Yaş 65 i geçti. Şöyle bir geriye bakarım zaman zaman, kaç arpa boyu yol gitmişiz? Kendime bakarım. En kötü iki özelliğim; çok mütevaziyim, kin tutamıyorum. Bu yazıda tevazuyu bırakacağım. Çünkü bazıları tevazu gösterdikçe gerçekten inanıyor! Tepene çıkıyor, saygısız, küstah oluyor. Allah’ın cahili kendini ülema sanıyor. “Ben neymişim?” havalarına giriyor. Böylelerini de ezmek lazım. Eh, arada ezdiklerimiz, gömdüklerimiz de olmuyor değil..
Bazıları yıllardır para biriktirmiştir. Biz arkadaş, dost biriktirdik. İnanın yerine geldiğinde bir arkadaş, sizin trilyonlarınızdan daha etkili olur. Tüm Dünya’da böyle etkili dostlarım olduğu için şanslıyım, gururluyum. Her türlü cefadan geçtik. Kentte, İstanbul’da da her tür sosyal, kültürel, siyasal ortama girdik. Türkü dinletilerinden, İdil Biret konserlerine, DostlarTiyatrosu’ndan AKM’de operalara dek. Öğrencilik dönemlerimizde sol fraksionda yer aldık. 1973 yılından itibaren CHP de üye ve zaman zaman görevlerde bulunduk.
“POLİTİKAYA BULAŞTIK”
“Politikaya Bulaştık”yani! 1989-94 yıllan arasında SHP’den önseçim ile Denizli Belediye Meclis Üyesi oldum. Encümen, İmar Komisyonu, İhale başkanlıkları.. Gece gündüz halk, kent, ülke için çalıştık. Belediyenin ışıkları hiç sönmedi. Gece yarılarına kadar planlama, 18. Madde uygulamaları, Nazım İmar Planları, Çevre planları, kentte açılacak yeni bulvarlar, caddeler, sokaklarla ilgili çalıştık. Kendi işimizi bıraktık. Müşteri kayıplarımız oldu.
Şimdiki Meclis üyelerine bakın bir de.. Belediyenin kamu görevlerini askıya almışlar, kendi şirketleri yetmemiş, ikinci şirketler kurup, belediyedeki mevkilerini kullanarak iş kotarıyorlar!.. Her biri belediyesinin bir yerinden kursağına bağlı. Kimisi lokanta müdürü, kimisi şirket üyesi.. Ama belediye ve kent ile ilgili daha bir tane önerilerini, projelerini, çalışmalarını görmedik. Başkanın kulu olmuşlar. Başkan onları kullanıyor, meclis üyeleri başkanı kullanıyor.. Bu arada da kente, halka hizmet yapılmıyor, Rant çevreleri par
tilerini, başkanlannı, meclis üyelerini esir almış..
BAŞKANIMIZIN ADI ALİ MARIM’DI
Ali Marım’dı bizim başkanın adı. Biz mutfakta çalışırdık, teknik, planlama, yatırım, yol açma, yeni hizmet binalan vs.konulannda. O sabahın köründe sokaklara dökülür, kocakanların elini öper, hacıların sakalını sıvazlar, gençlerle top teper, belediye çalışmalarını halka iletirdi. Çok çalışkandır Marım, 89-94 dönemindeki koordinasyon ve akıl temelli çalışmasını sürdürse idi hala başkan olarak devam ederdi. Büyükerşen kim ki Marım’ın yanında? Ama onu ikinci döneminde çökerttiler, teslim aldılar. Bambaşka biri oldu. İlk döneminde yapamadılar. Çünkü her biri sol fraksiyondan gelmiş, üniversite mezunu, yurtsever, önseçimle gelmiş meclis üyeleri Marım’ın çökertilmesine mani olduk. Ona yanlış işler yaptırmadık. PAÜ kampüs alanı en çarpıcı örnektir. Ben şahsen Marım’ı çok uyardım. Ama o anlamadı bunları. 2. Döneminde uçurdular onu.. Kanat taktılar, bir de “Efe” ünvanı.. (CHP’de herkesin bir kod adı vardır. Efe, Patron, Cazgır, Müdür, Cüce, Kontenjan, Serçe vb. gibi).
Marım uyarılara kulak tıkadı. Parti büyüklerini dinlemedi. Ama 1999 da parti, kent, halk onu siyaseten gömdü. Bir daha da çıkamadı. Gömenlerin içinde biz de vardık. Biz DSP operasyonunu devreye sokmasak Marım yine kazanırdı. Halkta karşılığı çok büyüktü çünkü.. Marım’dan sonra yoldan çıkan çok siyasetçiyi gömdük. Patron, Aygören, Gülbay vd.. Çok siyasetçi’yi de ipten aldık. Zolan, Biçer vd. Zolan’ın yerine Kazdağlı’yi aday yapmışlardı.. Ama Zolan’a dönmek zorunda kaldılar. En son ise Biçer’e operasyon yaptılar. PM’ye giremeyecekti. Olayı öngörüp tedbir aldık, gömemediler.. Tabi bizi de gömmüşlerdi 2009 ve 2014 te iki kez.. Hepsininin siyaseten karşılığını verdik. Bu ilginç konuların her biri ayrı, uzun açıklamalardır. Tanıklı, belgeli.. Bir ara açıklarız.. Siyaseten, akıllı, öngörülü, yapıcı olsalar Denizli’de CHP; hem 1. Parti olur, hem belediyelerin çoğunda iktidar olurdu.. Partinin hala öyle bir hedef izlenimi yok!
MARIM’A YANLIŞ YAPTIRANLAR SAHNEDE!..
Geçmiş bir kenarda saklı dursun. Şimdi, Marım’a ikinci döneminde yanlış yaptıranlar, Forum Çamlık Yeşil alanının Ticari alana dönüşmesinde de imzası olan encümen vekili, kankası, partinin yıllardan sonra kazandığı ilçe belediyesinin kılavuzları olmuş. Saltak caddesinden belediyeyi, partiyi, duygusal işleri, planları,
ihaleleri, doğrudan teminleri yönetme girişiminde yeltenmesindeler. Partiyi büyütme değil hedef, kazanılmış belediye olanaklarını paylaşma.. Bazı Meclis üyeleri, Oda başkanları, bazı oda yöneticileri, iş insanlan, müteahhitler vesaire de “O belediyeden ancak bizim çizdiğimiz projeler geçer. İşleriniz tereyağdan kıl çeker çok hızlı gibi hallolur” diye facebooktan paylaşımlar yapıyor.. Etmeyin, eylemeyin!.. Peki o belediyenin başkanı nerede? Marım’a bakarsa geleceğini görebilir.

Yanıldıkları bir şey var- Halk bunları izliyor. Yapılanlarla ilgili yurtsever memurlar siyasetçiler bilgileri biriktiriyor, iletiyor. Yaptıkları bir tane düzgün, hukuka uygun iş olsa ya!..Yeri ve zamanı geldiğinde, bardak taştığında bu yanlışlıklar en sert biçimde halkta karşılığını bulur..
PEKİ NEDEN “EFENDİ” BELEDİYESİ?
Şimdiler Efendi belediyesi hep gündemde. Haberleri okuyan bilir nedenini.. O belediye seçimini herkes kazanmış!.. Başkan adı ile, Kürt kökenliler özel desteği ile, İyi parti örgütü ile, HDP yandan destek ile Müte- aahhitlerNapolyon ile MSÇ medya oyunları ile.. Yani halkın 80 küsur bin oyunun önemi yok!.. Şimdi herkes diyetini almak için üşüşmüşler.. Ortada bir tüluat oyunu var. YAZMA! Diyorlar bize.. Bazıları da açıktan “Bizim Hırsızımız iyidir..”demek istiyor.. Biz 12 Eylülde de yazdık.. Özal Döneminde de, Erdoğan döneminde de yazıyoruz. Her partinin başkanına dair yazdık.. O başkanları aday bile yapmadılar!.. Demezler mi bize, bu işler olurken neden tepki göstermedin, uyarmadın? Biz alçak mıyız da uyarmayacağız?
Fazla lafa gerek yok.. Efendi belediyesi için çok kötü hislerim, öngörülerim var. Şimdiye dek siyasette, ekonomi ve kültüralanında tüm öngörülerim, hislerim gerçekleşmiştir. Başka bir özelliğim de Ah’ım mutlaka geçmiştir.. Bu belediye çevresinde dönen kötü şeyler biran önce durmaz, başkan ipleri eline almaz, her taraftan pençik pençik kendini yoldurmayı sürdürürse sîzlere ömür, siyasi mevta olur. Bakınız Marım, Gülbay, CHP Patron’u.. Bakınız Aygören, Gürlesin.. Suskunluktan cesaret almayın.. 18. Madde imiş, plan tadilatları imiş, ihalelermiş, doğrudan teminlermiş-
Peki belediyeyi herkes kazandı da Muhammet başkan nasıl kaybetti? Sıfırdan kurulmuş bir belediyeyi abad eden başkan nasıl kaybeder? Tevatür çok. Ama halk üzerinde en etkili propaganda, belediyeden geçen proje, ihale, ya- pıdenetim işlerinin hep dışarda bir merkezden yapıldığı iddiaları idi. Buna şiddetle tepki koyan TMMOB üyeleri her biri haklı olarak karşı propaganda yaptılar. BŞ Başkanının onu istememe payı ve yerine bir “Sarı Gelin” ikame etmesi de etken olmuştur ne bileyim?.. ŞimdiTMMOB üyeleri, Meclis Üyesi marifeti ile haksız kazanç ve belediye kullanımını iyi izliyor. Bu konuları farkettiğimiz için, meclis üyesinin kankası oda başkanı, bizi İKK Watsapından atıyor- Çocukça, çok güzel hareketler bunlar!.. Cehennemin yollarına taş döşemeye devam edin..
NEOLUR?
Ben bu kentte yaşıyorum, havasını soluyorum. Sokaklarında yürüyorum. Vergi veriyorum. Hizmet bekliyor, adalet, demokrasi, hakça paylaşım istiyorum. Kurnazlık, suiistimal, kayırma, yandaşlık, hile, hurda istemiyorum. Uygar, gelişmiş ülkelerdeki gibi bir yaşam istiyorum. Havamın kirletilmesini, halkın birikimlerinin peşkeş çekilmesini, hukuksuz işler yapılmasını istemiyorum. Bunu da en demokratik şekilde anlatmak hakkımız. Anlamazsanız bu halk size anlatır. Hiç merak etmeyin!..
Kusura bakmasın, o siyasi tarihe mal olmuş bir kişi olduğu için adını çok andım. Sözü Marım ile bitireyim; Onun gibi değerli bir mühendisi, siyasetçiyi, belediyeciyi enkaza dönüştürenler, o kadar özellik olmayan sîzleri darmadağın, rezil rüsva ederler. Derlenin, toparlanın, hamama gidin kırklanın, hocaya gidin tövbe edin. Yeni bir sayfa açıp yüzünüzü Halka ve Kabe’ye dönün. Saltak caddesine değil!.. Bu halk daha iyi şeylere layık..
Dönmezseniz ne olur? Marım’a bakın, Patron’a bakın, Gürlesin’e, Gülbay’a bakın..
Esenlik ve mutluluk dileklerimizi sunuyoruz eeey okur!..


