Leicester’daki “Kavis”

3 Dakika Okuma Süresi

Mimar: Rafael Viñoly Architects

Herkesin kafasındaki gösteri merkezi imajını tamamen değiştirebilecek bir bina yapma iddiasında olmak, zordur. Hele hele bu tasarım İngiltere için yapacağınız ilk yapı içinse, herkesin üzerinize üzerinize geleceğini tahmin etmek hiç de zor değildir. Ancak görünen o ki, mimar Rafael Viñoly bu işin altından rahatlıkla kalkmayı başarmış.

“Kavis” takma adıyla anılan Leicester’daki yeni gösteri merkezi, şeffaf bir kutuyu andıran tasarımıyla dikkat çekiyor.

Uruguay doğumlu, New York’lu mimar Rafael Viñoly, oditoryum ve fuaye arasındaki belirgin ayrımı ortadan kaldırarak, yepyeni bir mimarî deneyime imza atıyor. Mimar, eserini “Gösteri merkezi ya da tiyatro tasarımlarının tarihinde, hep bir ‘gizem’ yaratma arayışı vardır. Ben bu gizeme karşıyım” sözleriyle anlatıyor.

96 milyon dolarlık bu yapının isminin “Kavis” olması boşuna değil: Bina, inşa edildiği sokak boyunca kavisli bir şekilde uzanıyor. Viñoly, yapıya bir sanat eseri olarak değil, endüstriyel bir tasarım olarak bakıyor. Açıkçası bu yanlış bir bakış sayılmaz, zira bir sahne tasarlayan herkes, işin bu endüstriyel tarafına bulaşmak durumundadır. Ses, ışık, akustik gibi detaylar, tamamen tekniğin göz önünde bulundurulduğu, işlevin ön plana çıktığı alanlardır. Bu yüzden de, bu teknik ekipman sahneden olabildiğince uzaklaştırılmak durumundadır.

Oysa Viñoly, bize bir gösteri merkezinin işleyen her bir parçasını tüm detaylarıyla vermeyi amaçlıyor. Nasıl bazı mimarlar binalarının iskeletini sergilemekten hoşlanır, Viñoly de yapıya buna benzer bir bakışla yaklaşıyor. Mimar, bu konuda şunları söylüyor:

“Yapının her bir noktasında profesyonel çalışma gerektiren detaylar bulunuyor. Ben onları saklamaktansa, ne kadar önemli olduklarını göstermek istiyorum.”

Bu sebeple, soyunma odaları ve prova alanları dışında, binanın tamamı gezilebiliyor.

Tasarımda bir tanesi büyük, diğeri orta ölçekli olmak üzere, toplam 2 sahne bulunuyor. Bu iki sahne, iki büyük akustik duvarla birbirinden ayrılıyor. Fakat istendiği takdirde, tüm bu duvarlar kaldırılarak sahneler birleştiriliyor ve elimizde 1500 kişi kapasiteli koca bir arena oluyor.

Binanın dışarıdan görünüşüyse, cam ve metal malzemenin kullanıldığı herhangi bir yapıyı andırıyor. Öyle ki, dışarıdan bakan ve yapının işlevini bilmeyen biri, bunun bir ofis binası olduğunu dahi düşünebilir. Viñoly, tasarımda çok ince detaylarla uğraşmaktansa, konsepte kafa yormayı tercih etmiş.

Bir sahneyi sanat eseri olarak ele aldığımızda, içini göstermeyen, kendisi hakkında fazla ipucu vermeyen, biraz kapalı bir yapı olması, bize normal gelir. Oysa Viñoly, sahnenin tamamını görülebilir ve erişilebilir kılarak, algılarımızla oynamayı tercih ediyor. Ortaya çıkan eserin kalitesine ve kullanışlılığına ise, Leicester halkı karar verecek gibi görünüyor.

Kaynak: Gabion

1 Yorum

  1. çiğdem yılmaz

    köşe parsel nihayetinde ve burnu kavisli. bu özellikten “kavis” e soyutlama ve ortaya çıkan üç boyutta bambaşka bir mimari . çok çok başarılı ve çok kaliteli.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir