ÖZGÜR GÜRLEYEN / Birgün
1912 yılında inşa edilen ve 1992 yılında çıkan yangında tahrip olan eski Galata Köprüsü şimdilerde Haliç, Has-köy yakınlarında emekliye ayrılmış görünüyor. 80 yıl İstanbul’a hizmet etmiş olan tarihi köprünün değerlendirilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi projeleri olduğunu söylüyor, ama hazırlıklar tamamlanmamış. Bu yüzden kamuoyuna da açıklama yapılamıyor.

Köprünün dubalarının Haliç’teki dip akıntıları sürkülasyonunu engellediği iddiaları ise köprünün geleceğine ilişkin kaygıları artırıyor.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ö.Eylem Tuncaelli, “Parası olana satacak daha çok yerimiz var” gibi garip açıklamalarla yeni projelere fi-nans aramaktansa mevcut değerlerin korunması ve yaşatılması için çaba harcanması gerektiğini söyleyip, istanbul için hazırlanacak projelerin kentin tarihi yapısına uyum gösterecek plan ve program dahilinde olması gerektiğini belirtiyor.

Yapılmak istenen bazı projeleri de eleştiren Tuncaelli’ye göre, “Alışkanlıklarımızı değiştireceği iddia edilen ama içeriği kamuoyuyla net olarak paylaşılamayan projeler, bu kentin bağrına sinsi bıçak darbeleri gibi Manhattan vari yapılar saplamaya” çalışıyor.

Kentin satılık olduğunu kabullenmiş anlayışların, kentin ve hatıralarımızın canını yaktığını söyleyen Tuncaelli, AKP Hükümeti ve Büyükşehir Belediyesi’nin İstanbul’a yeni bir kimlik kazandırma çabasının odağında İstanbul’u finans ve turizm merkezi haline getirme hedefi bulunduğuna dikkat çekiyor.

İstanbul için yeni bir kimlik oluşturmanın, İstanbul’un binlerce yıllık tarihini yok etmek anlamına geldiğini söyleyen Tuncaelli, “Öncelikle varolan değerlerimize sahip çıkalım. Tarihin, İstanbul’un her noktasından haykıran sesine kulak verelim. İstanbul’un kimliği oradadır” diyor.

ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ
Eylem Tuncaelli, Galata Köprüsü’nün geçmişte İstanbul ve Türkiye için vazgeçilmez bir tarih mirası ve kültür abidesi olduğunu dile getirerek, edebiyatımızın ünlü simalarının buluşup sohbet ettiği, dubalarında midyelerin yuvalandığı bu mekânın yıllardan beri çürümeye terk edildiğini söyleyerek, köprüyle ilgili şimdilerde ortaya atılan iddiaları eleştiriyor.

TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Oktay Ekinci ise köprünün Haliç içinde, akıntılara engel olması ve atıl durumda bulunması nedeniyle tehlike haline dönüşmeye başladığı iddialarına, “Galata köprüsü herseyden önce Halic’e ait bir köprüdür. Orada kalması en doğru olanıdır” sözleriyle yanıt veriyor.

Ekinci, “Bazı yetkililerin söylediği gibi köprü dubalarının suyun metrelerce altında kalması Haliç dip akıntılarını ve kendi kendini temizlemesini engelleyerek kirliliğe neden oluyorsa, Haydarpaşa-Kadıköy arasına konulmalı demiştim ama yapılan incelemeler köprünün Halic’i kirletmediğini ortaya koyuyor” diyor.

Ekinci’ye göre eski Galata Köprüsü Haliç’te kalır, bakımı yapılarak hoş bir yaya köprüsü olarak kullanılır, köprünün altında meyhaneler, kafeteryalar ve balık lokantalarının varlığını sürdürülür, köprü araç trafiğine açılmadan iki ucunda yapılacak otoparklarla desteklenirse hem Halic’e hem de tarihe hizmet edilmiş olur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir