Mimar: Foster & Partners
The Great Hall, 19. yüzyılın önemli mimarlarından olan Robert Mills tarafından tasarlanmış olup, 1881 yılında Adolf Cluss tarafından tamamlanmıştı. The Great Hall, bugün, hala ilk yapıldığı günkü ihtişamını koruyor.


Yapımından 100 yılı aşkın bir süre sonra 2007 Kasım ayında, buraya Robert ve Arlene Kogod Avlusu eklenmişti. Yenilenen National Portrait Gallery and American Art Museum’un ortasında bulunan Robert ve Arlene Kogod Avlusu, Foster ve Partners’ın Londra ofisi ve Smith Group’un Washington ofisi tarafından tasarlanıyor.

Avluda, birbirine içeriden bağlı kubbeler bulunuyor ve bu tasarım, Foster’ın Londra’da British Museum’daki ‘Great Court’ tasarımını çağrıştırıyor. Pek tabii bu iki tasarımın birbiriyle karşılaştırılması, ikisinin de çok basite indirgenmesiyle olabiliyor, yoksa birbirinden çok farklı iki tasarımla karşı karşıya olduğumuzu belirtmemiz gerekir.

Spencer de Grey, tasarım için, “Biz, tarihi duvarları akustik açıdan ele alamadık, bu sebeple de, yere daha yumuşak bir şeyler yapıp, yapamayacağımızı düşündük. Bunu yaptıktan sonra, ilgilenmemiz gereken bir yüzey daha kalıyordu, o da çatı. Çatıya baktığınızda, yatay, alüminyum çubuklar görürsünüz ve bu çubukların da kumaşlarla sıkıştırılmış olması, sesi yutan bir mekân sağlıyor.” diye belirtiyor.


Bu çalışmaların sonucu ise, mermer ve kumtaşı karışımı duvarlar, granit yer döşemeleri, mükemmel ısıtma ve soğutma, kıvrımlı camdan tavanın yarattığı durgun ve sakin bir ortam. Eğer bu mekânı üç kelimeyle tanımlamamız gerekirse, havadar, ışıklı ve doğal kelimelerini kullanabiliriz.


Kaynak: Archrecord
Çeviri: mimdap



1 Yorum
orçun kuzey
N. Foster’in çağın mimarı olması hiç boşuna değil. Yaratılan orta avlunun kapalılığı, ışığı içeri alırken oluşan iç mekan kalitesi bu denli ustalıklı bir tasarımın sonucu gerçekten. Kıvrımlı cam fikri olağanüstü.