Mimar: Frank Gehry
“Yalnızca müzik dinlemek için birer koltuk alanların değil de herkesin, 150 metre uzaktaki insanların bile müzik dinleyerek, hoşça vakit geçirmesini nasıl sağlarsınız? Bu soruya olumlu bir cevap verebilmek için insanları etkinliğin içine çekmek gerekiyor. Sahnenin önünü olabildiğince geniş tutup, kafeslerden oluşan bir üstyapı geliştirip, ses sistemini de bunun üzerine yaydığınızda, koltukta otursun ya da oturmasın, mekâna gelen herkesi sahnedeki deneyimin içerisine çekersiniz.” Frank Gehry



Grant Park içerisinde bulunan, Michigan Gölü yakınlarındaki jey Pritzker Pavyonu, jazz’dan blues’a ve diğer dünya müziği aktivitelerine kadar çeşitli performansların sergilendiği bir açık hava sahnesi.

Çelik panellerle üzeri örtülmüş, çelik kafes görünümündeki, kıvrımlı Pavyon, parkın en göze çarpan, heykelsi elemanını oluşturuyor. Kafesin düzleştiği çatı bölümünden aşağı doğru silindir şeklinde ayaklar iniyor.


Ses sistemi, kafeste asılı olarak durup, 180 metre uzunluğunda 90 metre genişliğindeki bir alana yayılıyor. Sistem, herkesi etkinliğin içerisine çekecek bir atmosferi yaratırken, etraftaki komşuluk birimlerinin de rahatsız olmasını engelleyecek bir ses seviyesini koruyor. Pavyon’un ön tarafına kümelenen hoparlörler sesin yoğunluğunu güçlendiriyor.


4000 kişilik, sabit koltuklardan oluşan bir alanın yanında, yaklaşık 7000 kişiyi kapsayabilecek büyüklükte, daha enformel bir oturma alanı da mevcut.


Pavyon, birçok taşınabilir sahne platformuna sahip ve 120 kişilik bir orkestrayı hatta 150 kişilik bir koroyu bile barındırabilecek büyüklüğe erişebiliyor. Sahnenin arka kısmı, bitişikte bulunan Müzik ve Dans Tiyatrosu ile birleşiyor. Büyük cam kapılar, Pavyon’u kışında resepsiyonların gerçekleşebildiği, okumanın mümkün kılındığı bir mekân haline getiriyor.

Pavyon, gece performansları sırasında, dekoratif, renkli ışıklandırma sistemleri ile adeta yıkanıyor.


Bir yaya köprüsü, Pavyon’u, Grant Park’ın doğu yakasına, Michagan gölünün kıyısına bağlıyor.


Otobüs ve metro yolu, Grant Park’ın hemen yanından geçiyor ve parkın aşağısında, yerin altında 3 katlı bir otopark bulunuyor.
Mimari diliyle, heykelsi yapısı ve çevre düzenlemesiyle Milenyum Park, bugün, geleneksel Chicago yapılanmasını taçlandırır nitelikte görünüyor.
Kaynak: Arcspace



3 Yorum
recep
Gercekten muhteşem bir yapıt olmuş..Ben çok beyendim eminimki gorren herkezde beyenecekti… Geercekten tebrikler…
haydar disbudak..
Tuhaf belki ama , bu haberin yer aldigi sayfanin ust kosesindeki Pier Sanat Merkezinin yakinlarinda olmak istegim ( Iskocya), Gehry nin Milenyum Parkinda olmaya galip geldi..
Demet Gümüşdağ
Çok yeni formlar ve yeni materyallerle sıkı bir deneme. Paslanmaz çeliğin gösterisi gibi. Milenyum kavram olarak çok çekici tabi. Bu kavram için daha çok fazla şey düşünülecektir.