Las Vegas Yeniden.
Las Vegas denilince akla ilk gelen Amerika’nın yirmili yılların mafyasını taşıdığı, yalıttığı ancak hemen akabinde dünyanın kumar merkezine dönüşen; insanları kumar oynamaya teşvik etmek için mimarinin ikna yeteneklerinin oldukça geniş ölçüde kullanıldığı bir kent gelmekte.
2005 yılından günümüze Las Vegas’ın gelişmesi bir program dahilinde devam ediyor. Steve Wynn’ın başlatığı Las Vegas’ın en büyük yapı patlaması 80’den fazla yüksek bina, otel, kumarhane, karma kullanımlı binalar, yeniden kullanım için dönüştürülen mekanlar ve diğer büyük projeler planlamadan, dönüşüme, gayrimenkul geliştirmeden uygulama aşamalarına Las Vegas’da sürmekte.
Bu çalışmalar sırasında artık LEED sertifikası (yeşil binalar) bir standarda dönüşmüş durumda. Yıldız mimarların akınına uğrayan Las Vegas hızla görünüm değiştirmekte.
Ekonomik durgunluğun vurduğu Amerika, kentin daha sürdürülebilir, modern ve kentsel bir alana dönüşmesine şahit olmakta. Çünkü ulaştırma projeleri, kamusal hizmet alanları, yüksek yapıların ve çatı konutlarının yanında yeni alışveriş merkezleri, galeriler, dükkanlar, klüp ve kafeler kentin geleneksel “otomobil” ağırlıklı görüntüsünü değiştirmekte. Böylelikle kent daha fazla yaşanabilir hale gelmekte.
Las Vegas Amerikanın ve Nevada’nın kumar merkezi. Doğu Asya’da bu sektörde yaşanan gelişmelerle rekabet etmek için çok büyük bir yenileme, yeniden inşa etme projesine başladı. Öyle ki, kent adeta bir devasal şantiyeyi andırmakta. Aşağadaki haritada yeşil ile gösterilen alanlar halen inşaatların devam ettiği yerler, turuncular projesi onaylanmış alanlar, kırmızı projeleri önerilmiş ancak henüz onaylanmamışlar, mor alanlar alışveriş, okul, tıbbi merkez gibi alanlar maviler ise tüm bu dönüşümde korunan mevcut yerler.

Las Vegas’ın mevcut altyapısı daha Avrupai bir anlayışla (şimdilerde artık daha doğu asyavari bir anlayış demek gerekiyor) yeniden oluşturulmakta, metro hatları bu yeni gelişmenin de merkezinde. Otomobil yolları da ihmal edilmiş değil. Ancak toplu ulaşımın bu şekilde kente gelmesi kent için bir yenilik.

Farklı kent parçalarının bir program dahilinde yenilenmesi yada farklı planların genel bir imar politikası etrafında birleşmeleri Las Vegas’ı da mimari açıdan bir kez daha vitrine taşımakta.

Plansız planlama diye tanımlanabilecek bu yaklaşım kentin görüntüsünü de radikal bir şekilde dönüştürmekte.

Kentin 2005 yılında çalışmalar başladığı zamanki görüntüsü.

Şimdiki görüntüsü.
Yükselen yapılar arasında Mardarin Oryantal, Veer Doğu ve Batı kuleleri, The Harmon, Kent Merkezi Oteli, Kosmopoliten, Vdara, Panorama Kulesi sadece bir kaçı.
En büyük yeniliklerden birisi de aslında çok da Amerikalı bir kavram olmayan hava metrosunun inşası. Küreselleşmenin sonucu olmalı;)
İç mekanlarda da özen var. Libeskind gibi, Norman Foster gibi mimarlara sipariş edilen dış mekanları iç mekanlardaki çalışmalar tamamlıyor.
Planlama yapılırken sanata yer vermek de ihmal edilmemiş.
Mimari sadece bir parseli ve o parselin sahibini ilgilendiren bir alan olmadğıı gibi, sadece toplam inşaat alanı hesaplarını kontrol etmek, kat sayılarını bildirmek, çekme mesafelerini belirlemekle de plancılık olmuyor. Mimari ve şehircilik tüm bunların çok dışında. Eğer bir kent çekici olmak, ismini dünyaya duyurmak, o kenti coğrafyası ve tarihiyle haketmek istiyorsa mimari bunun tek çözüm yolu.
Kaynak: Las Vegas Today and Tomorrow
Çeviri ve montaj: Mimdap






































2 Yorum
Fikri Özenç
Müthiş bir mimarlık labratuarı ve çok sıkı bir inşaat nabzının attığı yer. Oldukça tahrik edici ve yarışmacı bir ortam mimarlık için. Olumsuz yan ise fazla yoğunluk açıkçası. Çok yığınsal ve kentsel ortamda tabiat eşikleri yönünden tartışmalı
Ali İhsan Turgut
istanbul’da sorun çekicilik değil zaten çekici, mesele itici olmasını sağlamak. Ama ne kadar gayret edersek edelim yeteri kadar itici yapamıyoruz.
Tabi ki çöl ortasının kumar, fuhuş kenti kendini pazarlamak zorunda, İstanbul ise bekaretini sakınmak zorunda, çünkü her türlü tecavüzcü akın akın geliyor…
Bunlar aynı şey değil.