Planlama ciddi bir iştir; uzmanlık ister

6 Dakika Okuma Süresi

SIRMA R. TURGUT / Birgün
Anlaşılamaz bir hezeyan… Meslek eriği ve bilime sığdırılamaz görüşler ve bir başka meslek alanına karşı gerçekleştirilen çirkin saldırılar üzerinden yapılan meslek şovenizmi…

Son dönemde Cumhuriyet gazetesinde “tek taraflı” olarak yayınlanan planlamaya ilişkin yetki tartışmalarında saf tutan, yaşamlarının belirli noktalarında kentlere merak sarmış ve mimarlık mesleğinden giderek uzaklaşarak şehirciliğe yönelmiş mimar kalemlerin düştüğü garip, tarifsiz ama gerçek durum maalesef bu! Bu durum; kimi zaman basit çekişmeler olarak yorumlandı, kimi zaman bir geçiş döneminin sancıları diye anlayışla karşılandı ancak planlama meş-rulaştıkça bu tavırlar çirkinleşerek arttı. Halbuki ne planlama camiasının ne de çok sayıda sorunla boğuşan planlama gündeminin uzmanlık dışı yetki kapışmaları ile kaybedecek vakti yok!

Aslında bu süreç çok eskilere dayanıyor. ODTÜ’de ilk şehir ve bölge planlama bölümü açıldıktan sonra 1980’lerin ortalarına kadar uzun bir süre boyunca ikinci bir planlama bölümüne onay verilmemiştir. Mimarlık disiplini, planlama bölümlerinin açılmasını, işbirliğinin ve uzmanlığın gereği olarak değil rekabetin yaratıcısı olarak değerlendirmiş ve elinde bulundurduğu planlama yetkisini de halen tam olarak teslim etmemiştir. Yetki tartışmasının yeniden alevlenmesinin nedeni, planlama alanında yaşanan bir dizi gelişimin mimarlık alanında elde kalan son mevzilerin de kaybedileceğine dair önemli endişeler yaratmasıdır. Dünyanın her yerinde tartışılmaz bir uzmanlık alanı olan “planlama”yı reddetme çabası ve bu bölümlerde öğretim üyeliği yapmış/yapmakta olan kişilerin “yetiştirdikleri meslek adamı”nı inkâr etmesi başka nasıl açıklanabilir ki?

YETKİ TARTIŞMASININ NEDENLERİ

Üç önemli gelişme var bu tavırların ardında… Birincisi; Koruma Amaçlı İmar Planı ve Çevre Düzenleme projeleri ile ilgili yönetmelikle getirilen haklardır ki bu düzenleme ile Şehir ve Bölge Planlama bölümünden mezun olmuş şehir plancıları veya şehir ve bölge plancıları veya kent plancılarına, uzmanlık alanları çerçevesinde daha geniş bir alan açılmaktadır. Bu madde, kavganın kızışmasının önemli nedenlerinden birisi. Uzmanlık alanları bağlamında son derece doğru olan bu yönetmeliğin ilgili maddesi, yasal yapılanmaların da zaman içerisinde çağdaş gelişmeleri izlediğinin açık bir göstergesidir.

İkincisi, Mimarlar Odası’nın yetkilerini kısıtlayan yönetmelik değişikliğidir. Söz konusu düzenlemeye dek Mimarlar Odası’nın anılan yönetmeliğinde bir mimarlık hizmeti olarak kabul edilen “planlama”, bu düzenleme ile bir mimarlık hizmeti olmaktan çıkarılmış” ve “ayrı bir ihtisas ve iştigal konusu” olarak kabul edilmiştir. Üçüncüsü ise, 7 Ocak 2006 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelik ile getirilen “Planlama işlerini üstlenecek müelliflerde yüksek öğretim kurumlarının şehir ve bölge planlama bölümlerinden lisans eğitimini tamamlayarak mezun olma şartı aranır…” ibaresidir. Bu yönetmelik ile, bir mesleki unvan için yeterli olmayan eğitim süreçlerine ve/veya usta çırak ilişkilerine dayanarak, eğitimini almadığı alanda “yeterli” sayılan bilimsellikten uzak uygulamalar son bulmuştur.

UZMANLAŞMANIN GEREĞİ PLANLAMA

Gerek bilimde gerekse meslek alanlarında en önemli belirleyicilerinden biri uzmanlaşma haline gelmiştir. Bu kavram “Şehir ve Bölge Planlama” mesleğinde de günümüz gereksinmeleri ve dinamikleri bağlamında etkilerini göstermiştir. Kent planlama, bilgileri bir mozaik gibi yanyana getirmez; bir sentez oluşturur, akılcı bir yorumla farklı yorum, model ve çözümlere gider. Normatif, kendi kuramları olan ve çağdaş bilim alanında başlı başına bir bilim alanı olarak kabul edilen bu disiplin doğal olarak başlangıçta kurgulanmış olduğu yapı ve kimliğin çok ötesinde bir kimliğe ve misyona sahiptir. Üstlenmiş olduğu son derece önemli misyon ve bu misyonun içerdiklerinin çeşitliliği gereği de hiçbir disiplinin altına ya da yanına sığıştırılamayacak kadar özellikli ve bağımsız bir çalışma alanıdır.

Tarihsel süreç içinde son derece farklı koşullarda, planlama alanında da hizmet vermiş olan mimarlık meslek grubu, artık şehir planlama alanında hizmet veremez. “İkame edilebilirliğe” olumlu bakan ve planlamayı hâlâ yanlızca bir “fiziki tasarım” ve “imar planı” işlemi olarak algılamakta ısrar eden görüşlerin planlama açısından son derece sığ yaklaşımlar olduğu günümüz koşullarında çok nettir. Asla salt bir tasarım fenomeni olmayan planlama doğal olarak mimarlık disiplini ile özdeşleştirilemez. Dolayısıyla, bu alanda yetkili uzman olarak mimardan söz etmek mümkün değildir. Bugün usta çırak ilişkileri ile edindikleri deneyimlerden yola çıkarak planlama disiplininin uzmanlık alanlarına saldıran umarsız tavır; Türkiye genelinde 14 bölümde lisans eğitimi veren, meslek odasına sahip, 29 yıldır düzenlediği Dünya Şehircilik Günü ko-lokyumlarıyla, 2004 yılı itibariyle “Türkiye Planlama Okulları Birliği”nin kuruluşuyla kurumsallaşma sürecinin çok önemli adımlarını geride bırakmış bir meslek dalından söz edildiğini unutmamalıdır.

KATILIMCI ANLAYIŞ

Planlama, çok paydaşlı, aktörlü ve katılımcı bir anlayışla gerçekleştirilmesi gereken bir meslek alanıdır. Literatürü ve uygulamaları takip edenler, planlamanın koordinasyonun çok ötesinde bir uzmanlık alanı haline geldiğinde hemfikirdir.

Bu noktada altını defalarca çizmekte yarar olan konu şudur: Planlamanın ve diğer disiplinlerin gündeminde ulusal ve uluslararası dinamikler koşutunda son derece ivedi ve önemli konular vardır. Mimarlık da bu disiplinlerden biridir. Şüphesiz bir ahenk ve koordinasyon içinde bu sorun alanlarına hizmet vermek gerekmektedir. Bu nedenle uzmanlıklara saygı duyan, eğitimin önüne asla geçmeyen bir tavırla meslek alanları faaliyetlerini sürdürmelidir. Belki mimarlık alanında hezeyanla hırçınlaşan, sayıları aslında çok da kısıtlı olan bu dostlar kendi mesleklerini yeniden sevip, yetkin oldukları alanlarda faaliyet yapmaya çalışırlar ve erk oldukları alanlarda huzurla üretimin tadına varırlarsa bu gereksiz tartışma da daha fazla kızışmadan sona erer. Tartışmanın gereksizliği, mimarlık ile şehir ve bölge planlama bölümlerinin ders programlarına göz atacak her sıradan vatandaş tarafından kolaylıkla algılanacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir