AKP’li Antakya Belediyesi’nin, 4 köyün yaşam kaynağı tarım arazilerini imara açması köylüleri isyan ettirdi. Köylüler, belediyeye tepki gösterirken yüzlerce dava açıldı.

Hatay’da Kisecik, Günyazı, Doğanköy, Saraycık köyleri AKP’li belediyenin hukuk dışı uygulamalarla zeytinliklere toplu konut yapılması çabasına direniyor. Köylüler, eylemlerle seslerini duyurmaya çalışırken hukuk savaşını da sürdürüyor.

Hatay’da Kisecik, Günyazı, Doğanköy, Saraycık köyleri sınırlarındaki 7 bin dönüm tarım arazisi ve zeytin ağaçlarının bulunduğu alanın Antakya Belediyesi’nin sınırına dahil eilderek imara açılması köylüleri isyan ettirdi. Eylemler, imza kampanyası ve hukuki girişimlerle kararın uygulanmasına karşı durmaya çalışan yüzlerce köylünün mücadelesi sürüyor.

Söz konusu köylüler Hatay İdare Mahkemesi’nde imar planlarının iptali ve bu karara dayanılarak yapılan parselasyonun geçersiz kılınması için dava da açtı. Şu ana kadar 200 köylü dava açarken diğer sakinler de sırada bekliyor. Konu şöyle gelişti: 7 Temmuz 2006’da Antakya’nın mücavir alanla ilgili imar planı imar komisyonuna havale edildi. 3 Kasım 2006 tarihinde Antakya Belediye Meclisi toplantısında 7 bin dönümle ilgili toplantı yapıldı. Bu toplantıda ilginç görüşler aktarıldı.

AKP’li başkandan tuhaf savunma

CHP’li Belediye Meclis Üyesi Ömer Dolar, işlemlerin hukuksal tanıma uymadığını belirtirken İmar Müdür Vekili Ayşe Kuseyri, zeytinliklerin kentlerin canlı organizmaları olduğuna dikkat çekerek “Zeytinliklerin ne kadar korunduğu tartışılır” görüşünü dile getirdi.

Antakya’nın AKP’li Belediye Başkanı Mehmet Yeloğlu ise “Habib Neccar Dağı etekleri de zeytinlikti. Ancak sonradan zeytinlik olmaktan çıktı ve konut yapıldı” savunmasını yaptı.

Meclis üyesi Dolar, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Birincisi zeytinlik alanların imara açılmasında tarım müdürlüğünden alınan görüşlere uyulmamıştır. Özel mahsul alanlarının (ÖMA2), kamu ortaklık payı (KOP) kapsamına dahil edilmesi yasal açıdan mümkün değildir. Zeytinlik alanı olan bölgelerde imar uygulamaları çok hassas ve doğru yapılmalıdır.”

Kaynak: Cumhuriyet

One Comment

  1. Tabiat öcünü almasın da ne yapsın. Dünyayı kurutuyoruz. Yeşili öldürüyoruz. Ondan sonra diyoruz ki, kuraklık var, küresel ısınma var, sular kurudu. Elbette bunlar olur. Çarşamba’nın gelişi Salı’dan belli işte. O güzelim zeytinler niçin kesiliyor da yerine beton yığınları yapılıyor. İmar denilen İMHA planlarıyla kendimizi içinde boğacak yerler yapmak zorunda mıyız Allah aşkına?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir