Savaşın Yıkıcılığı: Suriye mimarlık mirası yok oluyor…
Yanıbaşımızda neredeyse ülkemizin de içine sürüklenme riski bulunan bir savaş sürüyor. Savaş, Suriye’nin “iç meselesi” olmaktan çoktan çıkmış, dünyanın çeşitli kaygılar-amaçlarla ‘ilgi’ gösterdiği bir yörüngeye girmiş, şimdiden yirmibinden fazla insanın kaybına yola açmış, 300 bin kadar Suriyelinin ülkesini terk ettiği bir boyuta sürüklenmiş görünüyor.
Trajik tablo Suriye’de kültür ve mimarlık mirasını da tehdit ediyor. Ülkenin müzeleri talan edilip mimari mirası acımasız iç savaşın hedefi haline geliyor.
Bu konuda dünyadaki duyarlılığa bir pencere açmak, dünyada bu işe nasıl bakıldığını aktarmak, savaşın nasıl bir yıkımı temsil ettiğini bizim ülkemiz mimarlık kamuoyunun dikkatine taşımak için MİMARLIK DÜNYASI bölümünü bu hafta “Suriye’deki mimarlık mirası yıkımına” ayırdık.
Mimdap
William Dalrymple, The Guardian
“Suriye’nin geleceği yok oluyor”
Suriye’nin arkeolojik ve mimari mirasının yasını tutmak zamanıdır. O değerli gelenekler süren acımasız savaş yüzünden ölmek üzere.
Emevi Camisinin yanmış hali, Halep, Suriye. Fotoğraf: Tauseef Mustafa / AFP / Getty Images
Toplumsal çatışmaların bir çok türü vardır. Fakat bütün savaşlar ve çatışmalar sonuçta insanlara zarar verir. Örneğin 1939 yılına gelindiğinde Franco’nun güçleri İspanya’da son Cumhuriyetçi direnişi kırmak için yarım milyondan fazla insanı öldürmüşler ve Avrupa’nın en güzel kent merkezlerinden olan kendi şehirlerini tahrip etmişlerdi.
Benzer bir senaryo 1970’lerde Lübnan’da yaşanmış ve150.000 zayiat verilmiş ve Osmanlı’dan kalmış Beyrut’un şık yapıları neredeyse tamamen imha edilmişti.
Afganistan’da Sovyet işgali sırasında çok insan ölmüş ve Kabil harap olmuştu. Ama o zamanı takip eden yıllarda iç savaş devam etmiş, taraflar arası sokak çatışmaları 1990 lara değin sürmüştü. Bir kaç yıl içinde, hem Mesud ‘un roketleri Kabil Peştun mahalleler üzerine düştü ve Hikmetyar güçleri Tacik banliyölerinde boşaltılmış saray ve devlet binalarıyla müzeleri yağmalandı.
Savaş afettir. İşte yaşam alanlarının savaş afetinin sonucundaki durumu.
Bugün Suriye gibi travma içindeki bir ülkede, açık uçlu bir sivil çatışma sürecinin devam etmesi umutsuzluk yaratmaktadır. 20.000 ölü ve 250.000 mülteci savaşın insani maliyeti gibi görünürken bu hızlı kayıplar döneminde belki de arkeolojik ve mimari mirasın yok ediliyor olması önemsiz görünebilir. İşkence ve ölümlerin insanlık için açtığı acılar ölçülemez olmakla beraber, bir halkın kültürel mirasının yıkımının onarılamaz hale gelmesi de dünya için büyük kayıptır. Modern silahlar ile sadece moloz yığınına dönen bütün bir halkın tarihidir ve dünyanın gözü bu noktaları artık görmelidir.
Dünya Anıtlar Fonu gibi gruplar kayıpları izliyor. Özellikle Suriye’deki Idlib, Dura Europos ve Palmyra müzeleri ve arkeolojik alanlar seri şekilde savaş sırasında talan olmuştur. Suriye’nin en muhteşem anıtlarından bazıları yıpratılmış, çalınmış, kaybolmuştur. Halep Emevi Camisi hasar gören yerler açısından en büyüklerinden biridir. Palmyra ve Apamea antik kentleri ve ülkenin haçlı kaleleri Krak des Chevaliers ağır hasar gören tarihi mekanlar olarak sıralanabilir. Eski şehrin iki büyük müzesi, birçok erken Hıristiyan kiliseleri ve Osmanlı camileri bu savaştan hasar almaya devam etmektedir.

Afganistan’da olduğu gibi yağma son derece organize olarak yapılmaktadır. Bir Lübnanlı antika satıcısı son zamanlarda Suriye’den getirilen eserlerin bir servet olduğunu Time dergisine “çok düşük fiyatlar için onu paha biçilmez Suriye eserlerinin getirildiğini, satışı sonucunda silah satın aldığını…” söylemiştir. Ama antikalar sonradan(potansiyel olarak geri alınabilir) veya anıtlar (bazen restore edilebilir) bir daha telafisi mümkün olmayan kayıp ise Suriye’nin sıkı dokunmuş mezhepsel kardeşliğinin tahrip olması gibi görünmektedir. Oysa iki yıl öncesine kadar Suriye’nin zengin Osmanlı mirasını korumak için karar verilmişti.
Emeviye Camisi içindeki tahribatı gösteren başka bir resim
Suriye’deki iç savaş, yüzyıllardır ayakta duran tarihi eserlere de zarar veriyor.
Suriye’de çatışmaların en şiddetli yaşandığı bölgelerden biri olan Halep’te, Kapalı Çarşı’nın yarısının yanarak kül olmasından sonra, tarihi Emevi Camii de tahrip edildi. 8. yüzyılda inşa edilen Emevi Camii’nin bir kısmının yandığı, paha biçilemez el yazması Kuran-ı Kerim ve birçok tarihi belgenin de kaybolduğu açıklandı.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO, Emevi Camii’nin de zarar görmesinden sonra, Suriye’deki çatışmaların kültürel mirasa verdiği zararı takip etmek için bir ekip görevlendirdi.
Suriye’deki ayaklanma Arap baharı hakkında zannedilen yüksek iyimserlikle başladığında, özgürlük ve demokrasi açısından yeni bir umut vardı. Bugün durum belirsiz ve yakın gelecekte bir umut görünmüyor. Hasarlı mimari yapıların bazıları hala ayakta ama sonuna kadar kaydedilebilir. Savaş halinin sürmesi sonucunda daha geri dönüşümsüz hasarlar Suriye’nin yaşayan kültür mirasının başına gelebilir.
SURİYE’DE KÜLTÜREL KAYIP SÜRÜYOR
UNESCO’nun listesindeler
20 binden fazla kişinin öldüğü tahmin edilen Suriye iç savaşının bir kurbanı ülkenin kültür mirası oldu. İsyancılar ve rejim güçleri arasında süren çatışmalarda sayısız cami, kilise, müze ve tarihi eser hasar gördü. Tarihi binalar, isyancılar ve rejim güçleri arasında el değiştiren üsler haline geldi. Ülkenin UNESCO Dünya Mirası listesindeki 6 alanı Halep Antik Kenti, Bosra Antik Kenti,Şam Antik Kenti, Crac des Chevaliers ve Qal’at Salah El-Din kaleleri ile “Çölün Gelini” lakaplı antik şehir Palmira; roket, tank ve hafif silahlar nedeniyle ağır hasar gördü. Halep’in Ortaçağ’dan kalan çarşıları yok olmak üzere. Halep’in 1665’te Sultan Murat Calabi tarafından inşa edilen; antik Yunan, Roma, Bizans ve erken İslam dönemlerinden eserlerin bulunduğu müzesi hava saldırısında zarar gördü. Son olarak Ortadoğu’nun en büyük mozaik koleksiyonunu bulunduğu İdlib’deki Alma Arra Müzesi hasar aldı. ABD’nin saygın haber dergisi TIME’ın haberine göre, yağmalanan tarihi eserler silahlarla takas ediliyor.
Sivillerin yaşam alanları, kamu binaları iç savaşın saldırısı altında
Ve diğerleri…
Yakın tarihte yaşanan çatışmalarda kültür mirasının yok olması bir ilk değil. Mısır, Irak veAfganistan da benzer olaylara şahit olmuştu.
MISIR
Tutankamon hazinesi
Hüsnü Mübarek’e karşı isyanın patlak verdiği dönemde, Ocak 2011’de Kahire’de göstericiler Mısır Müzesi’ni bastı. Askerler göstericileri durduruna kadar 2 mumyanın kafası kopartıldı, 10 eser kırıldı. Çalınan 33 eser arasında Tutankamon kolleksiyonundan parçalar da vardı. 3 ay sonra Mısırlı yetkililer müzeden çalınan 12 parçanın bulunduğunu açıkladı. Ancak Tutankamon’un altın bir heykelinin tacı ve bacakları kırılmıştı.
Halep’te savaşın yıkıcı yüzünün tarihi bölgedeki izdüşümü…
IRAK
15 bin eser kayıp
ABD işgali ile Saddam Hüseyin rejiminin yıkılmasından saatler sonra on binlerce Iraklı mağazalar, hastanelerin yenı sıra başta M.Ö. 2000’li yıllara kadar uzanan Mezopotapya eserlerini barındıran Ulusal Müze olmak üzere müzeleri yağmaladı. İşgal sırasında Irak’tan 15 bin tarihi eser kaçırıldı. 2006’da bu eserlerin bir bölümü, ABD’de Christie’s gibi ünlü müzayede evlerinde ortaya çıktı. ABD bugüne kadar Irak’a 1200 eser iade etti. Nasiriye kentindeki Babil İmparatorluğu’ndan kalantapınak Ur Zigurratı, Bağdat’ta Sünnilerin en ünlü camisi Ebu Hanife Camii, Felluce’deki Hulafa El Raşid Camii, Huzistan eyaletindeki Seyyedoşada Camii, ABD askerlerinin roketleriyle hasar gördü. Samarra’daki El-Maviye Minaresi ABD’li keskin nişancılar tarafından kullanılıdığı için Iraklı direnişçiler tarafından bombalandı.
AFGANİSTAN
‘Buda’lar yıkıldı
1992-1996 arasındaki iç savaşta Taliban’ın emri ile sayısız tarihi eser yok edildi. Mart 1993’te eşsiz bir koleksiyon barındıran Kabil Ulusal Müzesi çatısına yerleştirilen bombalarla patlatıldı, patlamadan geriye kalan eserle yağmalandı. 2002 yılında 5. yüzyıla ait ünlü iki Buda heykeli de yok edildi. Taliban lideri Molla Ömer, daha sonra eserlerin yok edilmesini durdurma emri verse de artık çok geç kalınmıştı.
İç savaşın son kurbanı Emevi Camii
Halep kentinde tarihi Emevi Camii nin içerisinde nadir bulunan kitapların yer aldığı bir kütüphane de var.
Suriye’deki iç savaşın büyük yıkıma yol açtığı Halep’te geçen ay tarihi El Medine çarşısı çıkan yangınla harabeye dönerken, son olarak Emevi Camii’nin bir bölümü de yandı. Suriye güçleri ile muhalifler birbirlerini suçlarken, Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı Tevhid Sancağı yetkilileri, muhaliflerin camiyi ele geçireceğini anlayan Esad askerlerinin Emevi Camii’nin bir kısmını ateşe verdiğini ve kutsal eşyaları tahrip ederek kaçtığını iddia etti.
‘Ordu kontrolünde’
Yabancı ajanslar ise muhaliflerin caminin güney girişini havaya uçurup içeri girdiğini ve çatışmalar nedeniyle yangın çıktığını belirtti. Ajanslar, ÖSO’nun iddiasının aksine ordunun önceki gün camide kontrolü tekrar ele geçirdiğini, muhalif İnsan Hakları Gözlemevi’nin de bunu doğruladığını aktardı. Halep Devrim Konseyi ise ordunun camiyi üs olarak kullandığını, halkın ibadetini önlediğini söyledi. Resmi ajans SANA ise Suriye lideri Beşşar Esad’ın caminin restorasyonu emri verdiğini duyurdu. Kral Süleyman bin Abdülmelik’in inşa ettirdiği camii, mimari tarzı ile başkent Şam’daki Emevi Camii ile benzerlik taşıyor. UNESCO, Halep’teki çatışmaların Dünya Mirası Listesi’ndeki Eski Kent’te yarattığı yıkımdan endişesini daha önceden açıklamıştı.
‘YOK OLANLAR İNSANLIĞIN MİRASI’
UNESCO yetkilisi Karim Hendili, “Yok olanlar sadece Suriye’nin değil, tüm dünyanın, tüm insanlığın mirasıdır” dedi.
UNESCO, hem Esad yönetimine hem de muhaliflere tarihi mirası koruma çağrısında bulundu.
Tahrip edilen Emevi Camii ve Kapalı Çarşı, UNESCO Dünya Kültürel Mirası Listesi’nde bulunan ‘Eski Şehir’ bölgesinde yer alıyor. Aynı bölgede bulunan, dünyanın en büyük ve en eski kalelerinden Halep Kalesi de tehlike altında bulunuyor.
Kaynaklar:The Guardian,Radikal,NTV








9 Yorum
Nedim Akçakale
Bugün Sur’da, Cizre’de durum farklı mı ki? Bizim aptal medyada çıkmıyor ama bir kentlerin haline bakın. Suriye’dekinden ne farkı var?
Kubra
Suriyede yaşanan olaylar cok üzücü . Bu konuda gerçekten duyarlı olanlar var ise .. Eğer var ise ilgilenen mail beklerim.benim için bu süreçtin hayatıma katabilecegi tek güzel olasılık bir çözüm
…
Duyarlıligin sözle ifade edilirken dağ oldugu fakat aslında kör bir insanlık olduk .bırakalım halbuki duyarliligimiz calsin zamanimizdan ..dünya barışına yaklaşmak gerekirken dünyaca yeniden kandirildik, hepimiz biliyoruz neler uğruna ! Biraz neden degilde cozum odakli bakabilecek duyarliligi gercekten guclu arkdaslara Mail adresim [email protected]
sezgin inal
Bütün savaşlar yıkıcı. Hepsi sonunda binlerce insanın canına mal olduğu gibi ortak kültürel değerlerinde yok olmasına yol açıyor. İşte Suriye. Mahf edilen bir ülke.
burhan bozalp
Ota, çiçeğe açıklama yapan Mimarlar Odası ! Suriye mimarlık mirası diyorlar, aloo, orada kimse var mı?
Ahmet Çakıroğlu
Düşünün bir hükümetiniz var kendisini müslüman ve sivil olarak tanımlıyor, Ancak Suriye’ye gitmelerine yardım ettiği, sahte Suriye pasaportu verdiği, silahlandırdığı islamcı canilere her türlü yardımı yapıyor ve yukarıdaki resimlerdeki manzaranın ortaya çıkmasına neden oluyor.
Sivil halkın bayram yapmasına her türlü engeli koyarken kendisi askerlerin peşinde hipodromlarda tankların tüfeklerin geçişini, kötü paketlenmiş insanlarla resepsiyonlar vermeyi iktidarını pekiştirdiğini zannettiği için zevkle seyrediyor. Üstelik kendi cahil cemaati gibi tüm halkın da ona uymasını istiyor.
Yukarıdaki manzarayı Suriye halkı nasıl affedecek? bilmiyorum ama bunun utancı bize yeter.
Lalehan
“Savaş kışkırtıcısı defol” Bunu bir Alman gazetesi yazdı, başbakanın Almanya gezisi için.
Suriye ile savaşı kapıya kadar getiren zihniyeti kınıyorum gerçekten. İşte dün meydanlarda gördük halkın üzerine su ve gaz sıkmaları. Hoş o meydanlarda dün geniş kitlelere yapılanlar ondan daha az ölçekli bir çok kitlesel eylem sırasında pervasızca uygulandı bu güne kadar. Polis yapar, mühim değildir diye de düşünüldü ne yazık ki. Bunu da not etmek gerekir.
Savaşa hayır elbette. Kültür ve mimarlık mirasına kıyanlara da hayır.
Atilla Güven
Deniz bey can alıcı sorular sormuş. Savaşlara karşı bir mimarlık ve kültür hattı oluşturmak zamanıdır diye düşünüyorum.
DENİZ ARKAN
Bu savaş kimin savaşı? Niye başta Amerika olmak üzere bu savaşı körüklüyor. Niye Türkiye bir taşeron haline getirilmek isteniyor? Türkiye kendini her an savaşa sokacak tezkereyi çıkarıyor?
Suriye gibi bir ülkenin kültürel varlığı bu sırada tahrip ediliyor. Bütün savaşlar özünde insanlığa ve onun yarattığı değerlere karşıdır. Şimdi bunu yanı başımızda üzülerek görüyoruz. Ne kadar yazık.
Nogay Özmen
Suriye ile ilgili ülkemizde süren tartışma o kadar tek yanlı bir propaganda lekesi taşıyor ki, ne insani konular doğru bir biçimde ele alınabiliyor ne de kültürel konular. Hükümetin Amerika yanındaki angajmanı oradaki siyasi yapıyı da görmemizi engelliyor. Ne demek müzelerin talan edilmesi mesela. Bu iç savaşta çapulcuları kim destekliyor. Dünya olayları uzaktan izliyor ya da gerçekler perdeleniyor.