Ulsan Metropolitan Müzesi

1 Dakika Okuma Süresi

Mimar: Gansam Mimarlık

Bir müze, yerel özelliklerini, mekânsal yapıyı ve bulunduğu yerin tarihsel arka planını öne çıkararak, kültürel alanda hizmet vermelidir.

Ulsan Kent Parkı ile iç içe geçmiş olan bu müze de, bulunduğu mekânın şartlarına oldukça iyi uyum sağlamış olup, birbirini tamamlayan bu iki mekân da Ulsan’ı bir endüstri kenti olmaktan çıkarıp, kültür kenti haline getirmeye başarmış.Müze, sergi, eğitim ve öğretim alanlarında hizmet verecek bir biçimde tasarlanmış. Özellikle de orta avluların önem kazandığı tasarımla, kamusal açık alanların ne kadar ustaca yerleştirildiği de görülmekte.

Kaynak: Archiworld
Çeviri: mimdap

15 Yorum

  1. selamettin şerifoglu

    yükaridaki yorumlar her kesin bakış açısına göre doğru..fakat birleşeceğimiz doğru bu işin neresinde..zaten mimaride doğru yoktur doğruya yaklaşım vardır.bildiğiniz gibi jurilere göre ölçutlerde değişebiliyor,sonuçlarda..
    mimari gözün kavradığı aks ve algılanan düzlemlerde kavranabilen algılama ise maketlere yaşam alanlarına neden yukardan bakarak karar vermek ne derece doğrudur.

  2. mehmet

    aslında çok iyi bir proje ama bence çok iyi bir müze pojesi değil, başka birşey

  3. Anonim

    acaba new york un neresinde

  4. Anonim

    çok güzel bir yer

  5. atıf sağıroğlu

    görsellik ve doğayla uyum çok güzel ancak bu projenin bu şekil uygulanacağı tartışılır…

  6. FUNDA

    BENCE ÇOOOOOOK GÜZEL BİR MÜZE ÇOK MÜHTEŞEM BİR YER

  7. halide sarısoy

    dogaya uyum amaclanmıs olabilir görsellik güzel ama ben muhtesemlik göremiyorum hersey abartı bence;) ideal diil

  8. Gamze Gökalp

    Grafik anlatım ve niyet açısından her ne kadar başarılı da olsa, biraz detaya inince proje konusu olan müzelerin fonksiyonları gereği sahip oldukları geniş sağır cephelerin burada ne yazık ki optik ilüzyon ve müzeye üst kottan girişi sağladığını düşündüğüm merdivenin yanında olduğu gibi ağaç dokusuyla kamufle edilmeye çalışılmış. Kaldı ki o merdivenin orada niye bulunduğu da tartışılmalı..İnsanları üst kotlara taşımak, müze gibi yapılarda galeriler arasındaki gezinti rotaları içinde oluşturulacak ring sistemi içinde, yani bina içinde çözülmeli..Ayrıca eğimli bir arazi gibi müze için avantajlı sayılabilecek bir alanda , eğimi ters kullanarak müze girişindeki sağır cepheyi daha da yükseltmeyi çok anlamlı bulmadım. Bunun dışında iç bahçe çözümleri oldukça başarılı ancak bu ölçekteki bir projede bu çözüm de zaten kaçınılmaz..Tabi ki bütün bu yorumlarım müze yapılarını Türkiye’ deki genel örneklerin dışında!!; ideal bir çerçevede değerlendirmeye çalışmamın sonucudur.

  9. sermin açıkgöz

    Hasan bey, söylediğinizde doğru yanlarda var şüphesiz. Ama böyle bir migros binası da yok açıkçası. Bütün migrosların teneke kutu olmasını esas alarak bu benzetme ve eleştiriyi yaptığınız anlıyorum. Bizdeki migrosların üzeri tesisat boruları ve kutularıyla doludur ve nredeyse üstten hiç bakamazssınız. Ama arazi yapısından dolayı birçoğunun üstü görünür v durum çok felakettir.

    Dolayısıyla ben iyimser bakarak üstünde yeşillik olan migros binasını şimdikilerden daha iyi bulurum diyorum.
    Ayrıca bu projede sert kutu etkisi sadece yol kenarı ön cephesinde. Kutu arkadan yamaca girmiş ve yamacın eğimi yapının üstü ile bütünleşmiş görünüyor. Bu da bence iyi.

    Saygılarımla.

  10. Hasan Özbay

    Tam bir aldatmaca. İlk bakışta doğaya saygılı bir tasarımmış gibi algılanıyor. Ancak göz yüksekliğinden bakınca algılanan, ağaçlık alanın içinde, çevre ile ilişkisiz, devasa bir kütle. Kapısında Migros yazsa, olacak. Yapıların çatısını yeşil yapınca doğa ile barışık tasarım olmuyor.

  11. irfan sarısoy

    sanıyormusunuz ki bu proje böyle sunulduğu gibi olacak 🙂 hiç sanmıyorum ….

  12. ferit çerçi

    ben de ülkemde böyle bir müzeyi bir anayolun kenarında ve çevresiyle uyumlu olarak görmek istiyorum. çok mu zor yapmak? bizde müzelere konacak eser mi yok? müze lazım değil mi? yapılsa kimse gezip görmez mi?

    biz de istiyoruz.

  13. murat kara

    gerçekten muhteşem bir proje. yer kabuğuna uyumluluk bu kadar iyi işlenmemişti. depremin doğa üzerindeki etkisi gibi zemini yırtıyor . yeni formlar,yeni mekanları doğal olarak yansıtıyor. etkilendim…))

  14. yunus coşkunçay

    çok grafik bir düzenleme. kompozisyon farklı düzlemlerdeki arakesitlerin uzayda buluşması, mekanlaşması gibi. kabuğun yer yer yeşile zemin teşkil etmesi, boşluklarından içine alması ustaca.

  15. Cem Ersevil

    Müze… bütün kavramlarıyla ve yeni bir tasarım anlayışıyla, doğayla bu denli bütünleşik, yeşili ve ışığı içine almaya yönelik üst düzeyde bir tasarım. Perspektife binanın üstü de girince mimar çatıyı ve üst örtüyü mimari tasarım ögesi haline getirmiş. Doğru ve örnek bir yaklaşım olmuş.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir