ARZU KOCABAŞ / Dünya
Küresel ölçekte iklim değişikliği ile mücadele konusundaki tek uluslararası çerçeve, Türkiye’nin de taraf olduğu, yeryüzünün ısınmasını önleyebilmek amacı ile karbon esaslı gazların atmosfere salınmasının sınırlandırılmasını öngören ve 1997 yılında imzalanan BM İklim Değişikliği ve Çevre Sözleşmesi ile buna ait Kyoto Protokolü’dür.
Büyük kent ölçeğinde ise sera gazlarının atmosfere salınım oranlarını azaltmayı hedefleyen ve Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Ken Livington’ın başkanı olduğu, Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu (The Large Cities Climate Leadership Group)(2) ile ABD eski Başkanı Clinton’ın başkanı olduğu Clinton Vakfı arasında işbirliğini öngören Clinton İklim Girişimi (Clinton Climate Initiative – CCI) sözleşmesi 1 Ağustos 2006 tarihinde imzalanmış bulunmaktadır.
Bu bağlamda, bir yandan ulusal ölçekte BM Sözleşmesi kapsamında her yıl sera gazı ulusal envanterimizi sunma yükümlülüğümüzü yerine getirmek durumunda iken, öte yandan da yerel ölçekte İstanbul Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en büyük 22 kentinden biri olarak, Clinton İklim Girişimi’ne taraf olmayı kabul etmiş bulunmaktadır.
Küresel öçlekte yüzde 50’lere varan oranlarda kentlerde yaşayan dünya nüfusu, aynı zamanda yüzde 75’e varan oranlarda karbon esaslı gazların atmosfere salınmasından da sorumlu bulunmaktadır. Bu nedenle imzalanan sözleşmenin basın duyurusunda Clinton: ‘…çocuklarımızın ve torunlarımızın bizlerden miras alacağı gezegenimizin kaderi ellerimizdedir, ve bu krize ilişkin bir şeyler yapmak yükümlülüğü taşıyoruz. Vakfım ve Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu arasındaki bu işbirliği pratik ve daha da önemlisi ölçülebilir adımlar atarak küresel ısınmanın yavaşlamasına yardımcı olacaktır’ açıklamasında bulunmuştur.
Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Livingston ise grubu adına yaptığı açıklamada ‘…insanlık için felaket doğuracak bir iklim değişimini önlemekten daha büyük görev bulunmamaktadır. Dünyanın en büyük kentleri bu konuda son derece etkili olabilirler. Halihazırda, bu kentler, karbon salınmasını kökten çözümleme konusunda bize ümit veren buluşçu yeni uygulamalar ve teknikler geliştirmenin merkezinde yer almaktadırlar’ ifadelerini kullanmıştır.
Bu ortak işbirliğine dayalı sözleşmenin tarafı olan kentlerin enerji kullanımlarını ve karbon gazı salma oranlarını azaltmalarını sağlamak için, CCI, özetle aşağıda belirtilen konularda katkıda bulunmayı taahhüt etmektedir:
1. Yeni enerji sakınımlı ve sera gazı salınmasını azaltacak teknoloji ve ürünlerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasının hızlandırılması ve enerji sakınımlı ürünlerin ücretlerinin düşürülmesi için kentlerin satın alma gücünü bir araya getirecek olan konsorsiyum satın alma gücü oluşturmak;
2. Daha fazla enerji sakınımlılığı ve daha düşük sera gazı salınması sonuçlarına yönelik, kentlerin planlarını geliştirip uygulamaları için teknik katkıyı sağlayacak, dünya genelinde en iyi uzmanları harekete geçirmek;
3. kentlerin kendi sera gazı yerel envanterlerini hazırlamaları ve sera gazı salma oranlarını azaltmalarına yönelik programlarının etkinliğini ölçmeleri ile deneyimlerini paylaşmaları için, ortak ölçüm araçlarını ve internet esaslı iletişim sistemlerini oluşturup yaygınlaştırmak.
Bu sözleşme kapsamında, kentlerin uygulamaya dönük atabileceği adımlara da ayrıca değinilmiştir:
. Trafik ve yol ışıklandırmalarında daha enerji sakınımlı aydınlatma sistemleri kullanılması;
. Daha etkin yalıtım, daha enerji sakınımlı pencereler, ısıtma ve havalandırma sistemleri ile aydınlatma kullanımını sağlayacak, inşaat yapım ve yönetmeliklerinin düzenlenmesi ve yaptırımı;
. Yerel yönetimlerin su ve sağlık sistemlerinin daha enerji sakınımlı olması;
. Yerelleştirilmiş ve daha temiz elektrik üretme sistemleri;
. Kent içi toplu taşımada otobüsler ve çöp araçları ile diğer araçlarda biyolojik yakıtların ya da melez teknolojilerin kullanımı;
. Trafik tıkanıklığını azaltacak projeler;
. Kent içi evsel katı atıklardan (doğal mayalanma sonucu) açığa çıkan gazın direk atmosfere karışması engellenerek, bu gazdan elektrik elde edilmesi; ve
. Hem yerel yönetim resmi binaları arasında hem de kent genelinde, daha akıllı elektrik şebekelerinin tasarlanması.
CCI-Büyük Kentler İşbirliği kapsamında, ikinci seçim dönemini Londra’da küresel ısınma sorunlarına çözüm getirme odaklı pilot projelerin strateji ve hedeflerini oluşturmaya adayan Ken Livingston tarafından, özel sektör firmaları ile ortaklık esaslı belediye şirketi olan, Londra İklim Değişim Birimi (London Climate Change Agency) oluşturulmuş ve yukarıda belirtilen çerçevede pilot uygulamalar başlatılmış bulunmaktadır(3).
BM tarafından, Kasım 2004 tarihinde yürürlüğe giren Kyoto Protokolü kapsamında Ekim 2006 tarihinde yayınlanan Sera Gazları Raporu’nda, ilk kez Türkiye Sera Gazı Emisyonu Ulusal Envanteri de yer almakta olup, 1994-2004 döneminde ülke genelinde sera gazları salma oranının 1994 yılına göre yüzde 72.6 arttığı görülmektedir(4).
Yerel ölçekte ise tsunami ve deprem gibi doğal afetlerin de tehdit ettiği ve iklim değişimi mücadelesini de paralelinde yürütmeyi taahhüt etmiş bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyemizin resmi web sitesinde(5) ise konuya ilişkin henüz bir açıklama yer almamaktadır.
Notlar:
(1) Bu yazının hazırlanmasında 2 Ağustos 2006 tarihli Clinton Vakfı basın bülteninden yararlanılmıştır.
(2) Temmuz 2006 itibari ile Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu’nun üyeleri: Berlin, Buenos Aries, Kahire, Caracas, Şikago, New Delhi, Dhaka, İstanbul, johannesburg, London, Los Angeles, Madrid, Melbourne, Mexico City, New York, Paris, Philadelphia, Roma, Sao Paula, Seul, Toronto ve Varşova’dır.
(3) bkz. www.london.gov.uk
(4) bkz. ‘Sera gazları emisyon envanteri çalışma grubu 2006 taslak raporu’, www.iklimnet.org
(5) IBB web sitesi: www.ibb.gov.tr


