ASUMAN YEŞİLIRMAK / Mimdap
Mimarlar Odasının “Maltepe Bölge Parkı ve Rekreasyon Alanları Fikir Projesi Yarışmasını” duyurularındaki ifade ile “boykot” etmesi ve Jüri üyesi belirlemeyi reddetmesi anlaşılabilir bir karar değil, nedenlerinin hiç biri de inandırıcı değil.

İmar planlarında “donatı alanlarını arttırarak kentsel yaşam standartlarının yükseltilmesi” amacı ile donatı fonksiyonlarına ayrılmış İstanbul’da kalan son alanlardan olan Maltepe Bölge Parkı alanının çeşitli kurumların müdahaleleri ile parça parça kaybedilmekte olduğu doğrudur. 26.10.2006 tarihli mimdap’da yayınlanan ”İstanbul’un Kaybedilen Kentsel Donatı Alanları, Kaybedilen Fırsatları” başlıklı yazı ile bu konuyu duyurmuştuk.

Ancak Mimarlar odası bu boykot kararı ile ne yapmak istiyor? Haklı bir endişeyle Üniversite ve lüks konutların “arka bahçesi” haline getirilmek istendiği ifade edilen bu alanın, çeşitli kurumlarca daha fazla talan edilerek, daha fazla lüks konutun, giderek daha da küçülen bir arka bahçesi olmasını mı istiyor?

Bunu istemezler kuşkusuz, ancak bugüne kadar ki kaybedilenlere engel olunamamışken bugün şimdilik muhafaza edilebilmiş olan 554 ha lık bu son alanın Bölge Parkı olarak gerçekleşebilmesinin önemli bir aracı olabilecek proje yarışmasının “boykot” edilmesini anlamak mümkün değil.

Çevre Düzeni Planına dava ile ne ilgisi var?

Bölge parkı alanının korunması çabası ile yaklaşık on yıldır bu alanın içinden çıkılmaz planlama sorunları ile uğraşan biri olarak süreç hakkında doğru bilgi vermek ve Mimarlar Odası Yönetim kuruluna bazı sorularımı sıralamak istiyorum.

Öncelikle, Mimarlar Odası’nın, “1/100 000 İstanbul Çevre Düzeni Planın şehircilik ilke, esas ve ilgili mevzuat hükümlerine uygunluğu tartışılmamış ve genel plan kararları üzerinde toplumsal bir mutabakat sağlanmamışken; süreci böylesine tartışılır bir alanlarda yarışmalar açmak; hazırlanan stratejik plan kararlarını devre dışı bırakmakla kalmayıp plan bütünlüğünü de parçalayacağı” gerekçesi anlaşılabilir değil. Çünkü Bölge Parkı alanının TMMOB’ye bağlı sekiz Oda’nın mevzuat, planlama süreci ve kararları ile ilgili olarak iptal davası açtığı Çevre Düzeni Planının hukuki durumu ile bir ilgisi bulunmamaktadır.

Zira bu alanın Bölge parkı olarak ilk planı 15.02.1994 onay tarihli 1/25.000 ölçekli Başıbüyük-Büyükbakkalköy Arası Çevre Düzeni Nazım İmar Planıdır. 1/5000 ölçekli ilk Nazım İmar planı ise 27.9.2001 tarihlidir. Bu plana yapılan itirazlar çerçevesinde yol güzergahında ve kentsel hizmet alanı sınırlarında yapılan değişiklikler ile bir kısım alanın Milli Savunma Bakanlığının Askeri Güvenlik Bölgesi olması nedeniyle bölge parkından çıkarılması talebi doğrultusunda plan revize edilerek 29.08.2003 tarihinde yeniden onaylanmıştır. 09.03.2005 onay tarihli Büyükbakkalköy Çevresi Nazım İmar Planı ile de bölge parkına yaklaşık 100 ha ilave olmuştur. Ayrıca Mimarlar Odası yazısındaki “hazırlanan stratejik plan” ifadesi ile hangi planın kastedildiği de anlaşılamamıştır.

Koparılan alan Narcity mi?

Diğer bir yanlış bilgi “Narcity” konut alanının Bölge parkı alanından koparıldığı iddiası. Çünkü 1999 yılında parsel ölçeğinde (tamamı tek parsel ve özel mülkiyet) plan teklifi yapılarak onaylanan bu alan bölge parkı alanında hiç olmamıştır, o nedenle de koparılması da mümkün değildir. Böyle bir peyzaj alanında hiç olmaması gereken bir yoğunlukla (600 ki/ha) onaylanan bu “lüks konut” alanının, bir mimar tarafından yapılan planının mesleki denetimi, Mimari ÇED çekincesi konulmakla birlikte Mimarlar Odası tarafından yapılmıştır.

SORU: Şimdi bu lüks konut alanının “arka bahçesi” olacağı endişesi ile Bölge Parkı Yarışmasını boykot eden MO bu planın Mesleki Denetimini neden yaptı ve bu plan değişikliğinin iptali için neden herhangi bir girişimde bulunmadı?

Oda tarafından yanlış yapılmış duyuru

Mimarlar Odası’nın 10.01.2007 tarihli “Maltepe Bölge Parkını yapılaşmaya açan plan iptal edildi” başlıklı bir yazı ile sanki yarışmayı boykot etmelerinin haklı bir kanıtıymış gibi yapılan duyuru da çok yanlış bilgi içermektedir. Söz konusu Meclis Kararı inanılmaz biçimde yanlış anlaşılmış, yanlış yorumlanmış ve yanlış bilgi verilmiştir. Aşağıda bilgi verildiği gibi Maltepe Bölge parkından Maltepe Üniversitesi ve cezaevi alanlarından sonra yakın bir tarihte (24.06.2006) Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan plan değişikliği ile yaklaşık 40 hektar kadar bir alan KİPTAŞ konut projesi için koparılmıştı. BİMTAŞ/ İMP tarafından yapılan plana, donatı alanını azaltması ve müelliflik koşullarına uygun olmaması gibi haklı gerekçelerle Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve İBB Şehir Planlama Müdürlüğü tarafından itiraz edilmişti.

İtirazları değerlendiren İBB Meclisi 01.12.2006 tarihinde “itiraz dosyaları birleştirilerek yeniden değerlendirilmek üzere müdürlüğüne iadesi” şeklinde ifade edilen anlaşılmaz bir karar almıştır. Ama çok daha anlaşılmaz olan Mimarlar Odası’nın bu kararı boykotu haklı çıkaran bir yorumla bir iptal kararı gibi vermesi. Eğer Bölge Parkından 40 ha eksilten ve yoğun yapılaşma getiren bu plan söyledikleri gibi iptal edilmiş olsaydı, bu başarılarından dolayı tebrik ederdik. Ancak bu haber doğru bile olsa Mimarlar Odası’nın böyle bir gelişmeyi, Yarışmayı boykot kararını haklı çıkaran bir haber olarak vermesi kesinlikle yanıltıcıdır. Mimarlar Odası Yarışmayı boykot etmek yerine 550 ha’lık Bölge Parkı alnının korunmasının ve 40 ha’lık bu alanın proje alanına yeniden kazandırılmasının takipçisi olmalıydı.

Gerçek kayıplar sürerken ne yapıldı?

“Maltepe Bölge Parkı” alanından ilk kaybedilen alan yaklaşık 80 hektarlık Maltepe Üniversitesi alanı oldu. Büyük bir kısmı orman parselinde olmak üzere 1998 yılında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca parsel ölçeğinde plan tadilatı yapılarak onaylanan Üniversitenin halen onaylı imar planları olmamasına karşın inşaatı yapıldı ve kullanıma açıldı.”(*) Bakanlığın bu plan değişikliğine İBB tarafından dava açılmış ancak dava (ODTÜ Öğretim Görevlileri tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna ters düşen bir kararla) Danıştay tarafından reddedilmiştir. Mimarlar Odası yazısında iddia edildiğinin aksine Maltepe Üniversitesi ne 2001 tarihli planda (dava süreci devam ediyordu) ne de 2003 tarihli planda yer almamış, plan dışında bırakılmıştır. Maltepe Üniversitesi’nin parsel ölçeğinde sürdürdüğü plan değişikliği süreci devam etmektedir.

SORU: Mimarlar Odası, “Bakanlığın” onayladığı ve İBB’nin iptal davası açtığı ancak kaybettiği bu plana itiraz etmiş ya da dava açmış mıdır?

“İkinci olarak, yaklaşık 60 hektarlık alan F Tipi Cezaevi yapılmak üzere 2003 yılında plan değişikliği yapılarak Adalet Bakanlığına tahsis edildi.” (*)

SORU: Mimarlar Odası F Tipi Cezaevi yapmak için ‘bölge parkını daraltan’ bu plan değişikliğine itiraz etti ya da dava açtı mı?

Şu anda “bölge parkı” alandan koparılmaya çalışılan iki büyük konut projesi alanı daha var. Bunlardan biri, son yıllarda plan aracı kullanılarak planları delme yollarından en son keşfedileni ile yapılmak isteniyor. 28.12.2004 tarihinde çıkan 5279 sayılı kanun, Bayındırlık ve İskan Bakanlığına ‘Karayolları Genel Müdürlüğü’nce yürütülen bölünmüş yol veya Devlet ve İl Yollarının yapım ve bakım hizmetlerinde kullanılacak ödeneğin temini için Maliye Bakanlığı’nca satışı yapılacak sahaların 1/50.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planını yapma ve onaylama’ hakkını veriyor. “2005 Malî Yılı Katma Bütçeli İdareler” kanununun (yani kent planlamayla ilgisi olmayan bir yasanın) verdiği yetkiyle hazırlanan plan teklifi ile de yaklaşık 20 hektar gidiyor. Aynı alanda son olarak da TOKİ’nin plan yapma yetkisi kapsamında Maltepe Belediyesi ile yapılan bir protokole göre hazırlanan konut alanı projesi bulunmakta.”(*)

SORU: Bugüne kadar bu alanın korunmasında etkisiz kalan Mimarlar Oda’mız, gerekçeleri anlaşılamayan bu boykotun ardından, bu alanın korunması ve hayata geçmesi için ne önermektedir?

SON SORU: Temsil ettikleri üyeleri adına bu yarışmayı reddetme kararını alırken konuyu “katılımlı” bir ortamda üyeleri ile tartışma gereğini duymuşlar mıdır? Duymuşlarsa nasıl, ne zaman ve kimlere çağrı yapılmış, hangi kurulda, kaç kişi ile ne şekilde tartışılmıştır? Yoksa merkezi ve yerel yönetimlerin o çok eleştirdiğimiz “yetki bendedir, katılıma gerek yok” yaklaşımı mı tercih edilmiştir?

Yarışma alanı büyük oranda kamu mülkiyetinde ve kamu için tasarlanacak olan, İstanbul’da yaşayan insanların yaşam kalitelerini iyileştirecek bir kentsel donatı alanıdır. Doğu yakasında kentsel donatıya ayrılan bu büyüklükteki bu son alanın, daha fazla kaybedilmeden korunmasının aracı olabilecek bu fikir ve tasarım yarışması, Mimarlar Odası tarafından bir fırsat olarak görülmeli, desteklenmeli ve kamu yarına bir projenin elde edilmesi için jüride etkin olarak yer alınmalıydı.

(*) ”İstanbul’un kaybedilen kentsel donatı alanları, kaybedilen fırsatları”/ A.Yeşilırmak / mimdap / 26.10.2006

4 Comments

  1. Mimarlar odası artık sadece , kendilerini ön plana çıkarma hırsıyla hareket etmektedir .İstedikleri sadece vatandaşı mağdur etmek başka bir şey değil .Hatta yol geçsin diye vatandaşın imarlı evleri istimlak edilsin veya yüksek katlı yapıların yapılacağı yerlere kat sınırlaması getirlsin , diyen kasaba zihniyetli mimarlar odası var .Nerede vatandaşın iyiliği ? İnsanların oturduğu yapılara kat sınırlaması getirerek mi vatandaşın iyiliğini dayanışıyorsunuz .Ayıptır, günahtır !!!! Kimi kandırıyorsunuz ? Rant peşinde koşan asıl bu zihniyette olan mimarlar odasıdır .Ne rantı ve kimler için rant bu durumu kendilerine sormalı .Niçin Maltepe ye taktınız ? Bostancı deresinin üzerinde yapılan REZİDANSI görmüyor musunuz ? Ya da Ayamama deresindeki ATAKÖY KONAKLARINI ? Sizin gücünüz sade vatandaşa yetiyor .

  2. yazılanlara kesinlikle katılıyorum, ayrıca mimarlar odası az katlı bina takıntısını bir an önce bırakmalıdır bu büyükşehir ruhuna aykırıdır.Her zeminde hatta bataklıkta bile bina yapabilirsiniz ,önemli olan zeminle uyumlu binalar yapmaktır.Bu arada alüvyon zemine az katlı bina yapılsın diyen istanbul mimarlar odasını da kınıyorum .Bu imar planlarını yapanlar mimar değil mi az katlı binalar büyük şehir ruhuna aykırıdır ,önemli olan zemine uyumlu çok katlı binalar yapmaktır .AYRINTILI ETÜD YAPILIP GEREKLİ HER İŞLEM YAPILIYORSA VE GEREKLİ BELEDİYE İZNİDE VARSA mimarlar odası bu itirazları niçin yapar anlamıyorum amaçları vatandaşı güç durum sokmak mıdır .Sakın can ve yapı güvenlğinden bahsetmesinler artık bu konularda bilgisi olan ve art niyetli düşünmeyen her insan yüksek yapıların zemine uygun yapıldıktan sonra bir sakınca oluşturmayacağını bilmektedir .Hele hangi mantıkla üzerinde yapı adası olan çok katlı binara sınır getirilmesini isteyebilir .İskanı imarı her türlü kanuni prosedüre uygun yapılmış olan binalarla uğraşacaklarına ,ruhsatı ve iskanı olmayan yapılarla uğraşsınlar .Maltepe belediyesinin çıkarttığı her plana itiraz ederek üstelik vatandaşı güç duruma sokmak isteyerek yapmış oldukları itirazlar artık biz vatandaşlar olarak kötü ve art niyetli olarak görülmektedir saygılar…

  3. mımarlar odasının bazı ıtırazlarının nedenını anlamak mümkün değıl özellıkle 1 /1000 lık e 5 güney planına yapılan ıtırazlar hıç hoşdeğıl bu ıtırazlar adeta halkı zor duruma sokmakta ve vatandaşı mağdur duruma düşürmek ıstemektedır.güya vatandaştan yana görünerek mevcut yapılarla ılgılı saçma fıkırlerle ortaya çıkarak ne yapmak ıstemektedırler,ben bu ıtırazları maltepe beledıyesıne karşı yapılan bır tavır olarak görmekteyım.yapılan ıtırazları okursanız ne kadar anlamsız ve vatandaşa karşı yapılan bır kötülük olarak göreceksınız ,dıkkat edersenız özellıkle maltepe sahıl tarafında yapılan her güzel ışe karşı çıkılmışve oradakı beledıyenın yapmışolduğu gayet güzel ımar planlarına maalesef karşı çıkılmıştır.mımarlar odası vatandaşı güç duruma sokmaktan vazgeçmelı daha sağ duyulu düşünmelıdır.

  4. Bİ TANE PROJEM VARDI VE BU BİLGİLER ÇOK YARARLARI OLDU BEN DE YENİ BİR MİMARIM BU SİTENİN SAHİBİNİE ÇOK TŞK EDİYORUM

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir