Köy ile kentin arasındaki en önemli farklardan birisi imar planıdır. Hoş. son zamanlarda planlı köylere de rastlıyoruz ya..

 

 

Peki nedir İmar Planı; Yöre halkının sağlığını korumak, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını, iyi yaşama düzenini ve çalışma koşullarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla, ülke, bölge ve şehir verilerine göre, oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım gibi kentsel fonksiyonlar arasında mevcut ve sağlanabilecek imkanlar ölçüsünde en iyi çözüm yollarının bulmak için, varsa kadastro durumu da işlenmiş, onaylı haritaların kopyaları üzerine nazım plan ve uygulama planı olarak düzenlenip onaylanmış planlara denir.

 

 

 

 

 

 

Ölçek ve plan hükümlerindeki ayrıntılara göre “Nazım İmar Plan,’’ ve “Uygulama İmar Planı” olarak imar planları iki kademelidir. İmar planları;

 

 

Devlet planındaki hedeflere, varsa bölge ve çevre düzeni planı ana kararlarına uyumlu olmalıdır.

 

 

Kent halkının karakter ve yaşayış biçimlerine uyumlu ve yerel isteklere olanak dahilinde cevap verir nitelikte olmalıdır.

 

 

Yönetmeliklerde getirilen arazi kullanma standartlarına uyulurken, değişik arazi kullanma biçimleri için seçilen yer ve bunların fonksiyon ilişkilerinde en iyi çözümü getirmelidir.

 

 

İlerideki ihtiyaçları karşılayabilir esneklik ve gelişme olanağında doğacak ulaşım ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasite ulaşım ağı ve tesislerine sahip olmalıdır.

 

 

Hukuki, idari, ekonomik ve teknik yönlerden uygulanabilir niteliklere haiz olmalıdır.

 

 

Çevre ve beldenin , doğal, kültürel, ekonomik ve sestetik varlıklarını, çevre sağlığını koruyucu ve katkı sağlayıcı anlayışta ve şehircilik esaslarına uygun olarak düzenlenmelidir.

 

 

İmar planı yapmanın yasal hükümleri bunları içerirken, planların bu işi yapmaya haiz, eğitimini görmüş, yeterlikli kişiler tarafından yapılması da ön koşuldur.

 

 

BELEDİYE MECLİSLERİNE DİKKAT!

 

 

İmar planları bu şekilde hazırlanarak İl Genel Meclislerine. Belediye Meclislerine gelir, görüşülür ve kabul edilir. Belediye meclislerinin en önemli yetkilerinden birisi imar planı yapmaktır. Diğeri de bütçe yapmak. Zaten bütçe de bir ekonomik plan değil midir? Ne yazık ki belediye meclislerinde yukarıdaki maddeler dikkate alınmayıp genelde plan talebinde bulunan kurum ve kişilerin kimliğine, gücüne göre davranılmakta, planlar meclis üyelerinin kaleminin ucundan çıkmakta, yetkili uzmanlara plan yaptırılmamakta, plan hiyerarşisi ihlal edilmekte böylelikle de çoğu imar planı değişiklikleri idari mahkemeler tarafından iptal edilmektedir.

 

 

İmar planı ya da değişikliği yapmak ciddi iştir. Siz plan ile birilerini ihya edebilirsiniz (Kat artırımı, yeşil alan yerini yapılaşmaya açarak, yoğunluğunu artırarak, vasfını, niteliğini, lejantını değiştirerek vs.) Ya da birilerini hepten batırabilirsiniz (İmarlı yerini parka, meydana dönüştürerek. Kasıtlı yol geçirerek, Katını indirerek. Parselini yolda, yeşil alanda, resmi kurum alanında bırakarak). Belediye meclisleri ve üyeleri bu işin ciddiyetinde midirler? Bu veballerin farkında mıdırlar? Yıkılan ya da ihya olan ailelerin günahlarını çekebilme olgunluğunda mıdırlar? Plan yapmanın ne olduğunun fevkinde midirler? Büyükşehir dışındaki ilçelerde, çoğu 9 kişilik belde belediye meclislerinin -ki 4 ü muhaliftir genelde- 5 kişisi ile imar planları yapılmakta, ülkenin toprakları sadece kişi ya da kurumların çıkarına göre planlanmaktadır. Artık meclislerin bu plan yapma yetkisinin de sorgulanması zamanı gelmiştir

 

 

3ir zamanlar Denizli’de; 1/25000,1/100 000 lik planlar, Delikliçınar Kent Merkezi, Şirinköy, Saruhan, Toplama yollar, Çevre Yolu Çevresi, imar planları, plan tadilatları, ve plan düzenlemeleri çok tartışılır olmuş, plan yapma konusu gündemin birinci maddesine oturmuştu. İtirazlar üzenne hem 25 binlik, hem 100 binlik plan iptal olup, yeniden yapılmıştı. Meclis üyeleri yasalar karşısında olduğu kadar veballer, günahlar ve toplum vicdanı ile de yüzleşme ve hesaplaşma ile karşı karşıyadır.

 

 

 

Bizim dileğimiz planlar yapılırken; Ellerin vicdanlarda olarak, kuldan utanan. Allah’tan korkan ve “Kul hakkı yememeye’ toplum çıkarını göz ardı etmemeye dikkat göstererek huzur içinde tüm belediyelerin meclis üyelerinden görev yapmalarını beklemektir. Tarih bu günleri yazmaktadır. Sonuç olarak, plan yapmak çok ciddi bir iştir. Plan yapıcılarından da ciddiyet, adalet, sağduyu, vicdan ve hukuka uygunluk beklenir..

 

 

 

Kaynak : deha20.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir