İş Bankası Paşabahçe Cam Fabrikasını niçin satar? /Volkan GİRİTLİ

4 Dakika Okuma Süresi

Beykoz-Şişecam Paşabahçe Cam Fabrikası, 1934’te kabul edilen Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında kurulan Türkiye’nin ilk fabrikalarından biriydi. İlk başlarda Türkiye’de Cam Sanayi yatırımının Sümerbank bünyesinde tezahür etmesi düşünülse de, İş Bankası, Cam Sanayi kuruluşuna talip olmuş ve Cam Fabrikası kurulması işini İş Bankası üstlenmişti.

Beykoz aslında Türkiye’nin Cam Sanayiinin ilk başladığı yerdir diyebiliriz. Zira Sultan Abdülmecid döneminde kurulan Beykoz Cam ve Billurat Fabrika-i Hümayunu, yine Beykoz’da uzun yıllar faaliyet göstermiştir. Fakat bu fabrika Avrupalı rakiplerinin teknolojisi ile başedemeyince, cam fabrikasının yerine mum fabrikası faaliyet göstermeye başlamıştır.

Yine Beykoz’da 19. yy sonlarında bir de şişe fabrikası kurulmuştu. Bu fabrika da Trablusgarp Harbi döneminde kapatılmıştı. Beykoz’daki bu şişe fabrikasının çok trajik bir de hikayesi vardır. 1. Cihan Harbinde kapalı olan fabrikaya müttefikimiz olan Avusturyalı askerler yerleştirilmiş. Fabrika kapalı ama makineleri sağlam, yani şalteri açıp imalata başlanabilir. Ne var ki harp kaybedilip mütareke imzalanınca, Avusturyalı askerler burayı terk ederken, ilerde bir gün bu fabrika faaliyete geçer ve Türkiye pazarına satış yapan Avusturyalı şişe fabrikalarının işine mani olur gerekçesiyle Beykoz’daki bu şişe fabrikasının ocak ve makinelerini tahrip etmişlerdir. İşte Cumhuriyet Osmanlı’dan böyle bir miras devralmıştı. Tamamen tahrip edilmiş, hiçbir sanayi kuruluşu olmayan bir miras… Genç Cumhuriyetin sıfırdan başlaması gerekmişti her şeye.

Cam sanayi de bunlardan biriydi. Türkiye’nin yıllık 3500 ton cama ihtiyacı vardı ve bunun neredeyse tamamı ithal edilmekteydi. Beykoz’daki Paşabahçe semtinde kurulan Cam Fabrikasının temelleri 14 Ağustos 1934 yılında atılmıştır. Temel atma törenine Başbakan İsmet İnönü ve İktisat Bakanı Celal Bayar deniz yoluyla gelmişlerdir. Zira aynı gün İzmit’te Seka Kağıt Fabrikasının temellerini de atmışlardır. Fabrikanın arazisinin bir kısmı Vakıflar Genel Müdürlüğünden 2000 liraya satın alınmıştı. Arazinin geri kalan kısmı ise tapu sahiplerinden satın alınarak toplanmış ve 117 bin metrekarelik fabrika arazisi üzerine fabrika inşa edilmeye başlanmıştı. 1935’te faaliyete geçen Paşabahçe Cam Fabrikası Türkiye’nin ihtiyacı olan yıllık 3500 ton camın 3000 tonunu tek başına karşılamaya başladı. Yani artık ithalat yapmıyorduk. Kısıtlı döviz kaynaklarımız yurtiçinde kalıyordu. İşte bu kadar önemli bir fabrikaydı burası.

Evet, elbette ki bugün Beykoz’da cam ve şişe imalatı yapmak son derece mantıksız. Zaten kimse de burada fabrika olsun demiyor. Ama Türkiye’nin ilk fabrikasının bir kısmı SANAYİ MÜZESİ yapılabilirdi, geri kalan kısmı da yine İş Bankasının GYO iştiraki eliyle daha değerli bir yatırımla projelendirilebilinirdi. 171 Milyon dolar hem İş Bankası için hem de Şişe Cam için çok komik bir para. Her iki kuruluşun da böyle bir paraya ihtiyacı yok. (Bilançolarına bakabilirsiniz, kasaları para dolu) Peki o halde bu parayla alınamayacak arazi neden satıldı? Satmaya birileri mi zorladı? Yahut satıldıysa bir bunun 3 misli ederi bir paraya satılabilmesi mümkün iken neden bu kadar düşük bir meblağa satıldı? Soruyorum… Bugün bu araziyi satma kararı verenlerin, bu arazinin alınması yahut fabrikanın kurulmasında bir tuğlaları var mı? Bu hakkı kendilerinde nasıl gördüler acaba? Tüm bu sorulara pek çok farklı cevap verilebilir. Bellki ki bu işte bir “Yağma Hasan Böreği” durumu var…

1 Yorum

  1. gürkan esengil

    Bence başka bir yerden İş Bankası sıkıştırılıyor, bir çökme operasyonunu önlemek için, işaret edilmiş bir yerlere düşük fiyatlı bu yerler verdiriliyor. Tahminim bu yönde,yoksa niye üçte bir fiyatına satılsın ki?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir