Mimar: Daniel Libeskind

Hem nehir, hem de kendini çevreleyen yamaç manzarasını maksimize etmek için kıvrılan yapının pencereleri, gökyüzü ve nehir görüntülerini de yansıtmaktadır.

Libeskind’in ABD’deki ilk konut işlevli yüksek yapısı olan ve Roebling’in Köprüsü’nün nehir kıyısında yer alan The Ascent (yükseliş), Suspension Köprüsü’nün renklerini ve sıcak toprak tonlarını aksettirmektedir.

Binanın 14’ten 22 kata kadar çıkan yüksekliği köprünün kıvrımlı yapısına uyum sağlarken, doğunun alçak ufuklu konut dokusuyla batının modern ticari binalarını da birleştirmektedir.

Binanın ön cephesindeki, prefabrik malzeme ile mavi tonlu camdan meydana gelen desen, eğimli, kıvrılan çatı ile yükselmekte ve arkada ters yöne alçalmaktadır. Kuzey ve kuzeydoğu yönündeki balkonlar nehirden Cincinnati’ye doğru bakmaktadır.

Lobide beyaz ve soğuk mavi renkler kullanılmıştır. Siyah arduvaz yer döşemesi, paslanmaz çelik malzemeyle hareketlendirilmiş, bu hareketler, tavanda florasan ışıklarla yansıtılmıştır. Her iki asansör de farklı kat planları olan konut koridorlarına açılmaktadır.

The Ascent, Roebling Köprüsü’ndeki yenilenen yaya yollarıyla hem Özgürlük Meydanı’na hem de stadyumlara yürüme mesafesinde bulunmaktadır.

“Tarih henüz sona ermedi… Modern tasarımlı bu bina Cincinnati’nin tarihi, gelenekleri ve manzarasına yerleşti ve ilerideki olasılıkları ortaya çıkardı. Roebling’in Köprüsü, ruhu hareketlendiren ve yükselten, yaşayan ve nefes alan bir çalışma.” Daniel Libeskind

Kaynak: arcspace
Çeviri: mimdap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir