Phoenix Yeşillenirken

4 Dakika Okuma Süresi

Onlarca yıllık yayılmanın ardından, şimdi yeni hedef sürdürülebilirlik.

Geçen yıl içinde Phoenix Belediye Başkanı Phil Gordon, “yeşil” konusunda tuttuğunu koparır bir tavır içerisinde oldu. Mart ayında Washington D.C.’de ABD Enerji Bakanı Steven Chu ile yaptığı, Phoenix’i güneş enerjisi teknolojisi konusunda geleceğin lideri ilan etmeye yönelik toplantının ardından, yüzlerce şirket ve sivil liderden önce harekete geçerek gelecek için vizyonunu açıkladı: Phoenix’i dünyanın ilk karbon nötr kenti yapmak.

01.jpg

Gordon’un Arizona Üniversitesi ile işbirliği içerisinde hazırladığı “Yeşil Phoenix” olarak adlandırılan 17 maddelik planında, krizden büyük oranda zarar gören bölgede, fotovoltaik panellerin binalara yerleştirilmesinden bölgenin kanal sisteminin rekreasyon amaçlı kullanımı için düzenlenmesine kadar, yeni işler yaratmaya yönelik taktikler yer alıyordu. Ve bunların tümünün zorlamayla değil, bunun yerine eğitim ve teşvikle gerçekleştirilmesi öngörülüyordu.

Gordon yaptığı açıklamalarda “benim amacım, bunun iş olarak çalışmasını sağlamak, bu şekilde kurallara ihtiyacınız da kalmıyor zaten” diyordu.

02.jpg

Ulaşım merkezi, Tepme kent merkezinde bir otobüs plazası ile hafif raylı istem durağına bakıyor

Belediye başkanının bu azimli şeması, 37 bin 555 metrekareye yayılmış 34 belediyesi bulunan Phoenix metropoliten alanı içerisinde öne çıkan birkaç yeşil girişimden biriydi. Bugün, bilinen adıyla “Güneş Vadisi”nde aşılan birkaç kilometre taşı bulunuyor: yeni bir hafif raylı sistem, yenilenmiş bir kent merkezi ve Arizona Üniversitesi’nin ülkenin kendi kulvarındaki ilk fakültesi olan Sürdürülebilirlik Fakültesi’nin açılışı. Ayrıca süregelen pek çok büyük proje de bulunuyor. Örneğin kentin batı yakasında 485 hektarlık bir güneş tarlasının inşa edilmesi kararlaştırıldı.

03.jpg

jones Studio’nun Disiplinlerarası Bilim ve Teknoloji Binası III, Arizona Üniversitesi’nin LEED Altın sertifikasına erişen ilk binalarından

Tüm bu heyecana rağmen, yayılmakta olan bu çöl şehrini sıfır karbonlu bir metropolise çevirmek büyük bir hedef. Bugün kentte, 90’ların neredeyse iki katı kadar yani yaklaşık 4,2 milyon kişi yaşıyor. Arazinin ucuz ve çok oluşu, kentin dış çeperlerine doğru yayılmasına ve her yıl yeni kara yollarının inşa edilmesine neden oluyor.

04.jpg

Architekton ile Otak tarafından tasarlanan yeni Tepme Ulaşım Merkezi’nde ofisler, ticaret alanları ve hatta bisiklet park alanı ile duşlar da bulunuyor. LEED Platin alması bekleniyor.

Yine de geçen Ağustos ayı itibariyle Phoenix’in metropoliten alanı içerisinde toplam 48 adet LEED sertifikalı proje yer alıyordu. Birkaç kasabada da kamu binaları LEED sertifikasına ulaşmaya çalışıyordu.

05.jpg

Arizona Üniversitesi’nin yeni Sürdürülebilirlik Fakültesi, rüzgar türbinleri ile geliştirilmiş, retrofitting bir binaya yerleştirilmiş.

Tabi kimine göre yeşil binalar çözümün sadece bir yönünü gösteriyor. Daha yoğun toplulukların ve toplu taşımanın özendirilmesi konusu ise muhtemelen en fazla endişe yaratan konu. Kriz gücünü kaybederken Phoenixlilerin daha kentsel bir yaşa tarzına hazır oldukları tahmin ediliyor. Kent merkezinde açılan 32 kilometrelik yeni hafif raylı sistemin ise günlük 35 bin yolcu taşıma kapasitesi ile bu amaca hizmet edileceği düşünülüyor.

06-2.jpg

Vadi’nin bugünkü durumunun ne olduğuna bakıldığında ise, Arizona Üniversitesi’nin bölgedeki fakülte dekanı Charles Redman, gelişmeye not olarak “B” vereceğini, ancak kentin henüz çok genç olduğunu ve kendisini gösterebilmesi için olgunlaşmasını beklemek gerektiğini söylüyor.

07.jpg

Ancak bir çöl şehrinin yaşadığı tüm bu gelişmelere bakıldığında, kentin geleceğinin oldukça aydınlık göründüğünü söylemek yanlış olmayacaktır.

08.jpg

Yazı ve Görseller: Green Source
Çeviri: Mimdap

1 Yorum

  1. coşkun ateş

    sürdürülebilirlik bundan sonra var olanı tüketirken tehlikeli sınırlara yaklaşmama vaziyeti değil kötü durumdaki bölgelerin iyileştirilmesi ve yaşanabilir kılınmasının adı olmalı. pozitif bir katkı getirmek sürdürülebilirlik adını almalı. diğeri sanki birşeyleri maskeliyor gibi geliyor insana.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir