Mimar: Paul Baker, Wilkinson Eyre Architects
Geleceğin müzesi: “Yüzsüz” Bilim Müzesini 21. yüzyıla taşıyacak tasarımlar…

Sergi Caddesi’nin, Londra’nın kültürel merkezi olması yönündeki yenileme çalışmaları kapsamında, Wilkinson Eyre Architects tarafından Bilim Müzesi, yeni bir cephe, yeni galeriler, yükseklik ve kozmolojiye adanmış bir kafenin bulunacağı çatı katı eklenerek yenileniyor.

Projenin mimarı olan Wilkinson Eyre Architects’ten Paul Baker, “müzenin içinde çok fazla şey oluyor ve bunlar dışarı çıkmak için birbirleriyle yarışıyorlar. Bu konsepti çok beğendim” diyor. Tasarlanan camdan ve ışıktan meydana gelen, dışarı doğru çıkan cepheyi, Fener olarak adlandırıyor. Müze için bir deniz feneri gibi işlev gören “Fener”, Sergi Caddesinin iki yanından da fark edilebilecek ve ziyaretçileri etkilemek, onlara ilham vermek için hazırlanan bir giriş görevi görecek. Fenerin karın kısmı ise ziyaretçilerin eğlendirmek ve ilgilerini çekmek için kullanılacak.

Son 15 yıldır “geleceğin müzesi” temasıyla çalışan müze, Wilkinson Eyre Architects ile ortaklık kurarak, yüzüncü yılına girerken bu temaya uygun yeni bir tasarım ve büyütme işlemini yapmaya karar vermişler. Müzenin Baş Sanat Danışmanı Tim Molloy, Wilkinson Eyre gibi, sanat ve teknoloji arasında bir yerde bulunan bir firmayla çalışmaktan çok mutluyuz. Müzeye, bizim de çok beğendiğimiz bir hareketlilik getirdiler” açıklamasını yapıyor.

Molloy, bakış açısının değiştirmenin de önemini vurgulayarak, “100 yıldır, gayet enteraktif bir müze olarak biliniriz, bura bazı şeyleri görürken bazı şeyler de yapabilirsiniz. Bu genellikle “çocukluk” olarak tanımlanır ancak biz bunun yaratıcı görüşme olduğunu kanıtlamak istiyoruz.” diyor.

İşlevsel olarak tasarım, müze girişi ve içinde bilinen hareket sorununu çözecek. Baker bu konuda, “bina, giriş kanadından sona kadar, ince uzun sıralanmış dizilerden meydana geliyor. Burada fikir, katlar arasında görsel bir kimlik yaratmak. Binanın içinde ilerledikçe bir şekilde kat kimliğini kaybediyorsunuz.

Proje birkaç aşamada tamamlanacak, 2013’e kadar Fener ve kafenin tamamlanması bekleniyor.
Yazı ve Görseller: World Architecture News
Çeviri: Mimdap



5 Yorum
enis başaran
mimarlık öğrencisiyim ve bu dönemki proje konum kent müzesi tasarımı. ‘müzenin içinde çok fazla şey oluyor ve bunlar dışarı çıkmak için birbirleriyle yarışıyorlar.’ bu cümle çok ilham verici gerçekten..
ecmel büyükhanlı
bir tane bile bu kalitede dışarıdan farkedilen bir müzemiz yok şu milyonluk şehirlerimizde.
servet çetin
çok yaratıcı bir proje. bir müzede neler olabileceğini ve onun kente ve kent hayatına nasıl katılabileceğini çok iyi bir şekilde gösteriyor.
yılmaz aydıner
çok güzel düşünülmüş çok uyumlu kente çok yakışan müthiş titiz bir cephe ve ardında dalga dalga modern yaklaşım… fazla söze gerek yok hakikaten
ecmel büyükhanlı
Klasik bir yapının çok çağdaş bir şekilde ele alınması ve yeniden kazandırılması çok iyi bir etki bırakmış. Yenileme çalışmalarının ufuklarını işaret etmesi yönünde müspet bir örnek.
Saygılarımla