ZAKARYA MİLDANOĞLU
Akhtamar’da bir yılı aşkın bir süredir hummalı bir faaliyet var. Başbakan, Kültür Bakanlığı 2005 yılında Van’ın uyuyan güzeli Akhtamar’ı uyandırmaya karar verdi. Kollar sıvandı. Projeler hazırlandı, işi yapacak, güzeli uyandıracak firma olarak Kartalkaya Proje İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ve Er Bu Ortaklığı belirlendi. İşin başlamasıyla birlikte Van valisi sayın Niyazi Tanılır ilgisini hiç eksik etmedi. Türkiye Ermenileri Patriği II. Mesrob Mutafyan Hazretlerinin gözü kulağı Akhtamarda oldu. UNESCO_ICOMOS gibi kuruluşlar, dünyanın dört bir tarafına serpilmiş Ermeni toplumu “ Diğer restorasyonlarda yaşananlar acaba burada da yaşanacak mı?” kaygısıyla izlediler. Mutlulukların, endişelerin her birinin kendine göre haklı yanları vardı. Çünkü insanoğlu 1100 yıla yaklaşan Akhtamar güzelini uykusunda dahi rahat bırakmamış, takılarıyla, rengarenk iç çamaşırlarıyla uğraşmışlar, kimi kurşun sıkmış kimi de define arayarak onu çok yormuştu. Uyandıralım derken öldürebilirdik. Ayağa kalkması için özel bir sevgiye, titizliğe, bakıma ihtiyacı vardı.

Su gibi akıp giden bir yıla bakıldığında Akhtamar için iyi şeyler yapıldığı görülecektir.
Restorasyon başlangıcında temel kural olarak esasa yönelik hiçbir müdahalenin yapılmaması kararlaştırıldı. O bu şekliyle de güzeldi. Çatılarındaki eksik, kırık kiremitler yenileri ile değiştirildi. Bitkilerden temizlendi. Cephesindeki çatlaklar kendi malzemesinden, kendi taşı toz haline getirilerek hidrolik kireçle harç haline getirilip onarıldı. Dış cephelerde yer alan taş oymacılığının olağanüstü örneklerine hiç dokunulmadı. Olduğu gibi kırk eksik şekilleriyle bırakıldı, hiçbir yama, yada tamamlama yapılmadı. Sonunda da biraz tazyikli duru bir suyla yıkandı. Temizlik için kimyasal yada jel, kum, tarak gibi malzemeler kullanılmadı. Zemin kaplamalarından sağlam olan taşlar olduğu gibi yerinde bırakıldı, boş kalan alanlar ise biraz da farklı renkten doğal bir taşla kaplandı.

İç elbisesi yani duvar resimlerinin durumu iç açıcı durumda değildi. Lime lime olmuş, ana duvarlardan kopmuş, yer yer de yok olmuş, dört farklı katmandan oluşmuş sıva plakaları. Duvar resimlerini korumak, temizlemek, onarmak için hazır bir reçete yoktur. Reçete her yapıda her bölgede farklıdır. Çok farklı noktalardan alınan örnekler laboratuarlarda, kristal yapıları ve diğer özellikleri analiz edildi. Önce küçük yüzeylerde örnek uygulamalar yapıldı. Olumlu sonuç veren malzeme ve işçiliklerden özel bir reçete hazırlandı. İğneyle kuyu kazılmadı ama nerdeyse her noktaya iğneyle bağlayıcı malzeme şırınga edilerek duvar resimlerinin altyapısı güçlendirildi. Yine özel bir reçeteye bağlı olarak yüzey temizliği yapıldı. Duvar resimlerini kapatmak amacıyla sürülen mavi boya ve diğer tüm lekeler temizlendi. Mevcut yada ortaya çıkan yeni resimlere küçük rötuşlar dışında müdahale edilmedi, tamamlamaya gidilmedi, olduğu gibi bırakıldı.

Bugün Akhtamar güzeli fazla rahatsız edilmeden uyandırıldı. Artık ona daha sevgiyle yaklaşmanın, onu binlerce yıl daha ayakta tutmanın zamanıdır.

Şimdi ise çevresinde yapılan kazı sonucu ortaya çıkan manastır kompleksine ait mutfak, yemekhane, çalışma ve yatak odaları, okulu, idare binaları, depoları ve sarnıcı aynı titizlikte uyandırılmayı bekliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir