TV’de bir siyasetçi propaganda konuşması yapıyor. Partisini merak bile etmedim. Hepsi aynı çünkü…

Diyor ki ‘Çocukları sokaktan kurtaracağız.’ Sonrasında da uzun uzun çocuklar için yapacakları tesisleri anlatıyor. Yahu sokakları önce arabalardan kurtarın da görelim sizin siyasetinizi. Sokak, çocukların en iyi oyun alanıdır. Orada birbirlerini kolayca görürler. Üstelik evinin kapısından çıkar çıkmaz… Onlarca sokak oyunu vardır.

 

 

Sokaktaki çocuk kendisidir. Evinin hemen önündedir. Güvenlidir. Evinde büyükleri vardır. Diğer evlerde ise komşuları… Onlar da ağbisi, ablası, amcası, teyzesidir Onun. Orada arkadaşlığı öğrenir. Büyükleri Onu korur. Küçüklerini ise O korur. Tabii ki arada itiş kakış olur. İzole değildir ki sokaklar. Siz sokakları yok edin. Sonra da yeni oyun alanları yapmaya çalışın. Yapmacık.

 

 

Tesislerde büyüyen çocuk, çocuk olmuyor. Robot oluyor. Duygusuz… Bu mudur? Eskiden okuldaki sınavda arkadaşına kopya veren çocuk bazen kopya verdiği arkadaşından düşük not alırdı. Gülünürdü bol bol… Şimdi torunumun okulunda çocuklar birbirlerine değil kopya vermek, karnelerini bile göstermiyorlar. Üstelik daha çok itiş kakış oluyor.

                                                                                                 Sokak Herkesindir

Yaşlılar için ise 3-5 saatliğine emanet edilecekleri kurumları anlatıyor siyasetçi. Kapalı mekânlar. Oraya bırakıp işinize, çarşıya-pazara gideceksiniz. Dönüşte alacaksınız. Güvenli olduğundan içiniz rahat edecek. Yaşlılar bir kuruma emanet edilecek evcil hayvanlar değildir. Eşya ise hiç değildir.

 

 

Yaşlılar için onları oraya buraya bırakacak olan yakınlarına muhtaç olmadıkları tesisler yapmak hiçbir siyasetçinin aklına gelemiyor. Onlara artık yeni aile düzeninde yer yoksa yaşlı bakım evleri yapılmalıdır. Sağlığı uygun olanların dışarı çıkıp tekrar geriye döndüğü tesisler…  Siyasetçi bugün yaşamını sürdürüyorsa yaşlıların bugüne kadar yaptıkları sayesindedir.

 

 

Yaşlılar, akıl danışılan saygın kişiler olmalıdır. Huzurevinde yaşayan bir eski hâkime rastlamıştım. Anlatmayayım. Çok üzülmüştüm.

 

 

İnsanlar yaşlısıyla, genciyle, çocuğuyla, bebeğiyle ve hatta hayvanlarıyla birlikte yaşayabilmelidir. Şehir budur. Huzurevi kadar kreş… Kreş kadar huzurevi önemli olmalıdır.

 

 

Sevgili siyasetçiler… Siz bu basit denklemi çözen vaatler bulun lütfen.

 

 

ARİF ATILGAN 2024 MART

One Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir