Bozdoğan Kemerinin Üzerine Yapı…

2 Dakika Okuma Süresi

Rekabetçi Tasarım, İstanbul’da Dördüncü Yüzyıl Su Kemerlerine Ahşap Konut İlavesini Öneriyor

Tasarım: Sinan Günay,  Nurhayat Öz

Editör: Sabrina Santos

 

 

 

 

 

MetsäWood tarafından düzenlenen ve  mimarların şehir merkezlerine ahşap uzantıları tasarlamasını talep eden “Kentin Şehri” yarışmasında Superspace’den Sinan Günay ve Nurhayat Öz ikincilik ödülü kazandı. Ekip, “Çarpışan Çizgiler ve Canlılar” projesiyle İstanbul’da dördüncü yüzyıldan kalma bir Roma su kemerine eklenecek bir seri ahşap mesken modülleri tasarladı.

 

 

 

 

 

 

Roma imparatoru Valens tarafından yaptırılan su kemeri, Romalılar ve Osmanlılar için önemli bir su kaynağıydı, fakat daha sonra önemini ve işlevselliğini teknolojik ve altyapı gelişmeleriyle kaybetti ve kentte kullanılmayan eski bir tarihsel varlık haline döndü.

 

 

 


İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan bu kemerli yolun geriye kalmış olan 921 metresi, Çarpışan Hatları ve Yaşamları önerisinin temelini oluşturuyor.

 

 

 

 

 

 

Kemerin açıklıklarına referans veren, kemerli yolun üzerinde bulunan ve çevresi ile desenli tahta gövde modülleri için dikey fakat doğrusal bir altlık olarak hizmet eden bir [ızgara] yapı, bir kordonu oluşturmak için kemerli yola uygun bir düzenlemeyle ele alınmıştır. Önerme eskiyle ayrılır: Ağır ve hafif, gece ve gündüz, sert ve yumuşak, ahşap ve taş dış yüzey [eski ve yeni] tarih ve geleceği örtüştüğü ve nihai olarak alternatif bir yükseltilmiş yaşam yarattığını, sadece şehrin izlerini tutarak izlediğini bu projeyle ortaya koydu.

 

 

 

 

Kaynak: Ach Daily

Çeviri: Mimdap

5 Yorum

  1. Zeynep

    Bu projeleri tasarlayanların ne İstanbul’lu olduğuna ne İstanbul’u sevdiğine ne de tarihi eser bilinci olduğuna inanabilirim. Küfretmekle eşdeğer benim için. Bence tüyü eksik değil o da dikilmiş. Edep ya hu diyorum sadece.

  2. Güngör Takaz

    Mevcudu değerlendirmenin anlamı böylebir proje olmamalı.
    Tüyü eksik kalmış,kınıyorum

  3. Nil

    Çözüm yöntemi olarak ilginç. Ancak tarihi mirası ortaya çıkarmak yerine bir baza gibi kullanmak, üzerine yük bindirmek, bir de üstüne üstlük milli tarihin bir parçasını alıp konutlara temel yaparak özelleştirmek bana mantıklı gelmiyor. Ayrıca bentlerin üzerine eklenen yapılar bence sırf ayaklar üzerinde yükseldiği için hafif durmuyor, hala ağır. Hatta genişlikleri ve yükseklikleriyle, tarihi kemerleri eziyorlar. Kemerler zarif, ince strüktürel elemanlardır. Üzerine böylesi hantal bir proje bunu örtmüş.

  4. Orçun Kuzey

    Tasarımcıların fikirlerine değer vermek lazım elbette. Burası Hollanda olsa, deniz üstü yapıları yapılacak ve yeni yapılan su bendi ya da kemerlerine görünüm ve işlev vermek gerekse güzel bir düşünce. Sonra bir köprü mesela İtalya’da var, Bursa’da var üzerinde evler falan. Fakat 4. yüzyıldan kalma bir su kemerine ve o yüksekliğe gerek var mı?
    Hadi bu fikir yarışması, fikir geliştirmek de güzel. Sinan bey ve Nurhayat hanımları yaratıcılıklarından dolayı tebrik ediyorum. Kendileri mi Bozdağan kemerini ahşap dünyasının gelişimini pazarlayan yarışmaya konu olarak buldular, onlara mı önerildi bilmiyorum. Korkum, bu proje ile bizim hepsi inşaatçı, hepsi yüksek mimar, hepsi şehir plancı olan belediye başkanlarımızın aklına karpuz kabuğu düşürmüş diye düşünüyorum. Dolayısıyla…
    Saygılar

  5. Soner Karaca

    Daha neler…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir