay sonra bu uygulama başladı..(Bakınız..www.guvercinevi.net) Özel otoyla daha süratli gidebilmek ve daha çok otoyu biryerlere ulaştırabilmek için.. Benzin bedava nasıl olsa!

El hamdürillah! Tamam..

“Ankara’da daire talepleri Eskişehir yolu üzerinde yoğunlaşıyor. konut talebinde villa oranı düşük. Şimdilik yüzde 10 düzeyinde. Çanağını kıran Ankara her geçen gün Eskişehir’e yaklaşıyor. Şimdilik 230 kilometrelik yolda ilk hedef Polatlı’ya ulaşmak” Milliyet 27 Şubat 2005

DUBAİ İKİZ KULELERİ

DUBAİ’DEN BİR KAÇ TOWER DAHA !

TABİİ ÇÖLDE BUNU YAPMAK KOLAY..

GELİN DE ESKİŞEHİR YOLUNDA YAPIN!

Eskişehir aksında bazı kesimlerde “Kentsel Hizmet Alanı” değiştirilmiş, küçük parseller bir araya gelmiş, bu arsalar birleştirilerek bu kesime alışveriş merkezi, otel, hastane gibi kullanımlar gelmiş… İzale-i şuyu ile oturdukları evlerini kaybedenler var..

Üretilen yeni büyük parseller üzerinde Bankalar, TOFAŞ, benzin istasyonlarının arazileri var… Eskişehir yolu kavşakta inşa halinde olan sanırım ATO ve TOBB –Odalara- ait gökdelenler birer çelik yığını olarak yükseliyor… Aynı kavşakta Armada dahil böylece nur topu gibi 3 gökdelenimiz daha olacak.. Mimarlar Odası geçen sene bu yapıya karşı çıkıp imar haklarının aşırı arttığını, altyapının yetmeyeceğini söylemişti bir süre önce.. Altyapı değiştirildi işte yol da genişletiliyor dolayısı ile sorun kalmadı.. Yani bu kadar işyeri ve ofis binası, mekanı çalışacak mı? Daha sonra belli bir kısmını da konut yapıp satarız artık her halde…

İnşallah, maşaallah, el hamdürillah!

Bu aks üzerinde iş ve alışveriş merkezlerinin yapılmasının önünde bir engel vardı: Söğütözü, ODTÜ ve Bilkent kavşakları yetersiz kalacaktı.. Bu durum arsaların değerini ve firmaların, şirketlerin olası karını düşürüyordu.

Hazine’nin önündeki üst geçit dahil bir çok üst geçit yıkıldı..Büyüyen yola tekrar oturtulmaya çalışılıyordu.. Dozerler, kaynakçılar gece yarılarına kadar harıl harıl çalıştı…. Benzinliklerin pompolarına kadar yol neredeyse genişlemişti.. Kaldırımda inşa edilen metro çıkışları yeniden düzenlendi… Bu arada uzun zamandır tartışılan ODTÜ ve Bilkent kavşaklarında inşaat devam ediyordu. En komiği de yeni dikilen ağaçların, çimlerin kazınırcasına ortadan kaldırılması, istinat duvarlarının yıkılarak 5-10 metre geriye yeniden yapılmasıydı..

Planlama teknik olduğu kadar siyasi bir konudur bence.. Yapılanlar da bilinçli bir siyasettir.. Öyle olmasa idi yöneticiler kentleri kendi siyasi düşüncelerine göre şekillendirmek için planlamayı, mimariyi kullanmazlardı. Helen’den, Roma’dan beri bu böyledir.

Trilyonlar gözümüzün önünde boşuna -ya da anlamlı bazılarına göre- akıyor..Yapılacak bunca güzel iş varken, tarihi dokuya, Kale’ye el atmak varken, doğal değerleri onarmak, güzelleştirmek varken..Kent merkezlerini yayalaştırmak, daha çok spor, daha çok kültürel tesis, daha çok yeşil alan oluşturmak varken..Tabii, onları da yapıyoruz, işte Ulus Projesi, yakında göreceksiniz
İnşallah, maşaallah, el hamdürillah!

Üzülmemek elde değil, daha 3-4 sene önce yol genişletilmişti, çok çabuk unutuyoruz ve aynı eziyet 3-4 senede bir yaşanıyor..
Yönetime bağlı plan ve proje de o mantıkla yapılacak ve one göre uygulanacaktır. 50 köprü yapılacak, yetmeyecek 50 daha..Toplu taşın sistemleri de tünel halinde kalacak..Çağdaş planlama ve tekniklerini bırakıp el yordamıyla kenti tarumar edenlere kızmamak elde değil doğrusu..

Ama artık müsterih olunuz, yol gelecekte daha genişleyemez, Armada’yı da 15 metre geriye çekemezler ya..
Kalın toz toprak ve çukurlar içinde, kışa kadar biter çilemiz.. İnşallah, maşaallah, el hamdürillah!

*Ankara Magazine Eylül 2006’da yayınlanmıştır

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir